

Mehmet Âkif Ersoy

Ali Şükrü Bey

Mustafa Kemal Atatürk

İsmet Hanım

-
-

-

-

-

-
Film, 1920 yılında İstanbul’un işgal altında olduğu karanlık günlerle başlar. Mehmet Âkif Ersoy, bir yandan ailesini korumaya çalışırken bir yandan da işgal altındaki halkın direniş ruhunu canlı tutmak için vaazlar vermektedir. Mustafa Kemal Paşa’nın davetiyle Ankara’ya geçen Âkif, burada Millî Mücadele’ye kalemiyle ve hitabetiyle destek verir.
Hikâyenin merkezinde, ordunun ve halkın moralini yükseltecek bir bağımsızlık marşı yazılması süreci yer alır. Âkif, başlangıçta ödüllü olduğu için katılmayı reddettiği bu yarışmaya, dostlarının ısrarı ve vatanın içinde bulunduğu durumun vahameti üzerine dahil olur. Taceddin Dergâhı’nın duvarlarına kazınan o ilk mısralar, sadece bir şiirin doğuşu değil, bir milletin yeniden dirilişinin destanıdır.
Filmin en güçlü yönlerinden biri, tarihî şahsiyetlere hayat veren oyuncu performanslarıdır:
Yavuz Bingöl (Mehmet Âkif Ersoy): Şairin mütevazı kişiliğini, derin maneviyatını ve vatan sevgisini vakur bir duruşla beyaz perdeye taşıyor.
Murat Han (Mustafa Kemal Atatürk): Millî Mücadele’nin lideri olarak, kararlı ve stratejik duruşuyla hikâyeye güç katıyor.
Hazım Körmükçü (Eşref Kuşçubaşı): Teşkilat-ı Mahsusa’nın önemli ismini canlandırarak filmin aksiyon ve istihbarat yönünü güçlendiriyor.
Mine Çayıroğlu (İsmet Hanım): Âkif'in eşi rolünde, cephe gerisindeki zorlu aile hayatını ve sabrı temsil ediyor.
Yönetmen Sadullah Şentürk, Âkif filminde dönemin atmosferini (kostümler, mekanlar ve o günlerin puslu havası) oldukça başarılı bir sinematografiyle yansıtıyor. Film, sadece bir marşın yazılma hikâyesi değil; aynı zamanda bir fikir adamının, bir babanın ve bir mücadele insanının portresidir. Senaryo, tarihî gerçeklere sadık kalmaya çalışırken izleyicinin duygusal dünyasına hitap eden sahneleri de (özellikle marşın mecliste okunduğu anlar) editoryal bir özenle kurgulamış.
Türk tarihine ilgi duyan, İstiklal Mücadelesi'nin perde arkasını merak eden herkes bu filmi izlemeli. Özellikle eğitim çağındaki gençler için Mehmet Âkif’in karakterini ve İstiklal Marşı'nın hangi şartlarda yazıldığını anlamak adına ders niteliğinde bir yapım. Biyografi ve tarihî dram türünden keyif alan sinemaseverler için de güçlü bir seçenek.
"Korkma!" kelimesinin bir millet için ne ifade ettiğini, bir şairin kaleminden dökülen mısraların bir ordunun kaderini nasıl değiştirebileceğini görmek için izlenmeli. Film, Mehmet Âkif’in sadece şair kimliğini değil, aynı zamanda aksiyon adamı ve stratejist yönünü de ön plana çıkararak ezber bozan bir bakış açısı sunuyor.
Vatan Sevgisi ve Fedakârlık: Kişisel konforun vatanın selameti için terk edilmesi.
Bağımsızlık Tutkusu: Bir milletin zincirlerini kırma iradesi.
Dostluk ve Vefa: Âkif ile yol arkadaşlarının zorlu süreçlerdeki dayanışması.
Sanatın Gücü: Şiirin ve sözün toplum üzerindeki birleştirici etkisi.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...