
Film, mesleki bir travmanın gölgesinde yaşayan polis memuru Halil’in hikâyesini merkezine alıyor. Halil, görev başındayken bir kaçak göçmeni kazara vurmuş ve bu olayın ruhsal yüküyle Dalyan’daki baba ocağına sığınmıştır. Ancak kader, onu kaçmaya çalıştığı gerçekle Dalyan kıyılarında tekrar yüzleştirir. İnsan kaçakçılığı yapan bir teknenin Aşı Koyu açıklarında batması sonucu sahile vuran küçük Afrikalı çocuk Jordan’ı Halil bulur.
Halil, başlangıçta bu duruma mesafeli durmaya çalışsa da, Jordan’ın babasına ulaşma arzusu ve hastanedeki hemşire Yaren’in baskılarıyla kendini bir iyilik hareketinin içinde bulur. Bu süreçte hikâyeye dahil olan Melek Dinç ise Jordan’a annelik yapan, kendisi de kaçak bir göçmen olan Ganalı bir kadındır. Film, bir yandan Halil’in kendi vicdanıyla hesaplaşmasını işlerken, diğer yandan Ege’nin masmavi sularının aslında ne kadar çok umudu ve trajediyi yuttuğunu sessiz ama güçlü bir dille anlatıyor.
Filmin başrolünde, içsel çatışmalarını ve pişmanlığını durgun bir performansla başarıyla yansıtan Onur Saylak yer alıyor. Saylak, Halil karakterinin yaşadığı o "eşikte olma" halini izleyiciye çok net hissettiriyor. Ona eşlik eden Ahu Türkpençe, idealist ve duyarlı hemşire Yaren rolünde filmin insani vicdanını temsil ediyor.
Jordan karakterine hayat veren çocuk oyuncu Jordan Boyner, dili ve kültürü farklı olmasına rağmen bakışlarıyla filmin en etkileyici performanslarından birine imza atıyor. Kadroda ayrıca Ganalı göçmen Melek karakteriyle yer alan oyuncu, hikâyenin gerçekçilik dozunu artıran editoryal bir derinlik sunuyor. Oyuncuların tamamı, Ege’nin yerel dokusunu ve göçmenlik meselesinin soğuk yüzünü dengeleyen samimi bir oyunculuk sergiliyorlar.
Yönetmenliğini Nesli Çölgeçen’in üstlendiği Denizden Gelen, Türk sinemasında göçmenlik ve insan kaçakçılığı meselesine "ötekinin" gözünden değil, o trajedinin bir parçası haline gelmiş "bizden" birinin (Halil) gözünden bakıyor. 1 saat 47 dakikalık süresi boyunca film, Dalyan’ın kartpostal güzelliğindeki manzaralarını, suyun altındaki karanlık gerçeklerle tezat oluşturacak şekilde kullanıyor. Tempo oldukça dingin ve karakter odaklı ilerliyor; bu da izleyicinin Halil’in vicdan azabını ve Jordan’ın çaresizliğini daha derinden hissetmesini sağlıyor.
Toplumsal duyarlılığı yüksek hikâyelerden hoşlanan, mülteci sorunu ve insan hakları gibi evrensel temaları dert edinen sinemaseverler bu filmi kesinlikle kaçırmamalı. Eğer Zerre veya Babamın Kanatları gibi gerçekçi dramları seviyorsanız, Denizden Gelen size benzer bir derinlik sunacaktır. Sakin bir tempoda ilerleyen ama finalinde izleyiciyi düşündüren kaliteli bir platform filmi arayanlar için çok doğru bir tercih.
Filmi izlemek için en büyük sebep, "katil ile kurban" arasındaki o ince çizginin nasıl silindiğini görmektir. Halil’in vurduğu göçmen ile kurtarmaya çalıştığı Jordan arasındaki bağ, vicdanın mekan tanımadığını kanıtlıyor. Ayrıca film, Ege’yi sadece tatil beldesi olarak gören algıyı kırarak, o suların ardındaki dramatik göç rotalarına dikkat çekiyor. Sinematografik açıdan hem görsel bir huzur hem de ruhsal bir sarsıntı vaat eden nadir yerli yapımlardan biri olması sebebiyle izlenmeye değer.
Vicdan ve Kefaret: İşlenen bir hatanın ardından gelen özür ve kendini affettirme çabası.
Göçmenlik ve Sınırlar: Kaçak yollarla hayata tutunmaya çalışan insanların yaşadığı görünmez trajediler.
Önyargı ve Dostluk: Dilini bilmediği bir çocukla kurulan sessiz ve derin bağ.
Yalnızlık: Karakterlerin hem kendi ülkelerinde hem de yabancı topraklarda hissettikleri aidiyetsizlik duygusu.
Bu filmin sunduğu sosyal dram ve göçmen temasını sevdiyseniz, yine Türkiye’deki sığınmacı meselesini işleyen Misafir veya bir çocuğun gözünden dünyayı anlatan Kırık Kanatlar gibi yapımlara göz atabilirsiniz. Uluslararası arenada ise göçmenlik dramını sarsıcı bir dille anlatan Dheepan veya In This World benzer bir seyir zevki sunacaktır. Dram türünün en saf hallerini barındıran bu tarz filmler, toplumsal farkındalık açısından büyük önem taşır.
Film, çekimleri Muğla'nın Dalaman ve Dalyan ilçelerinde gerçekleştirilerek bölgenin doğal atmosferinden maksimum düzeyde faydalanmıştır.
Nesli Çölgeçen, filmi kurgularken sadece bir olay anlatmak değil, karakterlerin psikolojik derinliklerine inmek istediğini belirtmiştir.
Yapım, vizyona girdiği dönemde göçmenlik konusuna insani yaklaşımıyla pek çok festivalden övgü ve ödül almıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...