
Jasna
Cane

Deda, Živojin Marković

Gazda

Bosa, učiteljica

Mafijaški bos Bajo

Inspektor
Jasnina majka
Topuz
Runjo
Yaşlı bir dede, Sırbistan’ın ücra bir köyünde torunu Tsane ile birlikte yaşamaktadır. Ölümünün yaklaştığını hisseden dede, torununa imkansız görünen üçlü bir görev verir: Şehre gidecek, bir inek satacak, yerine bir kutsal emanet alacak ve en önemlisi, kendine evlenecek bir eş bularak köye dönecektir.
Genç ve toy Tsane, yanına ineğini alarak şehre iner; ancak karşılaştığı dünya köyündekinden çok daha karmaşık ve tehlikelidir. Şehirde mafya babaları, tuhaf suçlular ve her köşede bir patırtı varken Tsane, tesadüfen karşılaştığı Yasna’ya aşık olur. Dedesine verdiği sözü tutmaya çalışırken kendini bir yandan Yasna’nın kalbini çalmaya çalışırken, diğer yandan peşindeki absürt tiplerden kaçarken bulur. Film, bir "erginlenme" hikayesini Kusturica’nın kaotik, renkli ve her karesinden hayat fışkıran tarzıyla anlatıyor.
Tsane rolündeki Uros Milovanovic, karakterin saflığını ve inadını büyük bir doğallıkla yansıtıyor. Yasna rolünde izlediğimiz Marija Petronijevic ise, Balkan güzelliğini ve karakterin güçlü duruşunu başarıyla temsil ediyor.
Ancak bir Kusturica filminde asıl parlayan isimler genellikle yan karakterlerdir. Mafya babasını canlandıran Miki Manojlovic, karikatürize edilmiş ama bir o kadar da etkileyici performansı ile filmin mizah yükünü sırtlıyor. Filmin oyuncu kadrosu, sadece insanlardan oluşmuyor; Kusturica sinemasının vazgeçilmezi olan hayvanlar ve sürekli hareket halindeki figüranlar, hikayeye canlı bir organizma hissi katıyor.
Dünya sinemasının dahi ve tartışmalı yönetmeni Emir Kusturica, bu yapımda "Black Cat, White Cat" (Kara Kedi, Ak Akedi) filmindeki o coşkulu havayı yeniden yakalamaya çalışıyor. Film, mantık sınırlarını zorlayan fiziksel komedi öğeleri (slapstick) ve sürekli çalan Balkan bando müzikleriyle izleyiciyi yorucu ama bir o kadar da keyifli bir sarmala sokuyor. Görsel dil o kadar zengin ve editoryal olarak o kadar katmanlı ki, her sahnede arka planda akan küçük hikayeler bile başlı başına bir film konusu olabilir. Bu, hayatın tüm zorluklarına rağmen dans etmeye devam etmeyi öğütleyen sarsıcı bir "yaşama sevinci" manifestosu.
Kusturica sinemasına aşina olanlar, Balkan kültürünü ve müziklerini sevenler bu filmi mutlaka izlemeli. Eğer "normal" ve ağır ilerleyen dramalardan sıkıldıysanız, hayatın absürt yanlarını, gürültüyü ve neşeyi bir arada sunan bir absürt komedi arıyorsanız, bu film tam size göre. Aynı zamanda masalsı bir yolculuğu ve saf bir aşk hikayesini merkezine alan macera komedi yapımlarından hoşlanan sinefiller de Tsane’nin yolculuğuna eşlik etmeli.
Bu film, insanın en zor şartlarda bile umudu ve mizahı elden bırakmaması gerektiğini gösterdiği için izlenmeli. Yer çekimine meydan okuyan sahneleri, bitmek bilmeyen düğün ve eğlence atmosferiyle, sinemanın bir "lunapark" olabileceğini hatırlatıyor. Kusturica’nın dünyası, sıradanlığa açılmış bir savaştır ve bu film de o savaşın en renkli cephelerinden biridir.
Gelenek ve Söz: Bir vasiyeti yerine getirmenin onur ve kimlik meselesine dönüşmesi.
Köy vs. Şehir: Masumiyetin korunduğu köy hayatı ile çürümüşlüğün kol gezdiği şehir yaşamı arasındaki çatışma.
Büyüme Yolculuğu: Genç bir erkeğin evinden ayrılıp sorumluluk alarak geri dönme süreci.
Aşkın Gücü: Kaosun ortasında yeşeren saf ve dirençli bir duygu.
Filmin yarattığı o kaotik enerjiyi ve Balkan atmosferini sevdiyseniz, yönetmenin diğer başyapıtları olan Black Cat, White Cat veya Underground (Yeraltı) filmlerini kesinlikle kaçırmamalısınız. Ayrıca benzer bir masalsı tona sahip olan Amélie veya mizahi yönüyle öne çıkan The Grand Budapest Hotel gibi görsel gücü yüksek yapımlar da ilginizi çekebilir.
Film, 2007 yılında Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye için yarışmıştır. Emir Kusturica, filmin müziklerini kendi grubu olan "The No Smoking Orchestra" ile birlikte kurgulayarak sahnelerdeki ritmi bizzat belirlemiştir. Sırbistan'ın doğal güzellikleri ve Kusturica'nın kendi kurduğu köylerden biri olan Küstendorf'un izlerini filmde görmek mümkündür.
Kusturica sinemasının genel özelliği olarak filmde sürekli bir hareket, bağırış ve müzik vardır; bu durum hikayenin enerjisini ve Balkan ruhunu yansıtmak için bilinçli bir tercihtir.
İnek, Tsane’nin şehirdeki en büyük varlığıdır ve dedesinin istediği eşyaları alabilmesi için satması gereken ilk sermayesidir; aynı zamanda köy hayatının saflığını temsil eder.
Dedesinin verdiği sözleri tutmaya çalışan Tsane için Yasna, sadece bir "evlilik görevi" değil, gerçek bir aşkın temsilcisidir; ancak bu sona ulaşmak için pek çok mafya ve engel aşılmalıdır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...