
Komedi, Dram, Romantik

Finnegan Bell

Estella

Walter Plane

Joe

Ms. Dinsmoor

Prisoner / Lustig

Jerry Ragno

Maggie

Erica Thall

Owen
Büyük Umutlar (Great Expectations), Florida'nın kıyılarında yaşayan fakir ama yetenekli bir çocuk olan Finn’in hikâyesini anlatıyor. Finn, gizemli ve zengin Bayan Dinsmoor tarafından, yeğeni Estella’ya arkadaşlık etmesi için malikanesine davet edilir. Finn, soğuk ve mesafeli Estella’ya ilk görüşte aşık olur; ancak Bayan Dinsmoor’un asıl amacı, Estella’yı erkeklerin kalbini kırmak üzere yetiştirerek kendi geçmişindeki intikamını almaktır.
Yıllar geçer ve Finn, New York'ta tanınmayan bir ressamken, kimliği belirsiz bir hayırseverin yardımıyla sanat dünyasında hızla yükselmeye başlar. Estella ile yolları modern sanatın kalbinde tekrar kesişir. Finn, "büyük umutlar" beslediği bu aşkın ve başarısının arkasındaki gerçek yüzlerle karşılaştığında, hayatın sandığından çok daha karmaşık ve sınıfsal bir oyun olduğunu fark edecektir. Film, çocukluktan yetişkinliğe uzanan bu sancılı büyüme hikâyesini, kaderin ördüğü gizemli ağlarla işler.
Filmin başrolünde, hırslı ve romantik ressam Finn rolüyle Ethan Hawke yer alıyor. Hawke, karakterin hem saflığını hem de sanatçı tutkusunu harika bir doğallıkla yansıtıyor. Ona eşlik eden Gwyneth Paltrow, ulaşılamaz, büyüleyici ve buz kraliçesi Estella rolünde kariyerinin en ikonik görünümlerinden birini sergiliyor.
Bayan Dinsmoor rolünde usta oyuncu Anne Bancroft, çılgınlık ve hüzün arasındaki o ince çizgide gezinerek unutulmaz bir performans sergiliyor. Finn’in hayatını değiştiren gizemli kaçak rolünde ise Robert De Niro, kısa ama filmin tüm gidişatını belirleyen ağırlığıyla kadronun kalitesini zirveye taşıyor.
Yönetmen Alfonso Cuarón, Dickens’ın Viktorya dönemi romanını 90’lı yılların estetiğiyle yeniden yorumlarken görsel dile öncelik veriyor. Filmin en dikkat çekici özelliği, neredeyse her sahnede hakim olan yeşil renk paletidir. Kostümlerden dekorlara kadar kullanılan bu yeşil tonları, umudu, kıskançlığı ve doğallığı simgelerken filme rüya gibi bir atmosfer katıyor. Cuarón, klasik bir metni modern bir "sanat filmi" havasına sokarak hem edebi derinliği koruyor hem de görsel bir başyapıt yaratıyor.
Klasik edebiyat uyarlamalarını modern bir dille izlemekten keyif alanlar ve görsel sinematografiye önem verenler bu filmi mutlaka izlemeli. Romantik dram türünün en estetik örneklerinden biri olan bu yapım, karşılıksız aşkın ve sınıfsal çatışmanın hüzünlü atmosferini sevenler için biçilmiş kaftandır. Ayrıca Ethan Hawke ve Gwyneth Paltrow’un 90’lardaki o meşhur kimyasını merak edenler için kaçırılmaması gereken bir film.
Film, Patrick Doyle’un hüzünlü müzikleri ve Francesco Clemente’nin film için özel olarak hazırladığı muhteşem resimlerle sadece bir hikâye değil, bir sanat deneyimi sunuyor. "Kaderimizi kim kontrol ediyor?" sorusuna verdiği duygusal cevaplar ve karakterlerin yıllar içindeki değişimi izleyiciyi derinden etkiliyor. Estella ve Finn arasındaki o meşhur fıskiye sahnesi gibi anlar, sinema tarihinin en estetik romantik sekansları arasında kabul edilir.
Karşılıksız Aşk: Birine duyulan saplantılı tutkunun insanın hayatını nasıl şekillendirdiği.
Sınıfsal Farklar: Fakir bir balıkçı kasabasından New York'un elit sanat çevrelerine uzanan zorlu yolculuk.
Kader ve Hayırseverlik: Hayatımızdaki başarıların bazen hiç beklemediğimiz karanlık eller tarafından yönlendirilmesi.
Sanatın İyileştirici Gücü: Finn’in acılarını ve aşkını tuvaline yansıtarak kendini var etme çabası.
Bu tarz edebi ve estetik dramaları sevdiyseniz; bir diğer modern klasik olan Romeo + Juliet (1996) veya yine Cuarón’un yönettiği büyüleyici Küçük Prenses (A Little Princess) filmlerine göz atabilirsiniz. Ayrıca sanat ve saplantı temalı Senden Nefret Etmemin 10 Sebebi (daha hafif bir ton için) veya Aşkın Gücü (What Dreams May Come) ilginizi çekebilir.
Filmdeki tüm resimler, ünlü İtalyan ressam Francesco Clemente tarafından bu film için özel olarak yapılmıştır.
Yönetmen Alfonso Cuarón, karakterlerin isimlerini modernize etmiştir (Pip yerine Finn, Miss Havisham yerine Bayan Dinsmoor gibi).
Gwyneth Paltrow’un film boyunca giydiği neredeyse tüm kıyafetler, Donna Karan tarafından filmdeki "yeşil" temasına uygun olarak tasarlanmıştır.
Temel olay örgüsü ve karakter arkları kitaba sadıktır; ancak mekân 19. yüzyıl Londra’sından 20. yüzyıl sonu Amerika’sına taşınmış ve bazı detaylar modernize edilmiştir.
Yeşil, yönetmen Cuarón tarafından "doğum, umut, para ve kıskançlık" gibi temaları görsel olarak vurgulamak için seçilen ana sanatsal dildir.
Evet, özellikle Chris Cornell, Tori Amos ve Duncan Sheik gibi isimlerin yer aldığı soundtrack albümü, döneminin en sevilen alternatif müzik listelerinden biri olmuştur.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...