

Erin Bell

Silas

Petra

Chris

Ethan

DiFranco

Gil Lawson

Toby

Shelby

Jay
Dedektif Erin Bell, Los Angeles Polis Departmanı’nda çalışan, alkol ve suçun gölgesinde tükenmiş bir kadındır. Ancak Erin’in bu harabe hali sadece mesleki yorgunluktan değil, yirmi yıl önce gizli görevle girdiği bir çetenin içinde yaşadığı trajik olaylardan kaynaklanmaktadır. Yıllar sonra, o çetenin lideri olan Silas’ın yeniden ortaya çıkmasıyla Erin için geçmişin tozlu ve kanlı sayfaları tekrar açılır.
Erin, Silas’ı bulmak ve geçmişte yaptığı hataların kefaretini ödemek için tehlikeli bir takibe başlar. Bu süreçte sadece eski suç ortaklarıyla değil, aynı zamanda kendi vicdanıyla ve kızıyla olan kopuk ilişkisiyle de yüzleşmek zorundadır. Hikaye, Erin’in geçmişteki gençlik dolu günleri ile günümüzdeki çökmüş hali arasında gidip gelerek, bir insanın verdiği yanlış bir kararın tüm hayatını nasıl bir yıkıma sürükleyebileceğini spoilersız bir derinlikle gözler önüne seriyor.
Filmin merkezinde, kariyerinin en radikal dönüşümlerinden birine imza atan Nicole Kidman yer alıyor. Kidman, Erin Bell karakteri için tanınmayacak bir fiziksel değişime uğrayarak, ruhsal olarak ölmüş bir kadının sertliğini ve acısını her zerresinde hissettiriyor. Makyajın ötesine geçen performansı, karakterin içsel çöküşünü izleyiciye tokat gibi çarpan cinsten.
Çete lideri Silas rolünde Toby Kebbell, tekinsiz ve tehditkar duruşuyla filmin gerilim dozunu yükseltiyor. Erin’in geçmişteki partneri Chris rolündeki Sebastian Stan ise, hikayenin duygusal ağırlık noktasını oluşturarak geçmişteki masumiyetin yitimini başarıyla temsil ediyor. Tatiana Maslany ve Scoot McNairy gibi isimlerin yer aldığı yan kadro, filmin gerçekçi ve kasvetli atmosferini tamamlayan güçlü performanslar sergiliyor.
Karyn Kusama’nın yönetmen koltuğunda oturduğu Destroyer, klasik bir polisiye takibinden ziyade derinlikli bir karakter çalışması ve modern bir kara film örneğidir. Yönetmen, Los Angeles’ın ışıltılı sokakları yerine arka mahallelerin yozlaşmış ve kirli yüzünü tercih ederek anlatısını güçlendiriyor. Filmin ağır temposu, Erin’in ruhsal durumunu yansıtmak amacıyla bilinçli bir tercih olarak karşımıza çıkıyor.
Sinematografide kullanılan soluk renkler ve kaba dokular, hikayenin melankolik yapısını destekliyor. Destroyer, suç türünün kodlarını kullanarak bir kadının içsel yıkımını ve ardından gelen geç kalmış adalet arayışını epik bir trajediyeye dönüştürüyor. Aksiyon sahnelerindeki çiğ gerçekçilik, filmin duygusal etkisini zedelemek yerine onu daha vurucu kılıyor.
Sıradan aksiyon filmlerinden sıkılan ve ana karakterin psikolojik derinliğine önem veren izleyiciler için bu yapım biçilmiş kaftandır. Nicole Kidman’ın devleşen oyunculuğunu görmek isteyen sinemaseverler ve gerilim filmleri içinde melankolik bir hava arayanlar Destroyer’dan büyük keyif alacaktır. Karakter odaklı suç dramalarını sevenler için mutlaka izlenmesi gereken bir eser.
Destroyer, adaletin her zaman temiz yollarla gelmediğini ve geçmişin asla tam olarak gömülemediğini anlatan çok dürüst bir film. Nicole Kidman’ın sadece bakışlarıyla bile anlattığı o büyük hayal kırıklığı ve öfke, filmi türdeşlerinden ayırıyor. Modern sinemada kadın karakterlerin bu denli kusurlu, öfkeli ve "yıkık" tasvir edildiği nadir yapımlardan biri olması, onu izlemek için başlı başına bir sebep.
Kefaret ve Suçluluk: Geçmişte yapılan hataların bedelini yıllar sonra bile ödemek zorunda kalmak.
Yıkım: Bir insanın hem fiziksel hem de ruhsal olarak uçurumun kenarına sürüklenişi.
Anne-Kız İlişkisi: Kendi hayatını toparlayamayan bir annenin, kızıyla kurmaya çalıştığı sorunlu bağ.
Zamanın Tahribatı: Geçmişteki ideallerin ve umutların yerini alan sert gerçeklik.
Eğer Destroyer’daki o karanlık ve tavizsiz atmosferi sevdiyseniz, bir başka karakter odaklı suç draması olan Hell or High Water veya Nicole Kidman’ın diğer gerilim odaklı işlerini inceleyebilirsiniz. Ayrıca atmosferik yapısıyla dikkat çeken suç filmleri listelerinde yer alan Wind River da benzer bir melankoli sunacaktır.
Nicole Kidman, bu filmdeki rolü için silah eğitimi almış ve Los Angeles’ın en tehlikeli mahallelerinde vakit geçirmiştir. Karakterin o güneş yanığı, lekeli ve bitkin cildi için saatlerce süren özel efekt makyajları uygulanmıştır. Yönetmen Karyn Kusama, filmi çekerken Los Angeles’ı bir karakter gibi konumlandırmış ve şehrin her zaman görülmeyen karanlık noktalarını kadraja almıştır.
Kidman'ın Erin Bell karakterine dönüşmesi için her çekim gününde yaklaşık 2 ile 3 saat arasında değişen bir plastik makyaj ve saç tasarımı süreci uygulanmıştır.
Evet, yönetmen Karyn Kusama banka soygunu ve çatışma sahnelerinde Hollywood klişelerinden kaçınarak, gerçekçi bir karmaşa ve ses tasarımı kullanmayı tercih etmiştir.
Hayır, Destroyer Phil Hay ve Matt Manfredi tarafından yazılmış orijinal bir senaryoya dayanmaktadır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...