
New York’ta yaşayan Brian (Edward Norton) ve Jake (Ben Stiller), çocukluktan beri ayrılmayan iki dosttur. Ancak hayat onları ilginç yollara savurmuştur: Brian bir Katolik rahibi, Jake ise bir Yahudi hahamı olmuştur. Her ikisi de modern, enerjik ve cemaatleri tarafından çok sevilen din adamlarıdır.
Yıllardır görmedikleri çocukluk arkadaşları Anna (Jenna Elfman), başarılı bir iş kadını olarak şehre geri dönünce işler karışır. Anna’nın gelişiyle eski dostluk bağları yeniden canlanır, ancak çok geçmeden hem rahip Brian hem de haham Jake, Anna’ya aşık olduklarını fark ederler. Bu durum sadece dostluklarını değil, inançlarını ve seçtikleri hayat tarzını da büyük bir sınavdan geçirecektir.
Edward Norton (Brian Finn): Duygusal, bazen şaşkın ama inancına sadık rahip rolünde çok samimi bir performans sergiliyor.
Ben Stiller (Jake Schram): Bekar bir haham olarak cemaatinin evlilik baskısı ile Anna’ya olan aşkı arasında kalan Jake karakterine o bildiğimiz enerjik mizahını katıyor.
Jenna Elfman (Anna Reilly): Filmin "sarışını" ve her iki adamın da dünyasını altüst eden neşeli, zeki ve bağımsız kadın karakter.
Anne Bancroft & Eli Wallach: Hollywood’un efsane isimleri, yan rollerde filme büyük bir ustalık ve derinlik katıyorlar.
Farklı Bir Perspektif: Din adamlarının insani yönlerini, aşklarını ve tereddütlerini yargılamadan, son derece saygılı ve mizahi bir dille ele alıyor.
New York Güzellemesi: Film, New York’un çok kültürlü yapısını, mahalle kültürünü ve o dönemin atmosferini harika bir görsellikle sunuyor.
Zekice Yazılmış Diyaloglar: Sadece bir "aşk üçgeni" filmi değil; inanç üzerine yapılan tartışmalar ve dostluk üzerine kurulan cümleler oldukça derinlikli.
Edward Norton’ın Yönetmenliği: Norton, oyuncu yönetiminde ne kadar başarılı olduğunu ve romantik komedi türüne nasıl taze bir soluk getirdiğini kanıtlıyor.
İnanç ve İnsanlık: Dini görevlerin, insanın kalbindeki duygularla nasıl dengelenebileceği.
Sarsılmaz Dostluk: Gerçek bir dostluğun, araya giren romantik rekabet karşısındaki dayanıklılığı.
Kalıpları Kırmak: Toplumun veya cemaatlerin insanlara biçtiği rollerin dışına çıkma cesareti.
Filmdeki "Karaoke" sahnesi ve Ben Stiller’ın cemaatine verdiği modern vaazlar, filmin en akılda kalıcı ve eğlenceli anlarıdır. Ayrıca Edward Norton, filmin senaryosu üzerinde de çok çalışmış ve bu hikayeyi "farklı inançlara sahip insanların ortak noktalarına bir aşk mektubu" olarak tanımlamıştır.
Toplam 1 adet

Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...