

Ayşe / Eleni
Mehmet
Chengiz

Tanassis
Feride

Selma

Muharrem
Niko
Zoe
Damoklia
1970’lerin ortasında, Karadeniz’in puslu bir sahil kasabasında yaşayan Ayşe (Rüçhan Çalışkur), hayatını hasta ablası Selma’ya adamış, kendi içine kapanık bir kadındır. Selma öldüğünde, Ayşe elli yıldır herkesten, hatta kendisinden bile sakladığı büyük bir sırla baş başa kalır: Ayşe aslında Eleni’dir.
1916 yılındaki zorunlu göç (mübadele) sırasında ailesinden kopan ve bir Türk ailesi tarafından evlat edinilen bir Rum kızıdır. Yıllarca dilini ve kimliğini bir gölge gibi saklayan Eleni, ablasının vefatıyla vicdan azabı ve yalnızlık içinde geçmişiyle yüzleşmeye karar verir. Küçük komşusu Mehmet’in yardımıyla, elli yıl önce kaybettiği kardeşi Niko’yu bulmak ve gerçek kimliğine veda etmek için Yunanistan’a uzanan hüzünlü bir yolculuğa çıkar.
Rüçhan Çalışkur (Ayşe / Eleni): Filmin en büyük gücü Çalışkur'un performansıdır. Tek bir kelime etmeden sadece bakışlarıyla yarım asırlık bir kederi izleyiciye geçirmeyi başarır.
Rıdvan Yağcı (Mehmet): Eleni’nin iç dünyasındaki buzu eriten, meraklı ve sadık komşu çocuğu.
İsmail Baysan: Karadeniz'in yerel dokusunu yansıtan karakterlerden biri.
Dimitris Kaberidis (Thanasis): Eleni’nin köklerine dönüş yolculuğunda önemli bir figür.
Suna Selen: Ayşe’nin hikâyesinde derinliği olan bir diğer önemli karakter.
Görsel Şölen: Yeşim Ustaoğlu, Karadeniz’in yağmurlu, sisli ve vahşi doğasını sadece bir dekor olarak değil, karakterlerin iç dünyasının (karmaşa, belirsizlik, hüzün) bir yansıması olarak kullanır.
Sessizliğin Gücü: Film, diyalogdan çok atmosfer ve duygularla konuşur. "Kim olduğumuz?" ve "Nereye ait olduğumuz?" sorularını büyük sloganlar atmadan, bir kadının sessiz acısı üzerinden sorar.
Toplumsal Bellek: Yakın tarihin unutturulmuş veya üstü örtülmüş sayfalarına (mübadele, kimlik değişimi) insani bir perspektifle ışık tutar.
Uluslararası Başarı: Film, İstanbul Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü ve Rüçhan Çalışkur ile En İyi Kadın Oyuncu ödüllerini almıştır.
Kimlik ve Sır: Gerçek benliğini saklamanın yarattığı psikolojik yük ve toplumsal korku.
Yurt ve Aidiyet: Doğduğun yer ile doyduğun yer arasındaki o ince, bazen de kopuk çizgi.
Vicdan Azabı: Geride bırakılan sevdiklerin ve yaşanamamış hayatların verdiği içsel huzursuzluk.
Filmdeki kurgusal mekanlar ve atmosfer, Yeşim Ustaoğlu'nun 70'li yıllara dair kendi çocukluk anılarından da izler taşır. Karadeniz kadınının dayanıklılığını dağların sertliğiyle sembolize eden film, Türk sinemasında "etnik kimlik" ve "göç" temalarını en naif ve şiirsel işleyen yapımlardan biridir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...