
Bana Masal Anlatma, izleyiciyi İstanbul’un tarihi dokusunu koruyan Suriçi mahallelerinden birine, dolmuş şoförü Rıza’nın dünyasına davet ediyor. Film, sıradan bir hayat süren Rıza’nın, hayatına bir masal kahramanı gibi giren Ayperi ile tanışmasıyla bambaşka bir boyuta evriliyor. Burak Aksak’ın kendine has kalemiyle hayat bulan bu hikaye, izleyiciye "Gerçekten masallar bitti mi?" sorusunu sorduruyor.
Leyla ile Mecnun geleneğinden gelen o absürt ama bir o kadar bizden mizah anlayışı, Bana Masal Anlatma filminin her karesine sinmiş durumda. Film, sadece bir aşk hikayesi anlatmakla kalmıyor; mahalle dayanışmasını, dostluğu ve büyük şehre karşı verilen o saf mücadeleyi de merkezine alıyor. Bana Masal Anlatma, her karakterin kendi içinde bir derinliği olduğu, yan rollerin bile devleştiği bir yapım olarak öne çıkıyor.
Fatih’in ara sokaklarından gelen o nostaljik hava, filmin atmosferini güçlendiren en büyük etkenlerden biri. Bana Masal Anlatma, renk paleti ve müzikleriyle seyirciyi hem hüzünlendiriyor hem de umutlandırıyor. Eğer samimiyetin ön planda olduğu, yapaylıktan uzak bir sinema deneyimi arıyorsanız, Bana Masal Anlatma kesinlikle listenizin başında yer almalı.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...