
Korku
Canan ve Levent çifti, hayatlarının en büyük trajedisini küçük kızları Aslı’yı ani bir trafik kazasında kaybederek yaşarlar. Bu telafisi imkansız kayıp, aileyi Karadeniz’in izole ve sisli bir dağ köyüne kadar sürükleyen ağır bir yas sürecinin başlangıcı olur. Ancak Canan, aylar geçmesine rağmen kızının öldüğünü kabul etmemekte, onun hala aralarında bir yerde olduğuna inanmaktadır. Annenin dindiremediği bu derin acı ve inkar duygusu, kadim ve karanlık bir gücün kapılarını aralar.
Köyün terk edilmiş atmosferinde, Canan’ın acısıyla beslenen ruhani varlıklar (Zâir), ölmüş kızlarının suretinde belirmeye başlar. Başta sadece Canan’ın gördüğü sanılan bu figürler, zamanla Levent için de inkar edilemez bir gerçekliğe dönüşür. Kendi kendine hareket eden eşyalar ve geceyi bölen çocuk fısıltıları, yas sürecini doğaüstü bir kabusa çevirir. Gerçek ile hayal arasındaki çizginin tamamen silindiği bu noktada, karanlık varlıklar sadece aileyi değil, tüm kasaba halkını pençesine alan kolektif bir cinnete doğru sürükleyecektir.
Filmin başrollerinde yer alan Sinan Çatıkkaş ve Nihan Tüfekçioğlu, evladını kaybetmiş bir anne ve babanın psikolojik yıkımını son derece inandırıcı bir performansla sergiliyor. Nihan Tüfekçioğlu, özellikle yas ve delilik arasındaki ince çizgide yürüyen Canan karakteriyle filmin duygusal yükünü başarıyla sırtlanıyor. Hilal Elis Kaçar, ruhani bir figüre dönüşen kızları rolüyle izleyiciyi huzursuz eden bir duruş sergilerken, Batuhan Alpay ve Melike Özbek de kasaba halkının bu dehşete dahil oluşunu pekiştiren yardımcı rollerde karşımıza çıkıyor.
Özgür Akbaş’ın hem yönetmenliğini hem de senaristliğini üstlendiği yapım, serinin dördüncü filminden uzun bir aradan sonra vizyona girerek Azem efsanesini modern bir dokunuşla geri getiriyor. Film, görüntü kalitesi ve Karadeniz’in tekinsiz doğasını kullanan sanat yönetimiyle teknik açıdan oldukça yüksek bir standart sunuyor. Yas temasını sadece dramatik bir unsur olarak değil, korkunun bizzat kaynağı (yakıtı) olarak işlemesi, yapımı klişe cin filmlerinden ayırarak psikolojik bir derinlik kazandırıyor.
Yerli korku sinemasının kendine has atmosferini seven ve paranormal olaylar üzerine kurgulanan hikâyelerden hoşlananlar için Azem 5: Zair biçilmiş kaftan. Özellikle klostrofobik mekanlarda geçen, psikolojik gerilimi yüksek korku filmleri takipçileri, yas ve musallat temasının iç içe geçtiği bu yapımda aradıkları o ürpertici havayı bulacaklardır. Serinin önceki filmlerini ve fenomen haline gelmiş mekanlarını merak eden izleyiciler de bu yeni halkayı mutlaka değerlendirmeli.
Film, korkuyu sadece "ani sıçramalar" (jump scare) üzerinden değil, kaybedilen bir canın ardından hissedilen boşluk ve o boşluğa sızan "davetsiz misafirler" üzerinden kurguluyor. Karadeniz’in terk edilmiş köylerinin sunduğu doğal set ortamı, filmin inandırıcılığını ve ürkütücülüğünü iki katına çıkarıyor. Azem 5: Zair, bir ailenin en büyük korkusunun, aslında kendi acılarının bir yansıması olabileceği gerçeğini sarsıcı bir görsel dille anlatıyor.
Yasın Karanlık Yüzü: Aşırı acı ve inkarın doğaüstü varlıklar için bir davetiye olması.
Suret Değiştirme: Karanlık varlıkların, en zayıf noktadan (evlat sevgisi) vurmak için ölülerin formuna bürünmesi.
İzole Yaşam: Dağ köylerinin sunduğu yalnızlık hissinin, korkuyu nasıl beslediği.
Psikolojik Çöküş: Travma sonrası stresin, gerçeklik algısını nasıl bozduğu.
Eğer evlat kaybı sonrası yaşanan doğaüstü olayları konu alan yapımları seviyorsanız, dünya sinemasından The Orphanage (Yetimhane) veya yerli korku sinemasının iddialı serilerinden olan Siccin ve Büyü gibi yapımları izleyebilirsiniz. Ayrıca yine yas ve musallat dengesini iyi kuran Dabbe serisi de Azem 5 ile benzer bir gerilim vaat etmektedir.
Azem serisi, çekimlerin yapıldığı gerçek mekanların hikâyeleriyle tanınan ve bu mekanların daha sonra "paranormal içerik üreticileri" tarafından sıkça ziyaret edildiği bir fenomen haline gelmiştir. Beşinci filmde kullanılan Karadeniz’deki terk edilmiş dağ köyü, filmin vizyona girmesiyle birlikte yerli korku meraklılarının radarına girmiş ve sanat ekibi tarafından atmosferi bozmadan restore edilmiştir.
Film bağlamında "Zair", bir yeri ziyaret eden veya musallat olan, özellikle acıyla beslenen ruhani bir formu/varlığı temsil etmektedir.
Azem serisi, genellikle Anadolu'da yaşandığı iddia edilen paranormal olayların belgelerine ve anlatılarına dayandırılarak kurgulanmaktadır; bu film de yerel anlatılardan esinlenmiştir.
Azem 5: Zair, karakterler bazında bağımsız bir hikâye sunduğu için serinin önceki filmlerini izlememiş olsanız bile olay örgüsünü rahatlıkla takip edebilirsiniz.
Toplam 1 adet

Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...