
Komedi, Animasyon
Animal Behaviour, Dr. Clement adındaki bir köpek tarafından yönetilen bir grup terapisi seansına bizi davet ediyor. Ancak bu terapi grubunun üyeleri alışık olduğumuz insanlardan değil, doğadaki içgüdüsel davranışlarını modern dünyanın sosyal normlarıyla uzlaştırmaya çalışan bir grup hayvandan oluşuyor. Grupta; öfke kontrolü sorunu yaşayan bir sülük, ayrılık kaygısı çeken bir sülün, obsesif-kompulsif bozuklukları olan bir karınca ve yemek yeme bozukluğu olan bir domuz gibi renkli karakterler yer alıyor.
Seans, gruba yeni katılan ve oldukça saldırgan bir tavır sergileyen goril Victor'un gelişiyle iyice karışır. Victor, hayvanların doğal dürtülerini neden bastırmaya çalıştıklarını sorgularken, terapi odasındaki gerilim ve mizah doruk noktasına ulaşır. Film, hayvanların "doğal" davranışlarını modern psikolojinin terimleriyle ele alarak, aslında insan doğasının karmaşıklığına ve kusurlarına dair zekice bir ayna tutuyor.
Bu animasyon yapımında karakter tasarımları, her hayvanın temsil ettiği psikolojik durumu yansıtacak şekilde karikatürize edilmiştir. Dr. Clement’in sakin ve profesyonel köpek figürü, grubun kaotik yapısıyla harika bir tezat oluşturur. Karakterlerin seslendirmeleri, onların nevrotik hallerini ve hayal kırıklıklarını izleyiciye geçirmede çok başarılıdır.
Her hayvanın kendine has fiziksel özellikleri, terapideki takıntılarıyla birleştirilmiştir. Örneğin, karıncanın titizliği veya sülüğün yapışkan duygusal ihtiyaçları, hem görsel hem de işitsel olarak editoryal bir mizah anlayışıyla sunulur. Karakterlerin birbirlerine verdikleri tepkiler, insan ilişkilerindeki absürt anları anımsatan bir derinliğe sahiptir.
Yönetmenler Alison Snowden ve David Fine, yıllar sonra sinemaya bu kısa ama etkili yapımla geri dönerek, kara mizah ile animasyonun nasıl harmanlanacağını bir kez daha gösteriyorlar. Animal Behaviour, minimalist bir mekan kullanımıyla (sadece bir terapi odası) karakter odaklı anlatımın zirvesine çıkıyor. Tempo, hayvanların sinir krizleri ve itiraflarıyla hızlı bir şekilde akarken, izleyiciyi hem güldürüyor hem de kendi içgüdüleri üzerine düşünmeye sevk ediyor.
Psikolojiye ilgi duyan, insan doğasının tuhaflıklarını mizahi bir dille izlemekten keyif alan herkes bu kısa filmi izlemeli. Yetişkinlere yönelik animasyonlardan hoşlananlar ve sanat filmi estetiğini absürt bir komediyle birleştiren yapımları sevenler için ideal bir tercihtir. Kısa sürede zekice kurgulanmış diyaloglar ve güçlü karakter çatışmaları görmek isteyen izleyiciler bu komedi belgeselinden (veya kurgusundan) büyük keyif alacaktır.
2019 yılında En İyi Kısa Animasyon dalında Oscar adaylığı kazanan bu yapım, "değişmek mümkün müdür?" sorusunu en eğlenceli yoldan soruyor. Hayvanların doğalarını inkar etme çabaları aslında modern insanın topluma uyum sağlama sancılarını temsil ediyor. Zekice yazılmış senaryosu ve her izleyicinin kendinden bir parça bulabileceği nevrotik karakterleriyle, animasyonun sadece çocuklar için olmadığını bir kez daha kanıtlıyor.
Doğa ve Kültür Çatışması: İçgüdüsel dürtüler ile toplumsal beklentiler arasındaki mücadele.
Kabul ve Değişim: Kişinin kendi kusurlarını kabul etmesi veya onları değiştirmeye çalışması.
Grup Dinamikleri: Birbirinden farklı karakterlerin dar bir alanda birbirlerine tahammül etme süreci.
Mizah ve Terapi: Trajikomik durumların psikolojik bir çerçevede ele alınması.
Eğer bu filmin absürt mizahını ve hayvan merkezli toplumsal eleştirisini sevdiyseniz, yine hayvanların dünyasına farklı bir bakış sunan Creature Comforts serisini mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca benzer bir kara mizah tonuna sahip olan BoJack Horseman dizisi veya insanın içsel karanlığına mizahla bakan kısa animasyonlar, Animal Behaviour ile benzer bir ruh taşımaktadır.
Yönetmen çift Alison Snowden ve David Fine, 1993 yılında "Bob's Birthday" ile Oscar kazanmış deneyimli isimlerdir.
Film, Ulusal Film Kurulu (NFB) tarafından desteklenen bir Kanada yapımıdır.
Hikâyedeki hayvanların her biri, aslında yaygın bir insan kişilik bozukluğunu veya sosyal kaygıyı simgelemektedir.
Film teknik olarak bir animasyon olsa da, işlediği temalar ve mizah anlayışı daha çok yetişkinlere ve gençlere hitap etmektedir.
Film, klasik bir "iyileşme" hikayesinden ziyade, bireylerin kendi doğalarıyla barışık olup olamayacaklarını sorgulayan açık uçlu ve düşündürücü bir final sunar.
Yönetmenler, her hayvanın biyolojik özelliğini (örneğin sülüğün yapışması veya domuzun iştahı) birer psikolojik metafor olarak kullanmak için bu türleri özellikle seçmişlerdir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...