
I Am Number Four, dışarıdan bakıldığında sıradan bir lise öğrencisi gibi görünen John Smith’in hikayesini anlatıyor. Ancak John, göründüğünden çok daha fazlasıdır. Kendi gezegeninden kaçıp Dünya’ya sığınan dokuz özel çocuktan biridir. Hayatta kalmak için sürekli kimlik değiştiren ve şehirden şehre taşınan John, peşindeki karanlık güçlerden korunmaya çalışırken kendi gerçek potansiyelini keşfetmeye başlar.
Filmin gerilimi, John’un kendisinden önceki üç kişinin öldürüldüğünü öğrenmesiyle zirveye taşınıyor. I Am Number Four ismindeki o kritik vurgu da tam burada devreye giriyor; sıradaki kurban odur. Mogadorian adı verilen acımasız düşmanlar, numaralandırılmış bu gençleri sırayla yok etmektedir. John, bir sonraki hedef olduğunu bilerek hem kaçmak hem de savaşmak zorundadır.
Film boyunca John’un ellerinden yayılan ışıklar ve kazandığı üstün yetenekler, görsel bir şölen sunuyor. I Am Number Four, sadece bir kaçış hikayesi değil, aynı zamanda karakterin içindeki gücü kabulleniş sürecidir. Aksiyon sahneleri, bilim kurgu elementleriyle birleşerek izleyiciye adrenalin dolu anlar yaşatırken, hikaye derinleşmeye devam eder.
Yeni taşındığı küçük kasabada kurduğu bağlar, John’un kaçış planlarını zorlaştırır. I Am Number Four, aşk ve dostluğun, hayatta kalma içgüdüsüyle nasıl çatıştığını başarılı bir şekilde işliyor. Koruyucusu Henri ile olan ilişkisi ve diğer numaralarla olan gizemli bağı, filmin duygusal derinliğini artırıyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...