
Film, hayatını görsellik ve sanat üzerine kurmuş olan ancak iç dünyasında büyük bir boşluk yaşayan genç bir ressam ile geçmişin izlerini taşıyan bir kadının yollarının kesişmesini konu alır. Hikâye, sadece bir aşk öyküsü değil; aynı zamanda "insanın kime ve neye aşık olduğu" sorusunu kurcalayan psikolojik bir yolculuktur.
Karakterlerden birinin yaşadığı fiziksel ya da ruhsal bir değişim, partnerinin ona duyduğu aşkın sadece "yüzeyde" mi yoksa "özde" mi olduğunu test eder. Helin Kandemir'in derinlikli ve duru oyunculuğu ile Boran Kuzum'un karizmatik dramatik performansı, filmi sıradan bir aşk hikâyesinden çıkarıp, insanın kimliğine ve güzellik algısına dair bir sorgulamaya dönüştürür. İstanbul'un sanatsal dokusuyla birleşen bu aşk, izleyiciyi hem ağlatmaya hem de düşündürmeye aday.
Güçlü Kimya: Kandemir ve Kuzum'un ekran uyumu, filmin duygusal inandırıcılığını en üst seviyeye taşıyor.
Sinematografik Estetik: Film, bir ressamın dünyasını anlattığı için ışık kullanımı, renk paletleri ve kadrajlar adeta birer tablo titizliğiyle hazırlanmış.
Müzikal Doku: Melankolik tınılarla bezeli film müzikleri, sahnelerin duygusal yükünü izleyicinin kalbine işliyor.
Modern Dram: Klasik Yeşilçam romantizmini modern sinemanın gerçekçi ve bazen sert anlatımıyla harmanlıyor.
Gerçek Duygu Arayanlar İçin: Aşkın sadece mutlu anlardan değil, acı ve fedakarlıktan da geçtiğini görmek için.
Genç Yetenekler: Türk sinemasının yeni nesil en başarılı iki oyuncusunu bir arada izleme şansı için.
Görsel Bir Kaçış: Şehrin karmaşası içinde sanatsal ve estetik bir mola vermek için.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...