
Absurda, sinemanın 60. yıl dönümü vesilesiyle hazırlanan "Herkesin Kendi Sineması" (Chacun son cinéma) antolojisi için David Lynch tarafından çekilmiştir. Film, boş bir sinema salonunun perdesine yansıtılan, bir evin mutfağını andıran durağan bir görüntüyle açılır. Ancak bu görüntü, perdedeki bir film karesi olmaktan çıkarak izleyicinin derinlik algısını bozan, katmanlı bir kâbusa dönüşür.
Perdedeki mutfak görüntüsünün üzerinde, devasa makaslar tutan gizemli eller belirir. Bu eller, perdedeki imgeyi fiziksel bir nesneymişçesine kesmeye veya manipüle etmeye çalışır. Arka planda duyulan çocuksu ama tekinsiz sesler, bir travmanın veya bastırılmış bir anının parçaları gibi yankılanır. İzleyici, bir sinema koltuğunda oturup bir filmi mi izlemektedir, yoksa bizzat o filmin içindeki bir kurban mıdır? Lynch, bu soruyu cevapsız bırakarak mekân ve zaman algısını paramparça eder.
Sadece 3 dakika süren bu yapım, "sinema içinde sinema" temasını işlerken, izleme eyleminin kendisini huzursuz edici bir deneyime dönüştürür. Mutfağın o tanıdık ve güvenli atmosferi, devasa figürlerin müdahalesiyle bir anda klostrofobik bir hapishaneye evrilir. Absurda, Lynch’in kariyeri boyunca peşinden koştuğu "perdenin arkasındaki gizem" temasının en yoğun ve soyut dışavurumlarından biridir.
Filmde kanlı canlı oyuncular yerine, Lynch’in sürrealist dünyasının parçası olan figürler ve sesler yer alır. Perdedeki mutfakta görülen siluetler ve o tekinsiz eller, birer karakterden ziyade kolektif bir korkunun sembolleri gibidir.
Seslendirme kadrosunda duyulan o hipnotik ve rahatsız edici sesler, görselliğin yarattığı boşluğu doldurarak hikâyeye trajik bir boyut katar. Lynch, bu kısa filminde insan yüzü göstermek yerine, izleyicinin kendi hayal gücünü bir oyuncu gibi kullanarak dehşeti bizzat seyircinin zihninde var eder.
David Lynch, bu filmle sinemanın sadece bir "izleme" eylemi değil, bir "maruz kalma" durumu olduğunu kanıtlar. Yönetmenlik tarzı, dijital imkanları sürrealist bir estetikle birleştirerek ortaya rüya ile kâbus arasında gidip gelen bir doku çıkarır. Ses tasarımı, her zamanki gibi Lynchian bir derinliğe sahiptir; endüstriyel uğultular ve yankılanan çocuk sesleri, görseldeki absürtlüğü fiziksel bir gerilime dönüştürür. Sadece birkaç dakika içinde izleyiciyi kendi gerçekliğinden koparıp bir sinema salonunun tekinsiz karanlığına hapsetmeyi başarır.
David Lynch’in kısa ve öz sürrealist denemelerini sevenler, sinemanın doğası üzerine kafa yoran sanatseverler bu yapıma hayran kalacaktır. Deneysel sinema tutkunları için 3 dakikada yaratılan bu atmosferik derinlik büyük bir ilham kaynağıdır. Eğer bir filmin sizi sadece eğlendirmesini değil, aynı zamanda huzursuz etmesini ve algılarınızla oynamasını istiyorsanız, Absurda tam size göredir.
Absurda, Lynch’in uzun metrajlı filmlerinde saatlerce işlediği "gerçeklik katmanları" temasını saniyeler içinde özetleyen dâhiyane bir çalışmadır. Sinemanın bir illüzyon olduğunu ve bu illüzyonun bazen gerçeğin kendisinden daha korkutucu olabileceğini gösterir. Minimalist yapısına rağmen görsel ve işitsel olarak son derece zengin bir kült film deneyimi sunması bakımından mutlaka görülmelidir.
Röntgenclik ve İzleme: Bir görüntüyü izlerken aslında o görüntünün tutsağı olma durumu.
Mekânsal Deformasyon: Sinema salonu, perde ve evin içi arasındaki sınırların silinmesi.
Bastırılmış Travmalar: Çocuk sesleri ve ev içi imgeler üzerinden geçmişe dair karanlık göndermeler.
Manipülasyon: Devasa eller ve makaslar üzerinden dışsal bir gücün yaşamı şekillendirmesi.
Lynch’in bu kısa filmdeki sinema temasını sevdiyseniz, Mulholland Çıkmazı (Mulholland Drive) filmindeki "Silencio" sahnesi benzer bir duygu uyandıracaktır. Ayrıca yönetmenin bir diğer dijital denemesi olan Inland Empire da benzer bir gerçeklik kırılması sunar. Kolektif projelerden hoşlanıyorsanız, antolojinin geri kalanındaki Lumière & Company kısa filmlerine de göz atabilirsiniz.
Film, 2007 Cannes Film Festivali'nin 60. yılı şerefine 35 yönetmenin katılımıyla hazırlanan "Chacun son cinéma" projesi için çekilmiştir.
Lynch, bu filmde dijital efektleri ve kompozisyon tekniklerini kullanarak derinlik algısıyla oynamış, geleneksel 2D görüntüyü üç boyutlu bir kâbusa dönüştürmüştür.
Filmin adı, Latincede "saçma" veya "uyumsuz" anlamına gelen "Absurdus" kelimesinden türetilmiştir ve Lynch’in sanat anlayışını yansıtır.
Mutfak, genellikle Lynch sinemasında "aile" ve "güven" merkezidir; ancak Absurda'da bu mekânın manipüle edilmesi, en güvenli sığınağın bile her an bir kâbusa dönüşebileceğini simgeler.
Makaslar, kurgu eylemini veya bir yaşamın bağlarını koparmayı temsil edebilir. Lynch, izleyicinin gördüğü şeyi "kesip biçerek" onun gerçeklik üzerindeki kontrolünü elinden alır.
Proje gereği her yönetmene sadece 3 dakika süre verilmiştir. Lynch bu kısıtlı süreyi, izleyiciyi bir şoka maruz bırakmak için mükemmel bir zamanlama olarak kullanmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...