
Film, küçük bir kız çocuğunun hurdacılık yaparak ailesini geçindirmeye çalışan babasının yanında verdiği hayat mücadelesiyle başlar. Ancak bu yoksul ama onurlu yaşam mücadelesi, küçük kızın başına gelen korkunç bir olayla (istismarla) kararır.
Hikâye, sadece bu travmayı anlatmakla kalmaz; o çocuğun büyümesini, öğretmen olmasını ve yıllar sonra adaleti kendi yöntemleriyle arama sürecini de işler. Bir kadının, çocukluğunda çalınan masumiyetinin peşine düşüşünü, toplumsal sessizliği ve hukuk mücadelesini dramatik bir dille sunar. Film, "Dokunma" üst başlığıyla, çocuk haklarına ve korunmasına yönelik bir çığlık niteliği taşır.
Filmin kadrosunda hem tecrübeli isimler hem de konuya destek vermek amacıyla yer alan önemli figürler bulunmaktadır:
Abidin Yerebakan: Hurdacı baba karakterinde, yoksulluğu ve çaresizliği etkileyici bir şekilde yansıtıyor.
Ferhat Göçer: Filmde hem konuk oyuncu olarak yer alıyor hem de projeye toplumsal farkındalık açısından destek veriyor.
Fatma Yılmaz: Karakterin yetişkinlik dönemindeki içsel acısını ve dik duruşunu canlandırıyor.
Sami Aksu ve Betül Şahin: Kadrodaki diğer önemli isimler arasında.
Yönetmenliğini Hakan Gürtop’un üstlendiği yapım, estetik bir kaygıdan ziyade toplumsal bir "mesaj verme" kaygısıyla kurgulanmış. Film, Türkiye'nin kanayan yaralarından biri olan çocuk istismarına karşı bir duruş sergiliyor. Senaryo, izleyiciyi oldukça duygulandıran ve yer yer öfkelendiren sahnelerle dolu. Editoryal açıdan bakıldığında, filmin bir "sosyal sorumluluk projesi" ruhuyla çekildiği hissediliyor; bu da hikâyenin gerçekçiliğini ve etkileyiciliğini artırıyor.
Toplumsal gerçekçi dramları seven, sosyal farkındalık yaratan hikâyelere ilgi duyan izleyiciler için önemli bir yapım. Ancak konunun hassasiyeti ve sarsıcılığı nedeniyle, duygusal olarak bu tür ağır temalara hazır olmayan izleyicilerin dikkatli olması önerilir. Bir kadının küllerinden doğuş hikâyesini izlemek isteyenler için ilham verici tarafları da mevcuttur.
Çocuk istismarına karşı sessiz kalınmaması gerektiğini ve adaletin bir şekilde tecelli etmesinin önemini hatırlattığı için izlenmeli. Film, izleyiciyi sadece bir seyirci olarak bırakmıyor, aynı zamanda bu tür toplumsal olaylar karşısında duyarlı olmaya davet ediyor. Gerçek bir yaşam öyküsü olması ise anlatılan acının ve mücadelenin etkisini katlıyor.
Çocuk Hakları ve Korunması: "Dokunma" sloganıyla masumiyetin savunulması.
Adalet ve İntikam: Hukuki ve vicdani hesaplaşma süreci.
Travma ve İyileşme: Geçmişin yaralarıyla yüzleşerek yeni bir hayat inşa etmek.
Yoksulluk ve Onur: Zor şartlar altında dahi karakterli kalabilme çabası.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...