

-

-
-
-

-

-

-

-

-
-
Mecnun, kalbinde çocukluk aşkı Leyla’nın sönmeyen ateşiyle İstanbul’a ayak basar. Ancak büyük şehir, geride bıraktığı masum hatıralardan çok uzaktır. Leyla hakkında aldığı haberler yıkıcıdır; sevdiği kadın Beyoğlu’nun karanlık arka sokaklarında, "kötü yol" olarak tabir edilen bir hayatın pençesine düşmüştür. Mecnun, Leyla’yı bu bataklıktan çekip çıkarmak için amansız bir takibe başlar.
Aynı sokaklarda, henüz on yaşında olan Kerem de bir başka boşluğu doldurmaya çalışmaktadır. Varlıklı bir ailede, baba ve dadı gözetiminde büyüyen Kerem’in hayatındaki en büyük eksiklik, yüzünü hiç görmediği annesidir. Babasının annesi hakkındaki gizemli sessizliği Kerem’i sarsmış ve onu evden kaçarak sokakların insafına sığınmaya itmiştir. Kader, annesini arayan Kerem ile aşkını arayan Mecnun’u bu puslu yollarda birleştirir. İki farklı kuşaktan bu iki yaralı ruh, Beyoğlu’nun acımasız gerçekliği içinde birbirlerine hem yoldaş hem de umut olacaklardır.
Filmin başrolünde yer alan Turgay Tanülkü, hayatın sillesini yemiş ama onurunu kaybetmemiş Mecnun karakterine derinlikli ve vakur bir hava katıyor. Tanülkü'nün karakteristik yüz hatları ve etkileyici ses tonu, karakterin yaşadığı içsel acıyı izleyiciye doğrudan geçirmeyi başarıyor.
Küçük Kerem rolünde izlediğimiz genç yetenek, annesiz büyümenin verdiği kırılganlığı ve sokaklardaki korkusuz arayışı büyük bir doğallıkla sergiliyor. Berke Hürcan ve Müge Arda gibi isimlerin dahil olduğu yardımcı kadro ise Beyoğlu’nun farklı yüzlerini temsil ederek hikayenin sosyolojik katmanlarını güçlendiriyor. Performanslar, filmin editoryal gücünü besleyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Yönetmen Mesut Uçakan, dram türündeki bu yapımıyla İstanbul’un ışıltılı meydanlarının hemen arkasındaki görünmez hayatlara ışık tutuyor. Film, bir yanıyla klasik bir Yeşilçam teması olan "kayıp ve arayış" hikayesini andırsa da, bunu modern bir anlatımla harmanlıyor. Sinematografide tercih edilen loş ve gri tonlar, karakterlerin ruh halini ve Beyoğlu’nun tekinsizliğini başarıyla yansıtıyor. Hikayenin temposu, iki karakterin birbirine tutunma süreciyle yükselirken, toplumsal yozlaşma ve aile kavramı üzerine sert sorular sormayı ihmal etmiyor.
Geleneksel Türk sinemasının o hüzünlü ve samimi dokusunu modern bir yapımda görmek isteyenler bu filmi mutlaka izlemeli. Eğer "kayıp hayatlar" ve "umutsuz arayışlar" üzerine kurulu sarsıcı bir film izle arayışındaysanız, Anne ya da Leyla beklentilerinizi karşılayacaktır. Sosyal dramlardan hoşlanan ve İstanbul’un arka sokaklarındaki gerçek insan hikayelerine ilgi duyan her sinemasever bu yapımda kendinden bir şeyler bulacaktır.
Film, sevginin iki farklı yüzünü; "aşk" ve "anne şefkati" üzerinden sorgulaması bakımından oldukça özgün bir yapıya sahip. Mecnun’un bir kadını kurtarma çabası ile Kerem’in bir kadına sığınma arzusu, izleyiciye duygusal bir ikilem sunuyor. Türk sinemasının emektar oyuncularının performanslarını izlemek ve Beyoğlu’nun nostaljik ama karanlık atmosferinde bir yolculuğa çıkmak için oldukça etkileyici bir seçenek.
Arayış ve Umut: Hiç tanınmayan bir anneye veya kaybedilen bir aşka ulaşma isteğinin insanı sürüklediği yollar.
Beyoğlu’nun Karanlık Yüzü: Şehrin arka sokaklarındaki yozlaşma, suç ve kimsesizlik.
Kuşaklar Arası Dayanışma: Kader birliği yapan bir yaşlı adam ile bir çocuğun birbirine baba-oğul gibi bağlanması.
Aile Sırları: Geçmişin saklanan gerçeklerinin, bireylerin geleceği üzerindeki yıkıcı etkisi.
Filmin çekimleri Beyoğlu’nun gerçek mekanlarında gerçekleştirilmiş, bu da yapıma yüksek bir gerçekçilik katmıştır. Senaryo kurgulanırken, klasik Leyla ile Mecnun hikayesindeki "imkansızlık" ve "yollara düşme" temaları modern bir suç ve dram atmosferine uyarlanmıştır. Film, vizyona girdiği dönemde mütevazı bütçesine rağmen samimi hikayesiyle izleyicinin kalbine dokunmayı başarmıştır.
Evet, bu isimler karakterlerin yaşadığı tutkulu aşkı ve bu uğurda katlandıkları çileyi simgelemek amacıyla klasik edebiyata bir atıf olarak tercih edilmiştir.
Film, Kerem’in annesine ulaşma yolundaki mücadelesini ve karşılaştığı engelleri spoilersız bir şekilde, büyük bir merak unsuruyla son ana kadar korur.
Beyoğlu’nun arka sokaklarını anlattığı için bazı sert sahneler barındırsa da, odak noktası daha çok karakterlerin yaşadığı dramatik ve duygusal süreçtir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...