
Dram
Allah Allah, hayatını müziğe adamış ve kendi kimliğini notalarla tanımlayan İbrahim’in, şöhretin parıltılı ama bir o kadar da acımasız dünyasındaki yolculuğunu odağına alıyor. Kendi halinde bir yaşam sürerken, sesinin keşfedilmesiyle bir anda spot ışıklarının altına çekilen İbrahim, başarının getirdiği imkânlarla birlikte hayatının en büyük sınavlarını vermeye başlar. Şöhret, ona beklediği kapıları açsa da, beraberinde getirdiği yalnızlık ve yozlaşma, kahramanımızı derin bir sorgulamanın eşiğine getirir.
Filmin kalbinde ise, tüm bu kargaşanın ortasında İbrahim’in tutunduğu tek dal olan büyük bir aşk hikâyesi yatar. Sevdiği kadına duyduğu hasret ve ona kavuşma arzusu, bestelerinin en temel ilham kaynağıdır. Ancak müzik dünyasının kirli oyunları ve menfaat ilişkileri, bu saf aşkın önüne setler çekmeye çalışır. İbrahim, hem sanatını korumak hem de sevdiği kadına layık kalabilmek için sistemin çarkları arasında amansız bir mücadele verir. Film, başarının zirvesindeyken bile insanın özüne sadık kalabilmesinin zorluğunu etkileyici bir dille işler.
Filmin başrolünde, sadece sesiyle değil ekran karizmasıyla da döneme damgasını vuran İbrahim Tatlıses yer alır. Tatlıses, canlandırdığı İbrahim karakterinde bir anlamda kendi hayatından ve şöhret yolculuğundan izler sunar. Karakterin yaşadığı duygusal patlamaları, hayal kırıklıklarını ve sahnelerdeki o devleşen duruşunu son derece doğal bir performansla yansıtır. Tatlıses’in bu filmdeki oyunculuğu, müzikal kimliğiyle mükemmel bir uyum içindedir.
Ona eşlik eden Melike Zobu, filmin duygusal yükünü paylaşan zarafetiyle dikkat çeker. İbrahim’in hayatındaki en büyük motivasyon olan kadın rolünde, masumiyeti ve sadakati başarıyla temsil eder. İkilinin arasındaki kimya, filmin melodramatik yapısını güçlendiren en önemli unsurdur. Yan rollerde izlediğimiz karakter oyuncuları ise, müzik piyasasının perde arkasındaki tipleri başarıyla canlandırarak hikâyenin gerçekçilik dozunu artırırlar.
İbrahim Tatlıses’in hem yönetmenliğini üstlendiği hem de başrolünde yer aldığı Allah Allah, 80’li yılların arabesk sinemasının en karakteristik örneklerinden biridir. Film, bir konser havasında geçen müzikal sekansları, dramatik bir kurguyla birleştirerek seyirciye tam bir görsel ve işitsel şölen sunar. Dönemin toplumsal yapısını ve halkın müziğe olan tutkusunu yansıtan yapım, temposu hiç düşmeyen bir anlatıma sahiptir. Tatlıses, kamera arkasında da başarısını kanıtlayarak izleyiciyi duygusal bir yoğunluğun içine çekmeyi başarır.
Arabesk müziğin altın çağını özleyenler ve İbrahim Tatlıses’in efsaneleştiği yılları yeniden yaşamak isteyenler için bu film tam bir nostalji durağıdır. Müzik temalı dram filmlerinden hoşlanan, şöhretin bedeli üzerine düşünen ve saf bir aşk hikâyesine tanıklık etmek isteyen izleyici kitlesi bu yapımdan büyük keyif alacaktır. Ayrıca 80’ler Türk sinemasının o kendine has samimi havasını solumak isteyenler için Allah Allah, kaçırılmaması gereken bir klasiktir.
Film, sadece bir şarkıcının hayatını değil, bir devrin ruhunu anlatır. "Allah Allah" gibi kült bir şarkının hikâyesini ve o dönemin müzik piyasasının işleyişini görmek filmi değerli kılar. İbrahim Tatlıses’in samimi anlatımı ve şarkıların sahnelerle olan kusursuz uyumu, izleyicinin filmle hızlı bir bağ kurmasını sağlar. Bir insanın zirvedeyken bile içindeki masum çocuğu koruma çabası, bu psikolojik derinliği olan yapımı benzeri müzikal dramlardan ayırır.
Şöhret ve Yozlaşma: Başarının getirdiği ışıltılı hayatın karanlık yüzü.
Sadakat: Her ne olursa olsun özüne ve sevdiklerine bağlı kalma mücadelesi.
Müziğin İyileştirici Gücü: Duyguların şarkılar aracılığıyla ifade edilmesi.
Aşk ve Fedakârlık: Sevilen kişi uğruna göze alınan zorluklar.
Bu filmin yarattığı müzikal ve dramatik atmosferi sevenler, İbrahim Tatlıses’in diğer önemli yapımları olan Mavi Mavi ve Aşıksın filmlerini mutlaka izlemelidir. Eğer şöhret basamaklarını tırmanan bir müzisyenin hikâyesi ilginizi çekiyorsa, Ferdi Tayfur’un başrolünde olduğu Derbeder veya Müslüm Gürses’li İsyankar gibi klasikleşmiş arabesk dramaları da listenize ekleyebilirsiniz.
Film, aynı ismi taşıyan albümün satış rekorları kırdığı bir dönemde çekilmiş ve vizyona girmesiyle birlikte sinema salonlarında büyük bir izdiham yaratmıştır. Filmin içinde yer alan konser sahneleri, gerçek konser görüntülerinden ve kalabalıklardan esinlenilerek kurgulanmıştır. İbrahim Tatlıses’in yönetmenlik yeteneğini konuşturduğu bu yapım, Türk sinema tarihinde müzikal dramların en yüksek hasılat yapan örneklerinden biri olmuştur.
Evet, filmde kullanılan tüm şarkılar İbrahim Tatlıses’in o dönemki hit parçalarından oluşmaktadır ve film için özel sahnelerle kliplendirilmiştir.
Filmin çekimleri ağırlıklı olarak İstanbul’un tarihi semtlerinde, büyük konser alanlarında ve stüdyolarda gerçekleştirilmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...