
Komedi, Fantastik, Macera, Tarih, Müzik
Türk halk kültürünün en renkli figürü olan Keloğlan, bu kez rüştünü ispat etmek ve hakkı olanı almak için yollara düşüyor. Anasıyla kendi halinde bir yaşam süren Keloğlan, zekası ve şansı sayesinde kendini devlerin, büyücülerin ve ihtişamlı sarayların tam merkezinde bulur. Ancak bu masalsı dünya, dışarıdan göründüğü kadar pırıltılı değildir; içeride haksızlıklar, güç savaşları ve mazlumun ezildiği bir düzen hüküm sürmektedir.
Keloğlan, bir yandan kendi rızkını ararken diğer yandan halkın yaşadığı zorluklara kayıtsız kalamaz. Sivri dili ve kıvrak zekasıyla zalimlerin oyunlarını bir bir bozar. Film, masalsı atmosferini toplumsal eleştiriyle birleştirerek, "küçük insanın" devasa sistemlere karşı nasıl galip gelebileceğini Keloğlan’ın o meşhur "keleş" karakteri üzerinden etkileyici bir dille aktarır. Hem güldüren hem de düşündüren bu yolculuk, adaletin her zaman bir çıkış yolu bulacağını gösterir.
Sinemamızın devleşen ismi Rüştü Asyalı, Keloğlan rolüyle adeta karakterle özdeşleşmiştir. Asyalı’nın tiyatro kökenli olması, karakterin o kendine has aksanını, kıvrak zekasını ve enerjisini perdeye muazzam bir başarıyla yansıtmasını sağlar. Onun performansı, Keloğlan'ı sadece bir masal kahramanı olmaktan çıkarıp kanlı canlı bir toplumsal figüre dönüştürür.
Filmde Keloğlan'ın sadık dostu ve annesi gibi kilit rollerde yer alan usta isimler, Anadolu’nun o samimi ve sıcak atmosferini pekiştirir. Karşı tarafta yer alan vezirler ve kötü niyetli saray eşrafı ise karikatürize edilmeden, sistemin bozukluğunu temsil eden güçlü karakterler olarak kurgulanmıştır. Özellikle Rüştü Asyalı’nın meşhur "Ben Bir Garip Keloğlanım" şarkısını seslendirdiği sahneler, oyuncunun çok yönlü yeteneğini gözler önüne serer.
Süreyya Duru'nun yönetmenliğini üstlendiği yapım, 70'li yılların fantastik ve masalsı sinema anlayışını en duru haliyle yansıtır. Filmin anlatım dili, yediden yetmişe herkesin anlayabileceği bir basitliğe sahip olsa da alt metinde güçlü bir sınıfsal eleştiri barındırır. Kostüm tasarımları ve set dekorları, kısıtlı imkanlara rağmen izleyiciyi masal dünyasına sokmayı başarır. Müzikleriyle de hafızalara kazınan bu yapım, yeşilçam filmleri arasında masal türünün zirve noktalarından biri olarak kabul edilir.
Çocukluk yıllarının o tertemiz nostaljisini yeniden yaşamak isteyen yetişkinler ve Anadolu masallarının bilgeliğiyle tanışması gereken çocuklar için vazgeçilmez bir eserdir. Geleneksel Türk tiyatrosu ve sözlü halk edebiyatına ilgi duyan sinemaseverler, bu filmde aradıkları kültürel derinliği bulacaklardır. Aile filmleri kategorisinde zamansız bir yer edinen yapım, hafta sonu keyfi için mükemmel bir tercihtir.
Bu film, sadece bir güldürü değil; aynı zamanda Anadolu insanının bilgeliğini, dürüstlüğünü ve "ezilenin sessiz çığlığını" temsil eder. Keloğlan'ın kaba kuvvet yerine zekayı silah olarak kullanması, her yaştan izleyici için ilham verici bir temadır. Rüştü Asyalı'nın o meşhur şarkısı ve replikleriyle büyülenen nesillerin neden bu karakteri bu kadar sevdiğini anlamak için bile izlenmelidir. Ayrıca, Türk sinemasında masal filmleri türünün teknik ve hikaye anlatımı açısından nasıl bir gelişim gösterdiğini görmek adına önemli bir referanstır.
Zekanın Gücü: Fiziksel eksikliklerin veya fakirliğin, kıvrak zeka ve dürüstlükle nasıl aşılabileceği.
Sosyal Adalet: Saray ve halk arasındaki uçurum, yönetenlerin adaletsizliğine karşı halkın tepkisi.
Anne Sevgisi ve Sadakat: Keloğlan'ın motivasyon kaynağı olan aile bağları ve köklerine bağlılığı.
Eğer Rüştü Asyalı'nın efsanevi performansını sevdiyseniz, serinin diğer filmleri olan Keloğlan Aramızda veya Keloğlan ile Can Kız yapımlarına mutlaka göz atmalısınız. Ayrıca masalsı anlatımı ve kahramanlık temasıyla Tarkan veya Malkoçoğlu gibi aksiyon filmleri de farklı bir perspektiften benzer bir seyir zevki sunabilir.
Rüştü Asyalı, bu filmdeki başarısıyla o kadar çok sevilmiştir ki, halk arasında gerçek adından çok "Keloğlan" olarak anılmaya başlanmıştır. Filmin en can alıcı noktası olan "Ben Bir Garip Keloğlanım" şarkısının sözleri ve bestesi, bugün bile Türk müziğinin en tanınan ezgileri arasındadır. Yapım, çekildiği dönemdeki teknolojik kısıtlılıklara rağmen masal dünyasının büyüsünü seyirciye geçirebilen nadir filmlerdendir.
Keloğlan karakteri için Rüştü Asyalı'nın saçları özel bir teknikle kapatılmış ve makyajla kel görüntüsü verilmiştir. Bu, o dönem için oldukça başarılı bir makyaj çalışmasıdır.
Filmin adıyla özdeşleşen ve bir halk ozanı edasıyla söylenen o meşhur şarkıyı bizzat başrol oyuncusu Rüştü Asyalı seslendirmektedir.
Keloğlan, Anadolu ve Orta Asya Türk masallarının en köklü kahramanlarından biridir; şansın, dürüstlüğün ve halkın zekasının simgesidir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...