
Film, 1970'lerin başında Madrid'de bir otobüste dünyaya gelen Victor’un hikayesiyle başlar. Bu sıradışı doğum, karakterin hayatı boyunca peşini bırakmayacak olan "tesadüfler zincirinin" ilk halkasıdır. Yıllar sonra Victor’un yolu, kısa süreli bir yakınlaşma yaşadığı Elena ile tekrar kesişir. Ancak bu karşılaşma, sadece iki insanın değil, iki polisin de dahil olduğu şiddet dolu ve trajik bir olayla sonuçlanır. Carne Trémula, bir anlık öfkenin ve patlayan bir silahın, beş farklı hayatı nasıl içinden çıkılmaz bir kördüğüme dönüştürdüğünü gözler önüne seriyor.
Hapisten çıkan Victor, artık sadece eski aşkının peşinde değil, aynı zamanda hayatını çalan geçmişin de izindedir. Ancak döndüğünde hiçbir şey bıraktığı gibi değildir; roller değişmiş, kurbanlar ve suçlular birbirine karışmıştır. Pedro Almodóvar, Carne Trémula filminde sadakat ve ihanet arasındaki o ince çizgiyi, karakterlerin derin psikolojik analizleriyle harmanlayarak sunuyor. Javier Bardem’in unutulmaz performansıyla devleştiği bu yapımda, bedensel engellerin ve ruhsal yaraların gölgesinde yeşeren karmaşık ilişkiler anlatılıyor.
Görsel estetiği, canlı renk paleti ve etkileyici müzikleriyle Carne Trémula, yönetmenin olgunluk dönemine geçişinin en parlak kanıtlarından biri. Almodóvar, bu filmde melodram öğelerini gerilimle ustaca birleştirirken, İspanya’nın toplumsal değişimini de arka plana nakış gibi işliyor. Carne Trémula, izleyiciye sadece bir aşk hikayesi değil; affetmenin, saplantının ve hayata yeniden tutunmanın epik bir öyküsünü vaat ediyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...