
Dram

Nora Borg

Gustav Borg

Agnes Borg Pettersen

Rachel Kemp

Jakob

Michael

Ingrid Berger

Sam

Nicky

Even
Sentimental Value, başarılı bir oyuncu olan Nora ile kardeşi Agnes'in, yıllardır görüşmedikleri babaları Gustav Borg ile yeniden kesişen yollarını merkezine alıyor. Gustav, bir dönem Avrupa sinemasına damga vurmuş ancak şimdilerde unutulmaya yüz tutmuş narsist bir yönetmendir. Büyük bir geri dönüş yapma arzusuyla yanıp tutuşan Gustav’ın elindeki tek koz, kendi ailesinin en mahrem ve yaralı anılarını, özellikle de karısının ölümünü konu alan yeni senaryosudur.
Gustav, bu otobiyografik filmde başrolü kızı Nora’nın oynamasını ister. Nora için bu teklif, sadece bir rol değil; babasının geçmişteki ihmallerini sanat maskesi altında meşrulaştırma çabasıdır. Nora teklifi reddedince Gustav, hırslı bir Hollywood yıldızı olan Rachel Kemp ile anlaşır. Bu karar, aile içindeki eski defterlerin açılmasına ve "manevi değer" kavramının ne kadar suistimal edilebileceğine dair sert bir hesaplaşmaya dönüşür. Film, bir sanatçının yaratım süreci için en yakınlarının acılarını sömürme hakkı olup olmadığını sorgulayan lirik bir anlatı sunuyor.
Filmin başrolünde, modern sinemanın en parlayan yıldızlarından Renate Reinsve, Nora karakterine kattığı melankolik ve vakur duruşla büyüleyici bir performans sergiliyor. Reinsve, babasına karşı duyduğu öfke ile sanata olan tutkusu arasında sıkışmış kadını dilsiz bakışlarıyla bile anlatmayı başarıyor. Baba Gustav Borg rolünde ise usta oyuncu Stellan Skarsgård, narsist bir dehanın hem itici hem de acınası yanlarını muazzam bir yetkinlikle canlandırıyor.
Kadroda ayrıca, hırslı oyuncu Rachel Kemp rolünde Elle Fanning yer alıyor. Fanning, bu kaotik aile dramına dışarıdan dahil olan bir "yabancı" olarak hikâyeye bambaşka bir dinamizm katıyor. Norveç sinemasının sevilen ismi Anders Danielsen Lie ise yine Joachim Trier evreninin vazgeçilmez bir parçası olarak filmde kilit bir role sahip.
Yönetmen Joachim Trier, senarist ortağı Eskil Vogt ile birlikte kurduğu bu dünyada, Oslo Üçlemesi'nden aşina olduğumuz o duru ve sarsıcı dili bir üst seviyeye taşıyor. Sentimental Value, sadece bir aile dramı değil, aynı zamanda sanatın etik sınırlarına dair felsefi bir tartışma. 2025 yılının en çok konuşulan dram yapımlarından biri olan film, Trier’in kendine has görsel estetiği ve derin karakter analizleriyle izleyiciyi duygusal bir kıskaca alıyor.
Karakter odaklı, psikolojik derinliği olan ve İskandinav sinemasının melankolik dokusunu seven izleyiciler bu filmi mutlaka izlemeli. Özellikle aile içi çatışmaları ve sanatın insan ruhundaki yıkıcı etkisini merak eden sinefiller için bu yapım bir hazine niteliğinde. MUBI tarzı bağımsız ve ödüllü sinemayı takip edenler için yılın en önemli duraklarından biri.
Film, izleyiciyi "Bir sanatçı, başyapıtını yaratmak için ailesinin mahremiyetini feda etmeli mi?" sorusuyla baş başa bırakıyor. Renate Reinsve ve Stellan Skarsgård arasındaki gerilim dolu sahneler, oyunculuk dersi niteliğinde. Duyguların bu denli çıplak ve dürüst işlendiği, sinemasal anlatımın zirve yaptığı bu eser, modern klasikler arasına girmeye aday.
Sanatsal Etik: Başarı uğruna gerçeği ve duyguları sömürme sorunsalı.
Yüzleşme: Yıllarca halı altına süpürülen travmaların gün yüzüne çıkışı.
Ebeveynlik ve Narsisizm: Bir babanın kendi hırslarını çocuklarının önüne koyması.
Yas: Kaybedilen bir annenin anısı etrafında şekillenen farklı acı çekme biçimleri.
Eğer Joachim Trier sinemasının bu tonunu sevdiyseniz, yönetmenin önceki başyapıtı Dünyanın En Kötü İnsanı (The Worst Person in the World) veya bir aile trajedisini soğukkanlılıkla işleyen Oslo, August 31st filmlerini izleyebilirsiniz. Ayrıca baba-kız çatışması temasında Ingmar Bergman klasiği Autumn Sonata ile bu film arasında güçlü bağlar kurmak mümkün.
Film, 2025 Cannes Film Festivali'nde dünya prömiyerini yapmış ve eleştirmenlerden tam not almıştır.
Çekimlerin büyük bölümü Norveç'in büyüleyici ama soğuk atmosferini yansıtan Oslo ve çevresinde gerçekleştirilmiştir.
Film, Joachim Trier ve Renate Reinsve'nin üçüncü iş birliği olması açısından da sinema dünyasında büyük heyecan yaratmıştır.
Film, Türkiye'de genellikle "Manevi Değer" ismiyle anılmakta olup, duygusal bir bağın maddi veya sanatsal karşılığını sorgulamaktadır.
Hayır, film tamamen Joachim Trier ve Eskil Vogt tarafından kurgulanan orijinal bir senaryodur; ancak yönetmenin önceki işleri gibi yoğun otobiyografik hisler ve gerçekçi gözlemler barındırır.
Film, vizyon yolculuğunun ardından dijital platformlarda öncelikle nitelikli sinema seçkileri sunan MUBI kütüphanesinde yer almaktadır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...