
Korku
Küçük ve huzurlu bir mahallede yaşayan bir ailenin hayatı, evin genç üyesinin tesadüfen bulduğu eski ve gizemli bir nesneyle tamamen değişir. Bu nesne, farkında olmadan "Arekalar" olarak bilinen ve yüzyıllardır karanlık köşelerde saklanan kadim bir cin kabilesinin kapısını aralamıştır. Başlangıçta sadece tuhaf sesler ve küçük nesnelerin yer değiştirmesiyle başlayan olaylar, kısa sürede fiziksel saldırılara ve korkunç sanrılara dönüşür.
Aile, bu musallatın nedenini anlamaya çalışırken kendilerini geçmişten gelen, mühürlenmiş bir borcun ortasında bulurlar. Arekalar, sadece korku salmakla kalmaz, aynı zamanda ailenin zayıf noktalarını kullanarak onları birbirine düşürmeye çalışır. Kurtuluşun yolu, bu kadim varlıkların doğasını anlayan bir uzmana başvurmaktan ve çok geç olmadan mühürlenen o karanlık sırrı çözmekten geçmektedir. Film, klostrofobik bir ev ortamında geçen, her anı tekinsiz bir hayatta kalma mücadelesini konu alıyor.
Filmin başrollerini paylaşan oyuncular, karakterlerin başlangıçtaki rasyonel tavırları ile sona doğru yaklaşan kontrolsüz korku arasındaki değişimi başarıyla yansıtıyorlar. Oyuncuların performansları, özellikle paranormal olaylarla yüzleştikleri sahnelerdeki şaşkınlık ve çaresizlik anlarında editoryal bir derinlik kazanıyor.
Yardımcı oyuncu kadrosunda yer alan ve mistik bilgeliği temsil eden karakterler, hikâyeye o kadim ve tekinsiz ağırlığı başarıyla katıyor. Oyuncuların yöresel ağızlara ve mistik terimlere hakimiyeti, korku filmleri içinde sıkça aranan o gerçekçilik hissini pekiştiriyor. Filmdeki gerilimin büyük bir kısmı, oyuncuların sessizliği ve boşluğa bakışlarındaki o ürpertici inandırıcılık üzerinden inşa ediliyor.
Yönetmen, Türk korku sinemasında artık bir ekol haline gelen "cin kabileleri" temasını, "Arekalar" gibi az işlenmiş bir topluluk üzerinden sunarak türe yeni bir soluk getirmeyi amaçlamış. Filmin en güçlü yönü, büyük görsel efektler yerine ses tasarımı ve atmosferik ışıklandırmayla yarattığı huzursuzluk duygusudur. Gerilim filmleri için hayati olan "bir şey olacak" hissi, filmin neredeyse her karesinde izleyiciyi diri tutuyor. Temposu, olayları adım adım tırmandıran ve finaldeki mühürleme sahnesine kadar merakı zirvede tutan bir yapıya sahip.
Yerel efsanelerden beslenen, büyü ve cin temalı korku filmleri tutkunları için Arekalar oldukça tatmin edici bir seçenek. Eğer bir ailenin kendi evinde yabancılaşmasını ve doğaüstü güçler karşısındaki çaresizliğini konu alan gizem filmleri ilginizi çekiyorsa bu yapımı listenize eklemelisiniz. Karanlıkta saklanan varlıkların yarattığı o ağır havayı seven her sinemasever, Arekalar’ın dünyasında aradığı gerilimi bulacaktır.
Filmi izlemek için en büyük neden, "Arekalar" kabilesinin kendine has özelliklerini ve insanlarla kurdukları o tekinsiz bağı keşfetmektir. Film, korkuyu sadece bir anlık sıçratma (jump scare) üzerine değil, zamana yayılan bir tekinsizlik üzerine kuruyor. Bir ailenin sevgisinin, dışarıdan gelen ve nedeni anlaşılamayan bir karanlık karşısında nasıl test edildiğini görmek, hikâyeye duygusal bir derinlik de katıyor.
Geçmişin Gölgesi: Geçmişte yapılan hataların veya mühürlenen olayların yıllar sonra ortaya çıkması.
Musallat ve Teslimiyet: Doğaüstü varlıkların insan iradesini ele geçirme süreci.
İnanç ve Korunma: Karanlık güçlere karşı manevi bir kalkan oluşturma çabası.
Aile Bağları: Büyük bir dehşet karşısında ailenin bir arada kalma mücadelesi.
Eğer Arekalar'ın sunduğu bu mistik ve karanlık atmosferi sevdiyseniz, Türk korku sinemasının başarılı örneklerinden olan Siccin ve Dabbe serilerini mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca, yine bir aileye musallat olan kadim varlıkları işleyen Üç Harfliler serisi ve atmosferik korkusuyla dikkat çeken Musallat filmleri de Arekalar ile benzer bir sinematik tat bırakacaktır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...