

Cristina

Vicky

Juan Antonio Gonzalo

María Elena

Narrator (voice)

Doug

Judy Nash

Mark Nash

Charles
Art Gallery Guest
Vicky ve Cristina, yazı geçirmek üzere Barselona’ya gelen, aşka ve hayata dair taban tabana zıt görüşlere sahip iki yakın arkadaştır. Vicky, muhafazakar, evlenmek üzere olan ve riskten kaçınan bir kadınken; Cristina, sürekli yeni deneyimler arayan, duygusal olarak huzursuz ve maceracı bir ruhtur. Bir sanat galerisinde tanıştıkları çekici ressam Juan Antonio, her ikisini de hafta sonu kaçamağı için Oviedo’ya davet ettiğinde, tatilin seyri tamamen değişir.
Hikaye, Juan Antonio’nun hayatına dahil olan bu iki kadının karmaşıklaşan duygularını işlerken, ressamın dengesiz ve tutkulu eski eşi Maria Elena’nın aniden ortaya çıkışıyla kaotik bir boyuta evrilir. Barselona’nın büyüleyici sokaklarında, Gaudi mimarisinin gölgesinde şekillenen bu dörtlü ilişki; aşkın doğasını, sadakati ve insanların aslında ne istediğini bilmemesi üzerine trajikomik bir sorgulamaya dönüşür.
Penélope Cruz, Maria Elena rolünde sergilediği hırçın, tutkulu ve dahi performansıyla "En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu" Oscar’ını kazanarak filmin parlayan yıldızı oluyor. Javier Bardem, Akdenizli cazibesini konuşturduğu Juan Antonio karakterinde adeta devleşirken; Scarlett Johansson, Cristina rolünde modern kadının kafa karışıklığını ve arayışını büyük bir doğallıkla yansıtıyor.
Vicky karakterine hayat veren Rebecca Hall ise, mantık ile bastırılmış arzular arasında sıkışan bir kadının içsel çatışmasını sessiz ama derinlikli bir oyunculukla sunuyor. Oyuncular arasındaki kimya, filmin enerjisini her an yüksek tutmayı başarıyor.
Woody Allen’ın "Avrupa şehirleri" serisinin en etkileyici halkalarından biri olan film, yönetmenin o meşhur entelektüel mizahını İspanyol ateşiyle harmanlıyor. Allen, aşkı bir çözüm değil, çözülmesi imkansız bir denklem olarak ele alıyor. Barselona şehri, sadece bir mekan değil, hikayenin atmosferini belirleyen yaşayan bir karakter gibi filmde yer alıyor. Parlak sarı tonlardaki sinematografi ve İspanyol gitarlarıyla bezeli müzikler, izleyiciyi adeta bir yaz rüyasına davet ediyor.
İlişkilerin karmaşıklığını, aşkın farklı yüzlerini ve insan psikolojisini hafif ama derin bir dille anlatan yapımlardan hoşlananlar bu filmi kaçırmamalı. Hem bir platform filmi hem de görsel bir şölen arayanlar için idealdir. Seyahat tutkusu olanlar ve Akdeniz kültürünün büyüsüne kapılmak isteyen sinemaseverler için Barselona, Barselona eşsiz bir tercih olacaktır.
Aşkın sadece iki kişi arasında değil, bazen üçlü veya daha karmaşık dengelerle nasıl ayakta kalabileceğini (veya yıkılabileceğini) dürüstçe gösterdiği için izlenmelidir. Penélope Cruz ve Javier Bardem’in sinema tarihindeki en ikonik ekran partnerliklerinden birini bu filmde görmeniz mümkündür. Ayrıca, Woody Allen’ın hayata dair pesimist ama eğlenceli bakış açısını en iyi yansıtan eserlerinden biridir.
Aşkın Tanımı: Tutku, güven ve alışkanlıkların aşkın içindeki yeri.
Karakter Zıtlıkları: Rasyonel yaşam tarzı ile bohem arayışlar arasındaki çatışma.
Memnuniyetsizlik: İnsanın sahip olduğuyla yetinememesi ve her zaman "başka bir şey" arama dürtüsü.
Sanat ve Hayat: Yaratıcılığın acıdan ve tutkudan nasıl beslendiği.
Bu filmin havasını sevdiyseniz, yine Woody Allen imzalı ve şehir ruhunu yansıtan Paris'te Gece Yarısı veya Roma’da geçen Roma'ya Sevgilerle filmlerini izleyebilirsiniz. Ayrıca yine bir yaz tatili ve ilişki sorgulamasını işleyen Before Midnight da ilginizi çekebilir.
Penélope Cruz ve Javier Bardem, bu filmdeki birlikteliklerinin ardından gerçek hayatta da evlenmişlerdir.
Film, Barselona şehrinin tanıtımına yaptığı katkılardan dolayı İspanyol hükümetinden destek görmüştür.
Scarlett Johansson ve Woody Allen’ın birlikte çalıştığı üçüncü film olma özelliğini taşır.
İkili arasında yıkıcı ama vazgeçilmez bir tutku vardır; ancak birbirlerine olan aşırı benzerlikleri ve şiddetli karakterleri, ancak aralarına Cristina gibi bir "dengeleyici" girdiğinde huzur bulmalarına izin verir.
Vicky, Cristina’nın aksine maceraya atılmak yerine güvenli limanı olan nişanlısına döner; ancak Barselona’da yaşadığı o kısa kaçamak, hayatı boyunca içinde "ya başka türlü olsaydı?" sorusunu taşımasına neden olur.
Woody Allen filmlerinde sıkça görülen dış ses (anlatıcı), karakterlerin iç dünyasını bir roman okuyormuşçasına nesnel bir dille aktararak hikayeye masalsı bir derinlik katar.
Toplam 1 adet

Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...