

Alice

Giulio

Lionello

Biagio

Eva (Fabiana)

Sofia

Francesco Graziani

Filippo

Aziz

Uomo Al bar
Beni Yargılama (Nessuno mi può giudicare), Roma’nın elit kesiminde, lüks ve konfor içinde yaşayan Alice’in hikâyesini odağına alıyor. Alice’in hayatı, kocasının beklenmedik bir kaza sonucu ölümüyle bir anda paramparça olur. Eşinden geriye sadece devasa borçlar kalan genç kadın, kendisini beş kuruşsuz ve evi haciz edilmiş bir halde bulur. Artık tek bir amacı vardır: Dokuz yaşındaki oğlunu yanından ayırmamak ve ona bakabilecek bir düzen kurmak.
Ancak sosyal hizmetlerin oğlunu elinden alacağı korkusu Alice’i köşeye sıkıştırır. Hiçbir iş deneyimi olmayan ve modern dünyanın sert yüzüyle ilk kez karşılaşan Alice, çaresizlik içinde dünyanın en eski mesleğini yapmaya karar verir. Bir eskorttan bu işin inceliklerini öğrenmeye çalışırken, bir yandan da hayatına giren yeni insanlarla kendi ön yargılarını yıkmak zorunda kalır. Film, bir kadının hayatta kalma mücadelesini dramatik derinliğini kaybetmeden, İtalyan sinemasına has bir mizah anlayışıyla sunuyor.
Filmin başrolünde İtalyan sinemasının yetenekli ve karizmatik ismi Paola Cortellesi yer alıyor. Cortellesi, Alice karakterinin o üstten bakan, kibirli halinden; çaresiz ve hayatı yeniden keşfeden samimi haline geçişini muazzam bir başarıyla sergiliyor. Oyuncunun komedi zamanlaması ve duygusal sahnelerdeki derinliği, filmin ruhunu ayakta tutan en büyük güç.
Ona eşlik eden Raoul Bova, Alice’in hayatına giren ve ona ön yargısız bakmayı öğreten Giulio rolünde son derece sempatik bir performans sergiliyor. Ayrıca Alice’e yeni "mesleğinde" rehberlik eden eskort rolündeki Anna Foglietta, enerjisiyle filmin en eğlenceli anlarına imza atıyor. Oyuncuların arasındaki uyum, hikâyenin absürt yönlerini bile inandırıcı kılan editoryal bir kalite sunuyor.
Yönetmen Massimiliano Bruno, ilk uzun metrajlı filminde toplumsal sınıflar arasındaki uçurumu ve kadının toplumdaki konumunu mizahi bir dille eleştiriyor. Beni Yargılama, bir "külden doğuş" hikâyesini anlatırken klasik komedi unsurlarını toplumsal bir hicivle birleştiriyor. Roma’nın farklı yüzlerini başarıyla ekrana yansıtan yapım, izleyiciyi hem güldürüyor hem de Alice ile birlikte "Kim kimi yargılama hakkına sahip?" sorusu üzerinde düşündürüyor. Filmin temposu, Alice’in yeni hayatına alışma sürecindeki komik aksiliklerle yüksek tutulmuş.
Hayatın beklenmedik sürprizlerine karşı direnç gösteren güçlü kadın hikâyelerini sevenler bu filmi kesinlikle listesine eklemeli. İtalyan sinemasının o sıcak, hareketli ve samimi atmosferinden hoşlanıyorsanız Beni Yargılama size keyifli bir 95 dakika vaat ediyor. Eğer toplumsal ön yargıları kıran, hem duygulandıran hem de kahkaha attıran bir film arıyorsanız, Alice’in bu dönüşüm yolculuğu tam size göre.
Filmi izlemek için en geçerli sebep, başkarakterin yaşadığı radikal değişimdir. Lüks içindeyken yoksul insanlara tepeden bakan bir kadının, hayatın sillesini yedikten sonra empati kurmayı öğrenmesi çok değerli bir anlatı sunuyor. Ayrıca, bir annenin çocuğu için neleri göze alabileceğini, tabuları yıkarak ve yargılamalara göğüs gererek anlatması filmi benzerlerinden ayırıyor. Romantizm, mizah ve hayatın gerçekleri filmde mükemmel bir dengede buluşuyor.
Sosyal Sınıf Çatışması: Zenginlikten yoksulluğa düşen bir kadının sınıfsal farkındalık süreci.
Annelik ve Fedakarlık: Çocuğunu kaybetmemek için her türlü riski alan bir kadının mücadelesi.
Ön Yargılarla Yüzleşme: İnsanları mesleklerine veya dış görünüşlerine göre yargılamanın anlamsızlığı.
Yeniden Başlamak: Her şeyin bittiği dendiği anda hayatın sunduğu yeni ve beklenmedik kapılar.
Bu filmin sunduğu "çaresizlikten doğan yeni yol" temasını sevdiyseniz, bir kadının kendi ayakları üzerinde durma mücadelesini işleyen Erin Brockovich veya mizahi tonuyla benzerlik gösteren İtalyan yapımı Benim Adım Aşk gibi filmlere göz atabilirsiniz. Ayrıca, hayatı altüst olan bir kadının komik maceralarını anlatan romantik soslu yapımlar da benzer bir seyir zevki sunacaktır.
Film, İtalya’da vizyona girdiği dönemde gişe rekorları kırmış ve pek çok festivalden ödülle dönmüştür.
Başrol oyuncusu Paola Cortellesi, bu filmdeki performansıyla İtalya’nın Oscar’ı sayılan David di Donatello ödüllerinde "En İyi Kadın Oyuncu" seçilmiştir.
Senaryo, yönetmen Massimiliano Bruno tarafından günümüz İtalya'sının ekonomik ve sosyal yapısına bir ayna tutmak amacıyla kaleme alınmıştır.
Hayır, bu meslek sadece ana karakterin çaresizliğinin bir aracı olarak kullanılıyor; asıl odak noktası Alice'in karakter gelişimi ve ön yargılarından arınmasıdır.
Alice'in nihai kazancı paradan ziyade, gerçek dostluklar, dürüst bir aşk ve kendi ayakları üzerinde durabilmenin verdiği özgüvendir.
Film, konusuna rağmen oldukça eğlenceli ve renkli bir atmosfere sahip. İtalyan komedisinin o hayat dolu enerjisi tüm sahnelerde hissediliyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...