

Taylan

Melda

Cenk

Samet

Taksici

Özgür

Polis

Alparslan

-

-
Cenk, uzun süredir devam eden evliliğinde heyecanını kaybetmiş ve eşi Melis'ten ayrılma planları yapan bir adamdır. Boşanma kararını açıklamak için uygun anı beklerken, Melis’in çok kısa bir ömrü kaldığını ve amansız bir hastalığın pençesinde olduğunu öğrenir. Bu şok edici haber, Cenk’in tüm planlarını altüst eder. Vicdan azabı ve şaşkınlık içinde kalan Cenk, eşinin son günlerini mutlu geçirmesini sağlamak için boşanma fikrinden vazgeçip "ideal koca" rolünü oynamaya başlar.
Ancak işler göründüğü kadar basit değildir. Cenk, bu oyunu sürdürürken eski sevgilisinin yeniden hayatına girmesi ve yalanların üst üste binmesiyle kendini tam bir kaosun ortasında bulur. Sadakat, vicdan ve bencillik arasında sıkışıp kalan bir adamın içine düştüğü absürt durumlar, hikâyeyi hem duygusal bir noktaya taşır hem de izleyiciyi düşündürür. Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkma huyu, Cenk’in kurduğu bu kırılgan dünyayı tehdit etmeye başlar.
Filmin başrollerini paylaşan Ayhan Taş ve Burcu Binici, karakterlerinin arasındaki tezatlığı başarıyla yansıtıyor. Ayhan Taş, Cenk karakterinin yaşadığı içsel paniği ve komik çaresizliği kendine has mizah tarzıyla harmanlıyor. Melis rolünde izlediğimiz Burcu Binici ise karakterinin kırılganlığını ve yaşama tutunma çabasını samimi bir performansla sunuyor.
Kadroda yer alan Bülent Çolak, her zamanki gibi enerji dolu ve hikâyenin mizah dozunu artıran bir performans sergileyerek Cenk’in yakın arkadaşı rolünde kilit bir noktada duruyor. Oyuncuların birbiriyle olan uyumu, filmin trajikomik yapısını destekleyen en güçlü unsurlardan biri olarak dikkat çekiyor.
Yönetmen Ömer Faruk Yardımcı, bu yapımda hüzün ve kahkahayı dengeli bir şekilde bir araya getirmeyi hedefliyor. Komedi filmleri içerisinde "kara mizah" sınırlarına yakın duran yapım, aslında temelinde bir ilişki analizi barındırıyor. Filmin temposu, yalanların ortaya çıkma korkusuyla tırmanan gerilim ve araya giren komik sekanslarla dinamik bir yapıda ilerliyor.
Görsel dilinde sıcak ve samimi bir atmosfer tercih edilen film, bir adamın bencillikten fedakârlığa uzanan (ya da uzanıyormuş gibi görünen) yolculuğunu eleştirel bir dille ele alıyor. Senaryo, izleyiciyi "Siz olsanız ne yapardınız?" sorusuyla baş başa bırakarak, toplumsal beklentiler ve bireysel arzular arasındaki çatışmayı gözler önüne seriyor.
Bu film, ilişkiler üzerine kurulu hikâyeleri ve durum komedilerini seven izleyiciler için ideal bir seçimdir. Bir yandan gülerken bir yandan da hayatın acı gerçekleriyle yüzleşmekten çekinmeyenler bu yerli film seçeneğinde keyifli vakit geçirebilirler. Özellikle evlilik dinamiklerini, sadakat kavramını ve insan psikolojisinin karanlık ama komik taraflarını merak eden sinemaseverler için sürükleyici bir alternatif sunuyor.
Döndüm Ben, dürüstlük ve yalan arasındaki o ince çizgide yürüyen bir adamın hikâyesi olması bakımından dikkat çekici. Film, sadece bir güldürü vadiyle yetinmeyip, vicdan mekanizmasının insanı ne kadar ileri götürebileceğini gösteriyor. Ayhan Taş ve Bülent Çolak gibi tecrübeli isimlerin karşılıklı sahnelerindeki mizahi derinlik, filmi benzerlerinden ayıran ve izlemeye değer kılan unsurların başında geliyor.
Vicdan ve Sorumluluk: Zorunluluktan doğan bir iyiliğin, gerçek bir erdeme dönüşüp dönüşemeyeceği.
Yalanın Bedeli: İyi niyetle söylenmiş olsa bile yalanların yarattığı karmaşa ve yıkıcı etkisi.
İlişkilerde Sadakat: Bir evliliğin sadece hastalıkta ve sağlıkta değil, dürüstlük zemininde nasıl ayakta kaldığı.
Hayatın Geçiciliği: Ölüm gerçeği karşısında küçük hesapların ne kadar anlamsızlaştığı.
Eğer bu tarzdaki ilişkiler üzerine kurulu kara komedi örneklerini seviyorsanız, benzer bir vicdan muhasebesini işleyen Kocan Kadar Konuş veya bir yalanın kartopu gibi büyümesini anlatan Aile Arasında filmlerini mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca ilişkilerin çıkmazlarını mizahi bir dille ele alan Nadide Hayat da ilginizi çekebilir.
Filmin çekimleri İstanbul'un farklı semtlerinde gerçekleştirilmiş ve şehrin gündelik dokusu hikâyeye başarıyla dahil edilmiştir.
Yönetmen Ömer Faruk Yardımcı, senaryoda dramatik anların hemen ardından gelen mizahi unsurlarla izleyicinin duygusal dengesini sarsmayı amaçlamıştır.
Film, vizyona girdiği dönemde modern evliliklerin çıkmazlarını absürt bir dille eleştirmesiyle sinemaseverlerin ilgisini çekmiştir.
Film, bir hastalık haberiyle başladığı için dramatik unsurlar barındırsa da, karakterlerin içine düştüğü durumlar ve tepkiler nedeniyle ağırlıklı olarak bir durum komedisidir.
Filmin sonu, Cenk'in kurduğu yalan dünyasının gerçeklerle çarpıştığı ve karakterlerin hayatlarına dair önemli kararlar aldığı sürprizli bir finale sahiptir.
Film, içerdiği ilişkisel temalar ve bazı argo ifadeler nedeniyle daha çok yetişkin izleyici kitlesine hitap etmektedir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...