
-

-

-

-

-
-
-

-
-

-
1492 yılında İspanya’da Kraliçe Isabella’nın fermanıyla yüzyıllardır süren dinler arası barış yerini karanlık bir zulme bırakır. Ülkenin sadece Katoliklerden oluşmasına karar verilmesi, Yahudi ve Müslüman toplumlar için büyük bir sürgün ve kıyım dönemini başlatır. Hikâyenin merkezinde, bu kaotik dönemde hayatta kalmaya çalışan Joshua adında genç bir Yahudi yer alır. Joshua, canını kurtarmak ve inancını özgürce yaşayabilmek umuduyla İspanya’dan Sicilya’ya kadar uzanan tehlikeli bir yola çıkar.
Joshua’nın yaşadığı trajedi, aslında 1500 yıl önce benzer bir coğrafyada çarmıha gerilen adaşı Nasıralı İsa’nın (İbranice adıyla Yeşua/Joshua) kaderiyle mistik bir paralellik sergiler. Ancak bu kez ironik bir şekilde, onun ölüm fermanını hazırlayanlar ve ona zulmedenler, İsa’nın temsil ettiğini iddia eden Kilise’nin ta kendisidir. Film, hoşgörünün bittiği ve dinin bir baskı aracı haline getirildiği bir dönemde, saf bir inancın nasıl kurban edildiğini sarsıcı bir dille işliyor.
Filmin başrolünde Joshua karakterine hayat veren genç yetenek, karakterin yaşadığı içsel çatışmaları ve fiziksel acıları büyük bir samimiyetle yansıtıyor. Joshua’nın masumiyeti ile çevresindeki dünyanın gaddarlığı arasındaki tezat, oyuncunun performansı sayesinde filmin duygusal yükünü zirveye taşıyor. Engizisyon hakimlerini ve kilise yetkililerini canlandıran yardımcı oyuncular ise "kötülüğün sıradanlığını" ve dogmatik körlüğü başarıyla temsil ediyorlar.
Oyuncu kadrosu, özellikle dönemin ağır atmosferine uygun olarak seçilmiş yüz hatları ve performanslarıyla, izleyiciyi 15. yüzyılın o puslu ve tekinsiz dünyasına kolayca adapte ediyor. Karakterlerin arasındaki diyaloglar, bir boksörün ringdeki mücadelesi kadar sert ve editoryal bir derinliğe sahip.
Yönetmen, bu yapımda tarihin en karanlık dönemlerinden birini görsel bir ağıta dönüştürüyor. Çile (The Passion / La Passione di Giosuè l'Ebreo), sadece tarihi bir dram değil, aynı zamanda dinler arası hoşgörüsüzlüğe atılmış sert bir tokat niteliğinde. Filmin görsel dili, dönemin sanat eserlerini andıran ışık ve gölge oyunlarıyla bezeli. Anlatım, Joshua’nın hikâyesi ile Hz. İsa’nın çilesi arasındaki metaforik bağı ustalıkla kurarken, Kilise’nin o dönemdeki yozlaşmış yapısını eleştirmekten çekinmiyor. Tempo, yaşanan acının ağırlığına uygun olarak ağır ve vakur ilerliyor.
Tarihi olayların insan ruhu üzerindeki etkisini merak edenler ve inanç sistemlerinin toplumsal yansımalarını sorgulayan izleyiciler için bu film mutlaka görülmesi gereken bir eser. Eğer görsel estetiği yüksek, felsefi ve dini alt metni zengin bir +18 yapım arıyorsanız Çile sizi derinden etkileyecektir. Bağımsız sinemanın nitelikli örneklerine ilgi duyanlar için bu yapım sarsıcı bir platform filmi deneyimi vadediyor.
Film, Yahudi soykırımına (Holokost) giden yolun taşlarının yüzyıllar öncesinden nasıl döşendiğini göstermesi açısından tarihi bir öneme sahip. "Sevgi" ve "hoşgörü" üzerine kurulu bir öğretinin, iktidar hırsıyla nasıl bir şiddet mekanizmasına dönüştürülebildiğini görmek sarsıcı bir deneyim sunuyor. Joshua’nın hikâyesi üzerinden anlatılan bu trajedi, izleyiciye adalet, inanç ve merhamet gibi evrensel kavramları yeniden sorgulatıyor.
Dini Tahammülsüzlük: Bir inancın, diğerlerini yok ederek tek tipleşme çabası.
Kurban Ritüeli: Joshua’nın kaderi üzerinden masumiyetin her devirde kurban edilişi.
İroni ve Eleştiri: İsa’nın öğretilerini savunanların, İsa’nın soydaşlarına zulmetmesi.
Sürgün ve Aidiyet: Topraklarından sökülüp atılan bir halkın kimlik arayışı.
Bu türdeki epik ve sarsıcı tarihi dramaları sevdiyseniz, yine Engizisyon dönemini işleyen Goya'nın Hayaletleri veya daha modern bir perspektiften din ve otoriteyi sorgulayan Silence (Sessizlik) filmlerine göz atabilirsiniz. Ayrıca Yahudi tarihinin farklı bir dönemindeki trajediyi anlatan Kara Kitap, bu suç ve dram dolu atmosfer için tamamlayıcı bir tercih olabilir.
Film, İtalya ve Sicilya’nın tarihi mekanlarında çekilerek 15. yüzyıl atmosferi aslına uygun şekilde yeniden inşa edilmiştir. Yönetmen, Joshua’nın çilesini Hz. İsa’nın duraklarıyla sembolik olarak eşleştirmek için özel bir senaryo kurgusu kullanmıştır. Film, yayınlandığı dönemde dini çevrelerde çeşitli tartışmalara yol açsa da, sanatsal kalitesi ve cesur anlatımıyla birçok uluslararası platformda takdir toplamıştır.
Joshua, hem ismiyle (Yeşua/İsa) hem de uğradığı haksız zulüm, yargılanma süreci ve masumiyetiyle, Hristiyan teolojisindeki İsa figürünün tarihsel bir izdüşümü olarak kurgulanmıştır.
1492 Elhamra Kararnamesi ve Yahudilerin İspanya'dan sürülmesi tarihi bir gerçektir; Joshua’nın hikâyesi ise bu büyük trajediyi bireysel bir karakter üzerinden anlatan kurgusal bir anlatıdır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...