

Barack Hussein Obama

Charlotte Baughman

PJ

Will

Kathy Baughman

Bill Baughman

Saleem

Professor Gray

Ann Dunham
Thad
Film, 20 yaşındaki "Barry"nin (Barack Obama) New York’a gelişiyle başlar. Los Angeles’tan transfer olan Barry, büyük şehrin karmaşasında hem akademik hayatına tutunmaya çalışır hem de çok katmanlı kimliğiyle barışmaya çabalar. Beyaz bir anne ve Kenyalı bir babanın oğlu olarak, ne beyaz arkadaş grubuna ne de sokaktaki siyah topluluğa tam anlamıyla ait hissedebilmektedir.
Anlatı, Barry’nin kız arkadaşı Charlotte ile olan ilişkisi üzerinden 1980'lerin Amerika'sındaki sınıf farklılıklarını ve örtük ırkçılığı derinlemesine işliyor. Film, bir başarı hikayesinden ziyade bir karakter analizi niteliğindedir; izleyiciye Obama’nın politik bir figür olmadan önceki ham halini, yalnızlığını ve kendini bulma yolundaki sessiz mücadelesini sunar. Bu biyografi filmi, büyük değişimlerin öncesindeki o durağan ama belirleyici "oluş" sürecini başarıyla yansıtıyor.
Genç Barack Obama rolünde Devon Terrell, fiziksel benzerliğinin ötesinde Obama’nın o dönemki karakteristik duruşunu, konuşma tarzını ve içsel huzursuzluğunu muazzam bir doğallıkla canlandırıyor. Terrell’in performansı, karakteri bir simge olmaktan çıkarıp kanlı canlı bir gence dönüştürüyor.
Kız arkadaşı Charlotte rolünde Anya Taylor-Joy, Barry’nin dünyasındaki en parlak ve rasyonel sesi temsil ediyor. Taylor-Joy, karakterinin iyi niyetli ama bazen Barry’nin yaşadığı içsel çatışmaları tam olarak kavrayamayan yapısını büyük bir incelikle oynuyor. Barry’nin annesi Ann Dunham rolünde Ashley Judd ise, oğluna verdiği entelektüel ve duygusal desteğiyle hikayenin en sıcak noktalarından birini oluşturuyor.
Yönetmen Vikram Gandhi, alışılagelmiş görkemli biyografi kalıplarının dışına çıkarak son derece samimi ve düşük tempolu bir film ortaya koymuş. New York’un 80’li yıllardaki o tozlu ve gri atmosferi, Barry’nin zihnindeki karmaşayı destekleyen bir fon işlevi görüyor. Film, Obama’yı bir kahraman olarak resmetmek yerine, onun çelişkilerini, hatalarını ve arayışlarını ön plana çıkarıyor.
Yönetmenlik dili, izleyiciye geniş cevaplar vermek yerine sorular sormayı tercih ediyor. Sinematografi, Barry’nin kalabalıklar içindeki yalnızlığını vurgulayan yakın çekimlerle dolu. Bu dram filmi, politik bir mesaj kaygısı gütmeden sadece bir insanın "nerelisin?" sorusuna vereceği cevabı arama yolculuğunu başarıyla tamamlıyor.
Barack Obama’nın hayatına ilgi duyanların yanı sıra, göçmenlik, çok kültürlülük ve kimlik bunalımı gibi temaları seven her izleyici bu filmi listenize eklemeli. Eğer büyük olaylardan ziyade küçük, insani anlara odaklanan bağımsız sinema örneklerinden hoşlanıyorsanız, Barry sizi tatmin edecektir. Ayrıca Anya Taylor-Joy’un yükseliş dönemindeki başarılı performanslarını takip edenler için de kaçırılmaması gereken bir yapım.
Bu filmi izlemek için en büyük neden, dünyanın en güçlü insanlarından birinin geçirdiği o kırılgan ve belirsiz dönemi görmektir. "Herkes bir yerden gelmiştir ve kimse kendini bir günde inşa etmemiştir" mesajını veren senaryo, izleyiciye ilham verici bir perspektif sunuyor. Ayrıca 80'ler New York'unun sosyal yapısını bir gencin gözünden izlemek sosyolojik açıdan da oldukça ilgi çekici.
Aidiyet ve Kimlik: İki farklı kültürün arasında kalan bir gencin kendine bir ev arama süreci.
Irk ve Sınıf: Modern Amerika'nın temelini oluşturan sosyal katmanların bireysel ilişkiler üzerindeki etkisi.
Baba-Oğul İlişkisi: Hiç tanımadığı babasının gölgesiyle ve mirasıyla yüzleşen bir gencin duygusal sancıları.
Eğer Barry’nin o melankolik ve gerçekçi havasını sevdiyseniz, Obama’nın Michelle Obama ile ilk buluşmasını anlatan Southside with You (Aşkın Seçimi) kesinlikle izlemeniz gereken bir diğer yapımdır. Ayrıca, kimlik arayışını merkeze alan Moonlight (Ay Işığı) veya Lady Bird gibi en iyi dram filmleri de benzer bir duygusal derinlik sunacaktır.
Film, 2016 yılında Toronto Uluslararası Film Festivali'nde prömiyerini yaptı ve ardından Netflix tarafından satın alındı.
Başrol oyuncusu Devon Terrell, rolüne hazırlanırken Obama’nın solak olması nedeniyle sol eliyle yazmayı ve basketbol oynamayı öğrenmiştir.
Anya Taylor-Joy’un canlandırdığı Charlotte karakteri, Obama’nın gerçek hayattaki birkaç farklı kız arkadaşının birleşimiyle oluşturulmuş kurgusal bir karakterdir.
Hayır, film Barack Obama’nın üniversite yıllarını anlatan kurgusal bir biyografik dramdır.
Film, Obama’nın "Babamdan Hayaller" adlı otobiyografisinden esinlenmiştir; ancak bazı karakterler ve olaylar dramatik etkiyi artırmak için kurgulanmıştır.
Hayır, film Obama’nın siyasi kariyerinden ziyade, üniversite yıllarındaki bireysel gelişimi ve içsel yolculuğuna odaklanır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...