
Dram, Gerilim

Boris

Taksista

Mane
Aleksandar 'Aca' Viktorović

Jovan

Policajac

Starac

Sveta

Acin otac

Vozač autobusa
Bure Baruta, 1990'lı yılların ortasında, savaşın gölgesindeki Belgrad'da geçen ve tek bir gecenin karanlığına sığdırılan sarsıcı bir hikâye anlatıyor. Şehirdeki insanların barut fıçısına dönmüş ruh hallerini merkezine alan yapım, birbirine pamuk ipliğiyle bağlı yirmi farklı karakterin yollarının şiddet, öfke ve çaresizlik ekseninde kesişmesini konu alıyor.
Film, barışın hüküm sürdüğü iddia edilen ama şiddetin her köşe başında pusuya yattığı bir atmosferde, toplumsal çürümenin birey üzerindeki etkilerini tüm çıplaklığıyla sergiliyor. Rastgele bir trafik tartışmasının, eski bir dostluğun hesaplaşmasının ya da bir otobüs yolculuğunun nasıl birer infiale dönüşebileceğini izlerken, izleyici Balkan coğrafyasının o dönemki psikolojik röntgenini çekiyor.
Filmin başarısının arkasında, her biri Balkan sinemasının devleşen isimlerinden oluşan geniş bir kadro yer alıyor. Miki Manojlovic, geçmişin hayaletleriyle boğuşan bir adamı canlandırırken sergilediği ağırbaşlı ama patlamaya hazır performansıyla filmin duygusal yükünü sırtlıyor.
Lazar Ristovski ise karizmatik ama tekinsiz duruşuyla dönemin kaotik figürlerini başarıyla temsil ediyor. Kadroda yer alan Bogdan Diklic ve Dragan Nikolic gibi isimler, karakterlerinin içine düştüğü absürt ve trajik durumları o kadar doğal yansıtıyorlar ki, izleyici kendisini Belgrad’ın o dumanlı gecesinde bir gözlemci gibi hissediyor. Her bir oyuncu, toplumsal cinnetin farklı bir yüzünü ustalıkla sahneliyor.
Yönetmen Goran Paskaljevic, bu yapıtıyla sadece bir film değil, aynı zamanda bir dönem eleştirisi sunuyor. Filmin temposu, adeta bir saatin tiktakları gibi gerilimi adım adım tırmandırıyor. Anlatım dili oldukça sert ve doğrudan; ancak bu sertliğin arasına serpiştirilen kara mizah, filmi izlenebilir kılan en önemli unsurlardan biri. Balkanların hüzünlü müziği ve Belgrad’ın puslu sokakları, filmin atmosferini tamamlayan birer karakter gibi işlenmiş.
Savaşın cephe gerisindeki psikolojik yıkımını merak edenler ve politik dram türünden hoşlanan sinemaseverler bu filmi mutlaka listesine almalı. Eğer doğrusal olmayan bir olay örgüsüyle birbirine bağlanan hikâyeleri seviyorsanız, bu kült film size aradığınız derinliği sunacaktır. Aynı zamanda toplumsal analiz içeren Avrupa sineması tutkunları için de eşsiz bir seyir deneyimi vaat ediyor.
Bure Baruta, şiddetin sadece fiziksel değil, ruhsal bir salgın gibi nasıl yayıldığını en iyi anlatan yapımlardan biridir. Filmi benzerlerinden ayıran en temel özellik, izleyiciye bir "kurban" ya da "suçlu" seçme şansı tanımamasıdır; herkes hem suçlu hem de mağdur konumundadır. Balkan ruhunun o meşhur "neşe ile kederin iç içe geçmesi" halini bu kadar vurucu işleyen çok az film bulunur.
Toplumsal Cinnet: Savaş sonrası toplumun her an patlamaya hazır bir barut fıçısına dönüşmesi.
Kader Birliği: Birbirini tanımayan insanların şiddet sarmalında yollarının kesişmesi.
İntikam ve Hesaplaşma: Geçmişin bitmek bilmeyen sancıları ve kişisel adalet arayışı.
Çaresizlik: Karakterlerin kendi hayatları üzerindeki kontrolü kaybetmiş olmaları.
Eğer bu filmin yarattığı atmosferi sevdiyseniz, Danis Tanovic’in No Man's Land (Tarafsız Bölge) filmini mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca Emir Kusturica imzalı Underground (Yeraltı), Balkanlar'ın tarihsel ve sosyolojik yapısını anlamak için bu filmle mükemmel bir ikili oluşturur. Daha modern ve şiddet odaklı bir kesişen hayatlar öyküsü arayanlar için ise Amores Perros (Paramparça Aşklar ve Köpekler) güçlü bir alternatif olabilir.
Film, Dejan Dukovski'nin aynı adlı tiyatro oyunundan sinemaya uyarlanmıştır. Venedik Film Festivali'nde FIPRESCI Ödülü kazanan yapım, uluslararası arenada büyük ses getirmiştir. Çekimler sırasında Belgrad'ın gerçek atmosferini yansıtmak adına doğal ışık ve mekanların dokusuna sadık kalınmıştır.
Filmde fiziksel şiddetten ziyade psikolojik gerilim ön plandadır. Şiddet anidir ve grafiksel olmaktan ziyade anlamsızlığıyla izleyiciyi sarsmayı hedefler.
Balkan coğrafyası tarih boyunca "Avrupa'nın barut fıçısı" olarak adlandırılmıştır; film bu metaforu hem bölge hem de karakterlerin patlamaya hazır ruh halleri için kullanır.
Klasik bir mutlu son ya da kesin bir çözüm beklememelisiniz. Film, yaşamın ve kaosun devam eden doğasına uygun olarak daha çok bir kesit sunar.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...