
100 Hektar Ormanı sakinleri, bir sabah uyandıklarında daha önce hiç duymadıkları, yeri göğü inleten tuhaf bir sesle irkilirler. Bu sesin, o güne kadar korkunç ve tehlikeli yaratıklar olarak bildikleri efsanevi Heffalump’lara (Hortlak) ait olduğuna karar verirler. Tavşan’ın önderliğinde bir "Heffalump avı" başlatılır.
Küçük kanguru Roo (Ruh), küçük olduğu gerekçesiyle bu ava dahil edilmez. Ancak Roo, tek başına ormana dalar ve korkulan canavarla karşılaşır. Bulduğu şey, devasa bir canavar değil; tıpkı kendisi gibi oyun oynamayı seven, yalnız ve oldukça sevimli, küçük bir fil olan Lumpy’dir. Roo, Lumpy ile vakit geçirdikçe Heffalump’ların aslında hiç de anlatıldığı gibi korkunç olmadığını anlar. Şimdi asıl görevi, bu gerçeği önyargılarla dolu olan arkadaşlarına (Pooh, Tigger, Tavşan ve Piglet) kanıtlamaktır.
Roo (Ruh): Maceracı ruhuyla hikâyenin merkezinde yer alıyor. Dünyayı yetişkinlerin korkularıyla değil, kendi merakıyla keşfetmeyi seçiyor.
Lumpy: Seriye bu filmle katılan, mor renkli, neşeli ve İngiliz aksanıyla konuşan minik Heffalump.
Winnie the Pooh: Her zamanki gibi bal peşinde ama dostları için endişeli.
Tigger (Kaplan): Enerjisiyle av partisine heyecan katsa da, bilmediği şeylerden o da içten içe çekiniyor.
Tavşan: Grubun planlayıcısı ve "bilinmeyenden korkan" tarafın sesi.
Önyargı Teması: Film, "farklı olan kötüdür" algısını çok naif bir dille eleştiriyor. Çocuklara (ve büyüklere) birini tanımadan yargılamamayı öğreten harika bir ders niteliğinde.
Görsel Estetik: Klasik Disney el çizimi stilini koruyan film, 100 Hektar Ormanı’nın o yumuşak ve huzurlu pastel dünyasını başarıyla yansıtıyor.
Müzikler: Carly Simon tarafından bestelenen ve seslendirilen şarkılar, filmin duygusal tonunu mükemmel bir şekilde tamamlıyor.
Duygusal Bağ: Roo ve Lumpy arasındaki saf dostluk, izleyiciyi gülümseten ve bazen de hüzünlendiren sahnelerle dolu.
Korkuyu Yenmek: Bilinmeyenden duyulan korkunun, aslında sadece tanışmamaktan kaynaklandığı.
Hoşgörü: Farklı fiziksel özelliklere veya kültürlere sahip olanların aslında benzer duygular taşıdığı.
Masumiyet: Çocukların dünyayı büyüklerden daha önyargısız ve şeffaf görebilmesi.
Bu film, Disney’in geleneksel animasyon stüdyolarında üretilen son Winnie the Pooh sinema filmlerinden biridir. Lumpy karakteri o kadar çok sevilmiştir ki, daha sonra serinin TV dizilerinde ve devam yapımlarında da kendine kalıcı bir yer edinmiştir. Ayrıca filmin sinema başarısı, Winnie the Pooh markasının nesiller arası popülaritesini bir kez daha kanıtlamıştır.
Toplam 1 adet

Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...