

Dave / Captain

Gina Morrison

No. 3 - Cultural Officer

Dooley

No. 2 - Second-in-Command

No. 17

Knox

No. 4 - Security Officer

Engineer

Mark
Liberty Adası yakınlarına düşen tuhaf bir göktaşı gibi görünen aslında devasa bir mühendislik harikasıdır. Dışarıdan bakıldığında sıradan, takım elbiseli bir adam olan "Dave", aslında minyatür boyutlardaki uzaylı bir mürettebat tarafından yönetilen gelişmiş bir uzay gemisidir. Kendi gezegenlerini kurtarmak için ihtiyaç duydukları kristali aramak üzere Dünya'ya gelen bu küçük varlıklar, Dave'i bir insan gibi hareket ettirmeye çalışırken kendilerini büyük bir kargaşanın ortasında bulurlar.
Dave’in New York sokaklarındaki tuhaf ve mekanik hareketleri, etrafındaki insanlar tarafından şaşkınlıkla karşılansa da, bir anne ve oğlunun ona yardım etmesiyle işler değişir. Kendi görevleri olan okyanusların tuzunu çekip Dünya’yı yok etmek ile yeni tanıdıkları bu nazik insanların dostluğu arasında kalan uzaylı mürettebat, teknolojik bir karmaşadan duygusal bir keşfe doğru sürüklenir.
Filmin yükünü, hem uzay gemisi Dave'i hem de geminin içindeki küçük kaptanı canlandıran usta komedyen Eddie Murphy sırtlıyor. Murphy, bir makine gibi hareket eden Dave karakterindeki fiziksel komedi becerisiyle izleyiciyi kahkahaya boğarken, Kaptan rolünde ise disiplinli ama şaşkın bir lider portresi çiziyor. Oyuncunun aynı sahnede iki farklı karakterle girdiği etkileşimler, filmin mizah kalitesini artırıyor.
Kadroda Murphy’ye, Dave’in insani yönlerini keşfetmesine yardımcı olan Gina rolünde Elizabeth Banks eşlik ediyor. Banks’in samimi performansı, filmin aile bağlarını güçlendiren unsurlarından biri. Ayrıca Gabrielle Union, gemi mürettebatındaki önemli isimlerden biri olarak karşımıza çıkarken, filmin yan karakterleri New York’un kaotik yapısını başarıyla yansıtıyor.
Brian Robbins tarafından yönetilen film, fantastik bir fikri aile dostu bir komedi formatında sunuyor. Görsel efektlerin, özellikle geminin içindeki minyatür dünyanın tasarımıyla birleştiği sahneler oldukça yaratıcı. Filmin temposu, Dave’in bir insan gibi davranmaya çalışırken yaptığı sakarlıklar ve New York kültürüne adaptasyon süreci sayesinde oldukça akıcı bir şekilde ilerliyor. Temelde bir balık-su hikayesi olan yapım, dostluk ve vicdan temalarını eğlenceli bir dille işliyor.
Hafta sonu çocuklarıyla birlikte keyifli vakit geçirmek isteyen aileler için bu film mükemmel bir tercih. Eddie Murphy’nin klasikleşmiş yüz ifadeleri ve fiziksel şakalarından hoşlananlar ile hafif tonlu bilim-kurgu hikayelerini sevenler de filmden büyük keyif alacaktır. Hem çocuklara hitap eden görsel şakalar hem de yetişkinlerin yakalayabileceği ince espriler barındırması, filmi geniş bir kitle için uygun kılıyor.
"İçimizde aslında kim var?" sorusuna tam anlamıyla fiziksel bir cevap veren film, yaratıcı senaryosuyla benzerlerinden ayrılıyor. Bir insanın aslında yüzlerce küçük varlık tarafından yönetilen bir araç olduğu fikri, pek çok komik duruma kapı aralıyor. Ayrıca, teknoloji ve mantıkla hareket eden bir grubun, insani duyguları ve sevgiyi keşfetme süreci izleyiciye sıcak bir macera vadediyor.
Adaptasyon ve Kimlik: Tamamen yabancı bir dünyaya uyum sağlamaya çalışırken kendi benliğini keşfetme.
Dostluk ve Sadakat: Görev bilinci ile duygusal bağlar arasında kalan uzaylıların seçimleri.
İnsan Doğasını Anlamak: Dışarıdan bakıldığında tuhaf görünen insan davranışlarının aslında ne kadar değerli olduğu.
Eğer bu tarzdaki eğlenceli uzaylı hikayelerini seviyorsanız, bir adamın kafasının içinde yaşayan küçük varlıkları konu alan Ters Yüz (Inside Out) veya Will Smith’in başrolünde olduğu Siyah Giyen Adamlar (Men in Black) serisinin ilk filmlerini izleyebilirsiniz. Ayrıca yine bir aile komedisi olan Dr. Dolittle serisi de Eddie Murphy severler için harika bir alternatiftir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...