

Ilyas Bazna

Cornelia Kapp

Wellington

Moyzisch

Sir Hughe Knatchbull-Hugessen

Franz von Papen

Wife Frans von Papen

Numan Menemencioğlu

Yugoslavian Butler

Nevin
1940’lı yıllarda, İkinci Dünya Savaşı tüm dünyayı ateşe atmışken, Türkiye tarafsızlığını korumaya çalışmaktadır. Ancak Ankara, casusların ve diplomatik satranç oyunlarının merkezi haline gelmiştir. İlyas Bazna, İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi’nin uşağıdır. Kimsenin dikkatini çekmeyen bu "sıradan" adam, aslında İngilizlerin en gizli belgelerine erişebilmektedir.
"Çiçero" kod adıyla Almanlara gizli belgeler satmaya başlayan Bazna, savaşın gidişatını etkileyecek hayati bilgileri sızdırır. Ancak film, sadece bir casusluk hikâyesi değildir. Arka planda, Nazilerin engelli bireylere yönelik uyguladığı T4 operasyonu gibi insanlık dışı projeleri ve Bazna'nın bu vahşetle olan kişisel çatışmasını da işler. Çiçero, hem kendi çıkarlarını koruyan bir adamın hem de büyük bir vicdan azabının hikâyesidir.
Film, karakterlerin psikolojik derinliğini yansıtan güçlü bir kadroya sahiptir:
Erdal Beşikçioğlu (İlyas Bazna / Çiçero): Soğukkanlı, zeki ve gizemli casus rolünde muazzam bir performans sergiliyor. Beşikçioğlu, karakterin hem pragmatik hem de duygusal yanlarını başarıyla dengeliyor.
Burcu Biricik (Cornelia Capp): Hikâyenin duygusal merkezinde yer alan, dramatik derinliğiyle filmin tonunu yükselten bir performans sunuyor.
Ertan Saban: Dönemin atmosferine uygun, etkileyici oyunculuğuyla hikâyeyi güçlendiriyor.
Tamer Levent ve Mehmet Ulay: Tecrübeli isimler, diplomatik kanadın ağırlığını filme katıyor.
Yönetmenliğini Serdar Akar'ın üstlendiği film, Türk sinemasında nadir görülen kalitede bir dönem prodüksiyonudur. 1940’ların Ankara’sı, kostümleri, otomobilleri ve mekan tasarımlarıyla oldukça inandırıcı bir şekilde yeniden inşa edilmiştir.
Sinematografik açıdan film, karanlık ve gerilimli bir atmosfere sahip. Sadece aksiyon veya casusluk sahneleriyle değil, aynı zamanda etik ve ahlaki sorgulamalarla da izleyiciyi düşündürmeyi hedefliyor. Özellikle "T4" planına yapılan vurgu, filmi sıradan bir casusluk macerasından çıkarıp bir insanlık dramına dönüştürüyor.
Gerçek Bir Casusluk Öyküsü: Tarihin en büyük istihbarat skandallarından birini Türk perspektifiyle izlemek oldukça merak uyandırıcı.
Erdal Beşikçioğlu Performansı: Usta oyuncunun ekranı dolduran karizması ve karakteri yaşayış biçimi tek başına izleme sebebi.
Tarihsel Derinlik: İkinci Dünya Savaşı sırasında Türkiye'nin içinde bulunduğu denge politikasını ve dönemin gergin atmosferini anlamak adına önemli bir yapım.
İlyas Bazna, tarihte Almanlardan aldığı sahte sterlinlerle kandırılan casus olarak da bilinir. Filmin bu ironik ve trajik sona nasıl yaklaştığı, hikâyenin en can alıcı noktalarından biridir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...