
Dram, Romantik

Zorg

Betty

Eddy

Lisa

Annie

Bob

Richard, the Young Policeman
Pizzeria Customer

Doctor

Mario
Zorg, Fransa’nın sakin kıyılarında bir sahil kasabasında, bungalow evlerin bakımıyla uğraşarak sessiz ve sakin bir hayat süren bir adamdır. Ancak hayatı, kontrol edilemez bir enerjiye ve vahşi bir ruha sahip olan Betty ile tanıştığında kökten değişir. Betty, Zorg’un bir zamanlar yazdığı ama rafa kaldırdığı bir roman taslağını keşfettiğinde, onun dehasını dünyaya kanıtlamayı kendine misyon edinir.
Betty’nin tutkusu sadece aşkla sınırlı değildir; o, her şeyi uçlarda yaşayan, haksızlığa ve vasatlığa tahammülü olmayan bir kadındır. İkilinin ilişkisi kasabadan Paris’e, oradan küçük bir piyano dükkanına uzanırken, Betty’nin zihinsel dengesi yavaş yavaş bozulmaya başlar. Zorg, sevdiği kadını kurtarmak için her şeyi feda etmeye hazırdır ancak Betty’nin içindeki fırtına dindirilemeyecek kadar büyüktür. Bu romantik dram, aşkın hem yaratıcı hem de yok edici gücünü spoilersız ama sarsıcı bir dille anlatır.
Béatrice Dalle, Betty rolündeki ilk sinema performansıyla sadece bir oyuncu değil, bir ikon haline geliyor. Karakterin vahşi güzelliğini, çocuksu masumiyetini ve ani öfke patlamalarını o kadar doğal yansıtıyor ki, izleyici üzerinde hipnotik bir etki bırakıyor. Jean-Hugues Anglade ise Zorg karakterinde, sabırlı ve sadık bir aşığın yaşadığı içsel yıkımı büyük bir başarıyla sergiliyor.
Gérard Darmon ve Consuelo de Haviland gibi yan oyuncular, hikayenin geçtiği bohem atmosferi editoryal olarak tamamlayan renkli karakterlere hayat veriyorlar. Dalle ve Anglade arasındaki kimya, filmi sıradan bir aşk hikayesi olmaktan çıkarıp sinema tarihinin en tutkulu birlikteliklerinden biri haline getiriyor.
Jean-Jacques Beineix tarafından yönetilen ve Philippe Djian'ın romanından uyarlanan film, "Cinéma du look" akımının en önemli temsilcilerinden biri kabul edilir. 1986 yapımı bu eser, canlı renk kullanımı, stilize edilmiş mekanları ve Gabriel Yared imzalı unutulmaz müzikleriyle tam bir görsel ve işitsel şölen sunar. 1987 yılında Yabancı Dilde En İyi Film dalında Oscar'a aday gösterilen yapım, cinselliği ve tutkuyu estetik bir dille işlerken, insan psikolojisinin karanlık labirentlerine girmekten de çekinmez.
Tutkulu aşk hikayelerinden hoşlananlar, Fransız sinemasının estetik anlayışına hayran olanlar ve karakter odaklı psikolojik dramlar arayanlar bu filmi mutlaka izlemeli. Sınırları zorlayan bir ilişkiyi ve sanatın iyileştirici ya da yıkıcı gücünü merak eden sinemaseverler için bu film bir başyapıttır.
Film, aşkın sadece bir duygu değil, bazen bir varoluş krizi olduğunu en çıplak haliyle gösteriyor. Béatrice Dalle’nin efsanevi performansı ve Gabriel Yared’in ruhu dinlendiren saksafon ezgileri için bile izlenmeye değer. 37°2 le matin, ana akım aşk filmlerinin aksine, sonu ne olursa olsun "gerçekten yaşamış" hissetmenin bedelini sorgulatıyor.
Yıkıcı Tutku: Bir aşkın hem inşa eden hem de her şeyi yakıp yıkan gücü.
Akıl Sağlığı: Toplumun normlarına uyamayan bir ruhun yavaş yavaş kopuşu.
Sanatsal Arayış: Hayatın sıradanlığı içinde anlam bulma çabası olarak edebiyat.
Koşulsuz Sadakat: Bir insanın sevgisi için ne kadar uzağa gidebileceği.
Eğer bu filmin yarattığı melankoliyi ve estetiği sevdiyseniz, bir diğer Beineix filmi olan Diva’yı veya Leos Carax imzalı Les Amants du Pont-Neuf (Köprüüstü Aşıkları) yapımını izleyebilirsiniz. Ayrıca tutku ve delilik teması için Last Tango in Paris bu türdeki güçlü sanat filmleri arasındadır.
Filmin orijinal adı olan "Sabah 37.2 Derece", hamile bir kadının sabahları vücut ısısının yükselmesine ve aynı zamanda tutkunun ateşine bir göndermedir.
Béatrice Dalle, bu filmden önce modellik yapıyordu ve bu rol onun uluslararası çapta tanınmasını sağladı.
Filmin orijinal süresi 2 saatin üzerindeyken, daha sonra sahnelerin kesilmediği 3 saatlik bir "Director's Cut" versiyonu da yayınlanmıştır.
37.2 derece, normal vücut ısısının biraz üzerindedir ve bu, filmde hem Betty'nin hamilelik şüphesine hem de karakterlerin içindeki sönmeyen tutku ateşine işaret eder.
Gabriel Yared tarafından bestelenen soundtrack, filmin hüznünü ve tutkusunu o kadar iyi yansıtır ki, filmden bağımsız olarak dünya çapında milyonlarca satmış bir klasik haline gelmiştir.
Evet, film çağdaş Fransız edebiyatının önemli isimlerinden Philippe Djian'ın aynı adlı çok satan romanından beyaz perdeye uyarlanmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...