
Torino’da yaşayan İngilizce öğretmeni Philippa (Cate Blanchett), kocasının ve birçok öğrencisinin ölümünden sorumlu tuttuğu uyuşturucu baronunu cezalandırmak için bir bombalı saldırı düzenler. Ancak planı korkunç bir şekilde ters gider ve hedefindeki adam yerine dört masum insan hayatını kaybeder.
Philippa tutuklanır ve vicdan azabıyla çökmüş bir halde sorgulanırken, genç polis memuru Filippo (Giovanni Ribisi), kadının davasındaki trajik haklılığı ve derin kederi fark eder. Filippo, hem aşık olduğu hem de ruh ikizi olarak gördüğü bu kadını kurtarmak için her şeyi riske atarak onu hapishaneden kaçırır. İkili, İtalya’nın büyüleyici Toskana manzarasında, adaletten kaçarken aslında kendi içsel "cennetlerine" doğru ruhani bir yolculuğa çıkarlar.
Cate Blanchett (Philippa): Karakterin yaşadığı yıkıcı suçluluk duygusunu ve ardından gelen kabullenişi, neredeyse hiç konuşmadığı sahnelerde bile gözleriyle anlatıyor. Kariyerinin en duru performanslarından biri.
Giovanni Ribisi (Filippo): Saf, idealist ve aşkı için her şeyi yakabilecek bir karakteri büyük bir hassasiyetle canlandırıyor.
Uyum: İki oyuncunun film boyunca birbirlerine fiziksel olarak benzemeye başlamaları (saçlarını kazıttıkları sahne gibi), ruhsal birleşmelerinin görsel bir simgesidir.
Görsel Estetik: Frank Griebe’nin görüntü yönetimi, özellikle filmin ikinci yarısındaki Toskana sahnelerini birer Rönesans tablosuna dönüştürüyor. Gökyüzünden çekilen sahneler, filmin "Cennet" ismine vurgu yapar nitelikte.
Kieślowski’nin Mirası: Senaryo, Kieślowski’nin imza temaları olan kader, rastlantı, etik ikilemler ve kefaret üzerine kuruludur.
Minimalist Anlatım: Film, aksiyon dolu bir hapishane kaçışından ziyade, iki insanın sessizlikteki ortaklığını ve ruhsal arınmasını işleyen ağır tempolu ama derin bir dramdır.
Metaforik Final: Filmin son sahnesi, sinema tarihinin en açık uçlu ve şiirsel vedalarından biri olarak kabul edilir.
Adalet vs. Yasalar: İnsan yapımı yasaların her zaman gerçek adaleti sağlayıp sağlamadığı.
Kefaret ve Arınma: İşlenen bir günahın (yanlışlıkla ölen masumlar) bedelinin nasıl ödeneceği ve ruhun nasıl huzur bulacağı.
Ruh Eşliği: İki insanın dilleri, geçmişleri veya konumları ne olursa olsun, evrensel bir düzlemde birbirlerini tamamlaması.
Bu film, Kieślowski'nin ölümüyle yarım kalan üçlemesinin tek "tam" filmidir. Daha sonra Cehennem (L'Enfer) 2005 yılında Danis Tanović tarafından çekilmiş, Araf ise farklı bir projeye evrilmiştir. Cennet, Tom Tykwer'in dinamik yönetmenliği ile Kieślowski'nin melankolik dünyasının kusursuz bir birleşimidir.
Toplam 1 adet

Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...