
Ömer
Yakup

Yıldız

İmam

Zekeriya

Yusuf

The Teacher
Hirtenjunge Davut

Onkel Halil

Ömers Mutter
Balıkesir’in yüksek kayalıklarına yaslanmış, denize bakan ama denize ulaşamayan fakir bir dağ köyünde hayat, binlerce yıldır olduğu gibi ezan sesleriyle beş vakte bölünmüştür. Bu döngüsel zaman dilimi içinde Ömer, Yakup ve Yıldız adında üç çocuk, çocukluktan gençliğe adım atarken köylerinin sert coğrafyası ve ailelerinin katı kuralları arasında sıkışıp kalırlar.
Ömer, kendisini sevmeyen ve sürekli diğer kardeşini üstün tutan babasının ölümünü düşleyecek kadar öfke doludur. Yakup, köyün genç öğretmenine duyduğu platonik aşkın imkansızlığıyla ve babasının hayal kırıklığıyla yüzleşir. Yıldız ise annesinin ev işleri ve sorumluluklar altındaki acımasız baskısına göğüs germeye çalışır. Bu üç çocuk, doğanın tüm güzelliğine rağmen insan ilişkilerinin kuraklaştığı bu köyde, suçluluk ve nefret arasında gidip gelerek, beş vakitlik dilimlerde ağır ağır ve yaralanarak büyürler.
Reha Erdem, bu filmde profesyonel oyuncularla yerel halkı muazzam bir editoryal dengeyle bir araya getiriyor. Ömer rolündeki Özkan Özen, Yakup rolündeki Ali Bey Kayalı ve Yıldız rolündeki Elit İşcan, çocuk dünyasının o saf ama hırçın duygularını hiçbir abartıya kaçmadan yansıtıyorlar.
Özellikle babayı canlandıran Taner Birsel ve köyün imamı rolündeki Yiğit Özşener, geleneksel otoritenin o soğuk ve mesafeli duruşunu çok güçlü bir performansla sergiliyorlar. Kadrodaki her bir isim, karakterden ziyade o köyün bir parçası gibi durmayı başararak filmin inandırıcılığını en üst seviyeye taşıyor.
Türk sinemasının en özgün yönetmenlerinden Reha Erdem, bu filmle görsel bir şiir yazıyor. Beş Vakit, sadece bir büyüme hikâyesi değil; insanın doğayla, babayla ve inançla olan hesaplaşmasıdır. Filmin sinematografisi, zeytin ağaçlarının hışırtısından rüzgarın sesine kadar her detayı bir enstrüman gibi kullanıyor. Müzik kullanımındaki minimalizm ve doğanın kendi sesleri, izleyiciyi klostrofobik bir köy odasından uçsuz bucaksız ama tekinsiz bir vadiye sürüklüyor. Filmin beş bölüme ayrılmış yapısı, hayatın monotonluğunu ve bu monotonluğun içindeki trajediyi çok net bir şekilde vurguluyor.
Sanat sinemasına ilgi duyan, görsel anlatımın gücüne inanan ve karakter psikolojisinin derinliklerine inen yapımları sevenler için bu film bir zorunluluktur. Eğer çocukluğun toz pembe olmayan, gerçekçi ve sarsıcı yanlarını görmek istiyorsanız bu dram sizi derinden etkileyecektir. Nuri Bilge Ceylan veya Semih Kaplanoğlu sinemasına aşina olanlar için Beş Vakit, kütüphanelerinde özel bir yer tutacak nitelikli bir platform filmi deneyimi vadediyor.
Film, Türk taşrasındaki "babalık" ve "gelenek" kavramlarına en dürüst ve sarsıcı bakışlardan birini sunuyor. Sevgisizliğin bir miras gibi çocuklara nasıl devredildiğini, çocukların bu karanlık mirasla nasıl başa çıkmaya çalıştığını görmek kalp kırıcı ama bir o kadar da ufuk açıcı. Reha Erdem’in kurduğu o masalsı ama bir o kadar da sert atmosfer, filmi benzeri köy filmlerinden bütünüyle ayırıyor. İzledikten sonra rüzgarın sesini ve çocukların o sessiz bakışlarını uzun süre unutamayacaksınız.
Baba ve Oğul Çatışması: Sevilmeyen çocuğun nefreti ve otoriteye duyulan gizli öfke.
Zamanın Döngüselliği: Hayatın ritmini belirleyen inanç ve geleneklerin insan üzerindeki baskısı.
Doğa ve İnsan: Sert bir coğrafyanın insan karakteri üzerindeki şekillendirici etkisi.
Büyüme Sancıları: Masumiyetin kaybedilmesi ve suçluluk duygusunun keşfi.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...