

Defne

Ferhat

-
-

-

-

-

-

-
-
1993 yılının sıcak yaz aylarında, Antakya’nın kadim sokaklarında geçen hikaye, üniversite sınavına hazırlanan Defne’nin etrafında şekilleniyor. Defne, bir yandan geleceğini kurma hayalleri kurarken, diğer yandan iki kardeşin kendisine duyduğu aşkın ve şehrin üzerindeki siyasi gerilimin ortasında kalır. Bir yanda çocukluk arkadaşı olan romantik ruhlu Ferhat, diğer yanda ise hayata daha sert ve politik bir pencereden bakan ağabeyi Leyman vardır.
Şehir, Suriye sınırındaki gerginlikler ve faili meçhul cinayetlerin yarattığı tedirginlikle sarsılırken, Defne ve çevresindekiler için hayatın akışı geri dönülemez şekilde değişmeye başlar. Film, sadece bir genç kızın büyüme sancılarını değil, aynı zamanda Türkiye'nin o dönemdeki kaotik siyasi atmosferinin bireylerin hayatlarını nasıl darmadağın ettiğini spoilersız bir dille aktarıyor. Aşkın, vedanın ve toplumsal hafızanın iç içe geçtiği bu anlatı, bir mevsimin bir ömrü nasıl değiştirebileceğini gösteriyor.
Defne karakterine hayat veren Hande Subaşı, karakterinin içsel karmaşasını ve duru güzelliğini başarıyla yansıtıyor. Gökhan Alkan ve Mert Yavuzcan, Defne'ye aşık olan iki farklı karakteri canlandırırken aralarındaki kardeşlik bağının çatışmasını izleyiciye hissettirmeyi başarıyorlar. Usta oyuncu Zeynep Ankudowicz ve kadronun diğer isimleri, Antakya’nın o dönemdeki aile yapısını ve sosyal dokusunu güçlendiren performanslar sergiliyor.
Yönetmen Mehmet Öztürk’ün kendi romanından sinemaya uyarladığı Defne'nin Bir Mevsimi, tipik bir aşk filmi olmanın ötesinde, derinlikli bir dönem panaroması çiziyor. Antakya’nın dar sokakları, taş evleri ve çok sesli kültürü, filmin en güçlü görsel ögeleri arasında yer alıyor. Yönetmen, politik gerilimi hikayenin içine bağırmadan ama etkili bir şekilde yedirerek, kişisel trajedilerin toplumsal olaylarla nasıl kesiştiğini ustalıkla işliyor. Filmin şiirsel dili ve melankolik atmosferi, izleyiciyi 90’lı yılların o hüzünlü havasına geri götürüyor.
Dönem filmlerinden hoşlanan, 90'lı yılların Türkiye atmosferini merak eden ve nostaljik hikayelerden keyif alan izleyiciler için bu yapım oldukça uygun. Eğer bir bölgenin ruhunu yansıtan, içinde hem aşk hem de toplumsal gerçeklik barındıran dram filmleri ilginizi çekiyorsa, bu hikayeyi mutlaka izlemelisiniz. Özellikle Antakya kültürüne ilgi duyanlar için görsel bir şölen niteliğinde olan bu bağımsız sinema örneği, rafine bir zevke hitap ediyor.
Film, Antakya’nın eşsiz coğrafyasını bir dekor olarak değil, hikayenin yaşayan bir parçası olarak sunuyor. Aşkın en masum hali ile siyasetin en sert yüzünün nasıl çarpıştığını görmek çarpıcı bir deneyim sunuyor. Türk sinemasında nadir görülen o puslu ama samimi dönem havasını solumak ve bir genç kızın "bir mevsimde" nasıl olgunlaştığına tanık olmak için izlenmesi gereken yapımlardan biri.
Büyüme Sancısı: Genç bir kadının hayaller ve gerçekler arasındaki zorunlu tercihi.
Toplumsal Bellek: 90’lı yılların siyasi ikliminin bireysel kaderler üzerindeki yıkıcı etkisi.
Kardeşlik ve Rekabet: Aynı kişiye duyulan aşkın iki kardeş arasındaki bağı test etmesi.
Bu filmin yarattığı nostaljik ve politik atmosfer hoşunuza gittiyse, yine bir dönemi ve aşkı merkezine alan Güz Sancısı veya Antakya'nın o büyüleyici dokusunu farklı bir dille sunan Asi (dizi olsa da benzer ruhu taşır) gibi yapımlara göz atabilirsiniz. Ayrıca bir büyüme hikayesi ve dönem draması olarak Mavi Gözlü Dev de ilginizi çekebilir.
Film, yönetmen Mehmet Öztürk'ün aynı adlı romanından sinemaya uyarlanmıştır.
Çekimlerin tamamı hikayenin geçtiği yer olan Hatay/Antakya ve çevresinde gerçekleştirilmiştir.
Film, Montreal Dünya Film Festivali dahil olmak üzere birçok uluslararası festivalde gösterilmiş ve Antakya'nın kültürel zenginliğini dünyaya tanıtmıştır.
Film, hikayenin ruhuna sadık kalınarak tamamen Hatay'ın merkezi Antakya'da ve Defne ilçesinin tarihi mekanlarında çekilmiştir.
Film bir biyografi olmasa da, 1990'lı yılların başında Antakya'da ve Türkiye genelinde yaşanan siyasi atmosferden ve gerçek toplumsal olaylardan esinlenilerek kurgulanmıştır.
Siyaset, hikayenin arka planındaki belirleyici güçtür; ancak film odak noktasını her zaman karakterlerin duyguları ve insani ilişkileri üzerinde tutar.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...