

Naşit Nefi Efendi

Fikriye

Mesmer

İrfan Kahya

Gülendam

Salime

Kenan
Binnaz

-

Emine Yenge
Genç bir dul olan Fikriye, dönemin İstanbul’unda hakkında pek çok ürkütücü söylenti bulunan Naşit Nefi Efendi’nin köşküne gelin gider. Ancak bu evlilik, sıradan bir birleşmeden ziyade köşkteki karanlık sırların kapısını aralayan bir başlangıç olur. Naşit Nefi, çevresi tarafından bir "cadı" tarafından kuşatıldığına inanılan, münzevi ve korkutucu bir adamdır. Fikriye, bir yandan köşkün soğuk koridorlarında yankılanan tuhaf seslerle baş etmeye çalışırken, diğer yandan Naşit Nefi’nin geçmişindeki kan donduran gerçekleri keşfeder.
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın aynı adlı klasik eserinden uyarlanan film, batıl inançlar ile gerçeklik arasındaki ince çizgide yürürken, izleyiciyi Osmanlı’nın mistik atmosferine hapsediyor. Köşkte yaşanan doğaüstü olaylar arttıkça, Fikriye’nin hayatta kalma mücadelesi bir dedektiflik hikâyesine evrilir. Cadı, toplumsal tabuların ve kadın kimliğinin baskılandığı bir dönemde, korkunun nasıl bir güç gösterisine dönüşebileceğini sarsıcı bir dille anlatıyor.
Filmin başrollerini paylaşan Furkan Andıç ve Buse Meral, karakterlerin ruhsal derinliklerini ve aralarındaki tekinsiz bağı izleyiciye başarıyla aktarıyor. Buse Meral, Fikriye karakterinde meraklı ve cesur bir kadının portresini çizerken; Furkan Andıç, Naşit Nefi rolüyle gizemli, hırçın ve iç dünyası paramparça bir adamı ustalıkla canlandırıyor.
Kadrodaki tecrübeli isimler olan Çağdaş Onur Öztürk ve Süreyya Kilimci, hikâyenin geçtiği dönemin sosyal yapısını ve mistik havasını güçlendiren performanslar sergiliyorlar. Oyuncuların rollerine olan editoryal katkısı, filmi sıradan bir korku türünden çıkarıp, atmosferi yüksek bir dönem dramasına dönüştürüyor.
Yönetmen Erman Bostan, Hüseyin Rahmi’nin edebiyatımızdaki o kendine has mizahi ve gotik dilini sinematografik bir başarıyla harmanlamış. Filmin sanat yönetimi ve kostüm tasarımı, 1900’lerin başındaki İstanbul’u tüm ihtişamı ve karanlığıyla yeniden inşa ediyor. Temposu, gizem dozunun her sahnede katlanarak arttığı bir gerilim filmi dinamiğinde ilerliyor. Ses tasarımı ve ışık oyunları, izleyiciyi Naşit Nefi Efendi’nin köşkünde her an bir köşeden bir şey çıkacakmış gibi tetikte tutuyor.
Klasik edebiyat uyarlamalarına ilgi duyanlar, dönem filmlerinin atmosferinden hoşlananlar ve psikolojik gerilim tutkunları için bu yapım kaçırılmaması gereken bir deneyim. Eğer "The Others" veya "Crimson Peak" gibi gotik ve gizemli evlerde geçen yabancı film örneklerini seviyorsanız, Türk sinemasının bu özgün denemesi sizi tatmin edecektir. Ayrıca mistik halk hikâyeleri ve İstanbul’un eski karanlık efsanelerine meraklı izleyiciler için de harika bir seçenek.
Türk edebiyatının en önemli eserlerinden birinin, modern sinema teknikleriyle ve yüksek prodüksiyon kalitesiyle beyazperdeye aktarılması filmi izlemek için en büyük sebep. Sadece bir korku hikâyesi anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda kadının toplumdaki yerini ve batıl inançların insan zihni üzerindeki yıkıcı etkisini de sorguluyor. Görsel bir şölen sunan bu yerli film, izleyiciyi hem ürpertmeyi hem de düşündürmeyi hedefliyor.
Batıl İnanç ve Akıl: Halk arasındaki doğaüstü korkuların, mantıklı bir açıklamayla olan çatışması.
Kadın ve Hayatta Kalma: Baskıcı bir ortamda bir kadının kendi iradesiyle gerçeği arama mücadelesi.
Geçmişin Hayaletleri: Sırların ve işlenen suçların, üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin peşinizi bırakmaması.
Gulyabani: Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın bir başka eserinden uyarlanan ve korkuyla mizahı birleştiren klasik bir yapımdır.
Dabbe: Anadolu'nun mistik ve karanlık inançlarını temel alan yerli bir korku filmi serisidir.
Öksüzler (The Orphanage): Gizemli bir geçmişe sahip bir evde yaşanan tekinsiz olayları konu alan başarılı bir örnektir.
Film, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın 1912 yılında yayımlanan ve edebiyatımızdaki ilk "gotik" denemelerden biri sayılan romanından uyarlandı.
Çekimler için İstanbul’un tarihi dokusunu yansıtan ve hikâyenin ruhuna uygun gerçek köşkler ve platolar kullanıldı.
Filmin müzikleri, dönemin ruhunu yansıtan geleneksel tınılar ile modern gerilim unsurlarını birleştirecek şekilde özel olarak bestelendi.
Film, kanlı sahnelerden ziyade atmosferik gerilim ve psikolojik korku unsurlarına odaklanan, izleyiciyi huzursuz eden gizemli bir yapıya sahiptir.
Senaryo, kitabın ana olay örgüsüne ve felsefesine sadık kalsa da, görsel anlatımı güçlendirmek adına bazı sahnelerde modern sinema diline uygun dokunuşlar yapılmıştır.
Filmin başrollerinde Naşit Nefi Efendi karakteriyle Furkan Andıç ve Fikriye karakteriyle Buse Meral yer alıyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...