
Dram, Komedi

Anna

Magnús

Ída
Þorgils
Grímur

Pálmi

Íris
Ágúst

Martin
-
Aşktan Geriye Kalan, İzlanda’nın uçsuz bucaksız ve izole bir kasabasında yaşayan, üç çocuklu bir ailenin sarsıcı değişimine odaklanıyor. Uzun yıllardır birlikte olan anne ve babanın ayrılık kararı alması, sadece onların değil, çocuklarının da dünyasını derinden sarsar. Ancak bu ayrılık, klasik bir kopuştan ziyade, tarafların birbirine ve geçmişlerine tutunduğu, duygusal olarak karmaşık bir süreç olarak işlenir. Film, mevsimlerin döngüsüyle paralel olarak, bir ailenin bir yıl boyunca yaşadığı dönüşümü tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Boşanma sürecindeki ebeveynler, çocuklarıyla vakit geçirmeye devam ederken beklenmedik krizlerle, geçmişten gelen kayıplarla ve sert tartışmalarla yüzleşirler. Ancak her şeye rağmen hayatın devam ettiği, acının içinde bile neşeli anların saklı olduğu gerçeği, filmin ana damarını oluşturur. Hlynur Pálmason’un usta işi anlatımıyla, solmuş bir sevginin külleri arasından yeni bir yaşam biçiminin filizlenişine tanıklık ediyoruz.
Filmin merkezinde, ayrılık sürecindeki çifti canlandıran Saga Garðarsdóttir ve Sverrir Gudnason yer alıyor. Garðarsdóttir, karakterinin içsel fırtınalarını ve anne olmanın getirdiği direnci büyük bir doğallıkla sergilerken, Gudnason sessiz ama derin bir hüzne sahip olan Magnús rolünde parlıyor.
Yönetmenin kızı olan genç yetenek Ída Mekkín Hlynsdóttir, çocukların bu süreçteki gözlemci ve etkilenen dünyasını temsil ederek filme benzersiz bir duygu katıyor. Ayrıca İzlanda sinemasının usta ismi Ingvar E. Sigurðsson, ailenin genişleyen dairesindeki varlığıyla kadronun gücünü perçinliyor.
İzlanda sinemasının son yıllardaki en önemli temsilcilerinden biri olan yönetmen Hlynur Pálmason, bu yapımla kariyerinin en kişisel ve dokunaklı işine imza atıyor. Film, ayrılık temasını bir son olarak değil, bir "yeniden şekillenme" olarak ele alıyor. Pálmason, doğa elementlerini ve değişen hava koşullarını karakterlerin ruh haliyle birleştirerek görsel bir şiir yaratıyor. Tempo, İzlanda'nın doğası gibi yavaş ama kararlı bir şekilde ilerliyor; bu da izleyicinin her duygu değişimini iliklerinde hissetmesini sağlıyor.
Duygusal derinliği olan, karakter odaklı İskandinav dramı seven izleyiciler bu filmi listenin başına almalı. Bir ailenin çözülüşünü ve yeniden bir araya geliş çabalarını gerçekçi bir dille izlemek isteyenler için harika bir seçenek. Ayrıca Bağımsız sinema meraklıları ve Hlynur Pálmason’un kendine has görsel üslubuna ilgi duyanlar için 2025’in en iyi örneklerinden biri.
Film, ayrılığı sadece kavga ve gürültüden ibaret görmeyip, onun içindeki "manevi değeri" ve paylaşılan ortak geçmişin kutsallığını ön plana çıkarıyor. İzleyiciye, sevginin bittiği yerde bile saygının ve ortak anıların nasıl bir can simidi olabileceğini hatırlatıyor. Görsel olarak büyüleyici karelerle dolu olan yapım, hayatın zorlu anlarında bile keyif almanın ve "yaşamaya devam etmenin" ne kadar önemli olduğunu incelikle öğretiyor.
Ayrılık ve Dönüşüm: Bir sonun aslında yeni bir başlangıç olması.
Ebeveynlik: Kendi sorunlarıyla boğuşurken çocukları için bir arada kalma çabası.
Mevsimsel Döngü: Doğanın ve insan ruhunun eşzamanlı değişimi.
Anılar: Geçmişin, bugünün inşasındaki yeri ve ağırlığı.
Eğer bir evliliğin dağılma sürecini işleyen güçlü yapımlardan hoşlanıyorsanız, Noah Baumbach imzalı Marriage Story veya yine bir ebeveyn-çocuk ilişkisine odaklanan The Whale filmlerine göz atabilirsiniz. Ayrıca yönetmenin bir önceki etkileyici çalışması olan Godland (Toprak), benzer bir görsel atmosfer sunacaktır.
Yönetmen Hlynur Pálmason, filmde kendi çocuklarına ve ailesine de yer vererek yapımı yarı otobiyografik bir seviyeye taşımıştır.
Filmin çekimleri, İzlanda’nın sert ve değişken hava koşullarında, bir yıl boyunca gerçek zamanlı olarak gerçekleştirilmiştir.
Film, uluslararası festivallerde "sevginin geride bıraktığı izlere" yaptığı vurguyla büyük övgü toplamıştır.
Film, İzlanda'nın kırsal bölgelerinde ve küçük sahil kasabalarında, ülkenin kendine has doğal atmosferi içerisinde çekilmiştir.
Filmin İzlandaca orijinal adı "Ástin sem eftir er", uluslararası adı ise "The Love That Remains" olarak bilinmektedir.
Film bir aile dramı olsa da, ayrılık ve kayıp temalarını ağır bir dille işlediği için küçük çocuklardan ziyade yetişkinlerin ve gençlerin izlemesi daha uygun bir deneyim sunabilir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...