

Charlie

Ellie

Thomas

Liz

Mary

Dan the Pizza Man
Young Ellie

Young Mary (uncredited)

Julian (uncredited)
Maddie (uncredited)
The Whale, ciddi obezite sorunlarıyla mücadele eden ve dış dünyadan tamamen izole bir yaşam süren İngilizce öğretmeni Charlie’nin, hayatının son demlerinde kızıyla yeniden bağ kurma çabasını işleyen sarsıcı bir filmdir. Yıllar önce ailesini terk etmenin verdiği derin suçluluk duygusu ve kaybettiği sevgilisinin ardından gelen yas süreci, Charlie’yi hem fiziksel hem de duygusal bir yıkıma sürüklemiştir. Tek bir evde geçen hikâye, Charlie’nin kısıtlı zamanında geçmişiyle yüzleşmesini, dürüstlüğü aramasını ve etrafındaki insanlarda gördüğü iyiliğe tutunma çabasını mercek altına alır. Film, bedensel sınırların ötesinde bir ruhun özgürleşme isteğini ve insanın her şeye rağmen içindeki güzelliği koruma mücadelesini dramatik bir dille anlatmaktadır.
Filmin kalbinde, bu rolle kariyerinde muazzam bir geri dönüş yapan ve En İyi Erkek Oyuncu Oscar'ını kazanan Brendan Fraser yer alıyor. Fraser, ağır protezlerin ve görsel efektlerin ardında bile Charlie’nin kırılganlığını ve derin şefkatini sadece bakışlarıyla izleyiciye geçirmeyi başarıyor. Yönetmen koltuğunda Black Swan ve Requiem for a Dream gibi kült yapımların yaratıcısı Darren Aronofsky otururken, oyuncu kadrosunda ona eşlik eden Sadie Sink, Charlie’nin öfkeli kızı rolünde keskin bir performans sergiliyor. Hong Chau ise Charlie’nin tek dostu ve hemşiresi Liz karakteriyle hikâyeye samimi bir vicdan katıyor. Aronofsky, sınırlı bir mekânda karakterlerin tüm duygusal katmanlarını açığa çıkaran titiz bir yönetim sergiliyor.
The Whale, izleyiciyi empati kurmaya zorlayan, zaman zaman klostrofobik ve izlemesi fiziksel olarak da duygusal olarak da ağır gelebilen bir deneyimdir. Filmin en büyük gücü, bir oda içinde geçmesine rağmen karakterlerinin iç dünyasındaki fırtınaları devasa bir destanmışçasına hissettirebilmesidir. İzleyici yorumları, Brendan Fraser’ın performansının yarattığı büyük etkiden ve hikâyenin insanın içini sızlatan dürüstlüğünden övgüyle bahsetmektedir. Aronofsky’nin görsel dili, 4:3 formatındaki dar ekran tercihiyle Charlie’nin sıkışmışlık hissini pekiştirirken, senaryonun teolojik ve edebi referansları filme entelektüel bir derinlik kazandırmaktadır. Eleştirmenler tarafından yılın en saf ve çiğ dramlarından biri olarak kabul edilen film, kurtuluşun ve affetmenin bedeline dair önemli sorular soruyor.
Bu film, karakter odaklı sinemayı seven, insan psikolojisinin en karanlık ve en umut dolu köşelerine bakmaktan çekinmeyen izleyiciler için oldukça uygundur. Oyunculuk sanatının zirvesini görmek isteyenler ve duygusal yükü yüksek, düşündürücü dramlardan hoşlanan sinemaseverler bu yapımı kaçırmamalıdır. Eğer Darren Aronofsky’nin önceki filmlerindeki stilini ve insanın sınırlarını zorlayan temalarını seviyorsanız, bu film beklentilerinizi karşılayacaktır. Ancak, görsel anlamda rahatsız edici olabilecek sahneleri ve yoğun hüzünlü atmosferi nedeniyle, daha hafif ve neşeli içerikler arayanlar için zorlayıcı bir tercih olabilir.
Eğer bu yapımın sunduğu dar alandaki yoğun duygu durumu ilginizi çektiyse, yine tek bir mekânda geçen ve karakter çatışmasını merkeze alan The Father veya yas sürecini derinlemesine işleyen Manchester by the Sea listenizde yer alabilir. Karakterin kendi bedeniyle ve toplumla mücadelesi açısından The Elephant Man de benzer bir tematik kökene sahiptir. Ayrıca, Darren Aronofsky’nin bir sporcunun bedensel ve ruhsal çöküşünü anlattığı The Wrestler filmi, The Whale ile birçok açıdan paralellik gösteren güçlü bir diğer yapımdır.
2022 yapımı olan film, yaklaşık 117 dakikalık süresiyle izleyiciyi yoğun bir duygu çemberine alıyor. Samuel D. Hunter'ın kendi oyunundan sinemaya uyarladığı bu yapım, dram türünün en etkileyici modern örneklerinden biridir. Teknik anlamda makyaj ve protez kullanımıyla büyük başarı kazanan film, karakterin iç dünyasını ve dış görünüşünü bir bütün olarak hikâyenin hizmetine sunuyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...