

Muriel

Julius

Lee

Henry

Sandra

Terence
Cat Faced Man

Rosie

Wayne

Eddie
Kore Savaşı'ndan yeni dönen Muriel (Daisy Edgar-Jones) ve kocası Lee (Will Poulter), Kaliforniya'da kendilerine yeni ve huzurlu bir hayat kurmaya çalışmaktadır. Ancak bu sakin hayat, Lee'nin karizmatik ama sorunlu kardeşi Julius'un (Jacob Elordi) gelişiyle sarsılır.
Hikâye iki paralel yola ayrılır:
Muriel'in Gizli Tutkusu: Muriel, banliyö hayatının tekdüzeliğinden kaçmak için hipodromlarda at yarışlarına gizlice bahis oynamaya başlar. Bu tehlikeli dünya, onun içindeki özgürlük ve risk alma arzusunu uyandırır.
Julius'un Yasak Arayışı: Julius ise Las Vegas'ın ışıklı ama karanlık sokaklarına dalar. Burada bir kumarhanede hile yaparken tanıştığı gizemli bir adamla (Diego Calva) olan ilişkisi, o dönemin muhafazakâr Amerika'sında yaşanması imkansız bir aşka ve tehlikeli bir kumara dönüşür.
Her iki kardeş de "hızlı atlar" ve "şans oyunları" üzerinden kendi kaderlerini tayin etmeye çalışırken, aile bağları ve toplumsal ahlak kuralları test edilecektir.
Jacob Elordi (Julius): Frankenstein ve Saltburn ile yakaladığı ivmeyi burada da sürdürüyor. Julius'un serseri ruhunu, kırılganlığını ve o dönem için "tehlikeli" sayılan kimliğini büyük bir karizmayla yansıtıyor.
Daisy Edgar-Jones (Muriel): Normal People ile tanıdığımız oyuncu, 1950'lerin baskıcı havasında kendi sesini bulmaya çalışan kadının içsel fırtınalarını çok naif bir güçle canlandırıyor.
Will Poulter (Lee): Klasik bir "iyi adam" figürü gibi görünse de, savaş sonrası travmaları ve aile içindeki gerilimleri sessizce sırtlanıyor.
Diego Calva: Julius ile olan kimyası, filmin en duygusal ve cesur anlarını oluşturuyor.
Yönetmen Daniel Minahan, filmi adeta bir "modern klasik" estetiğiyle çekmiş. Editoryal açıdan; On Swift Horses, sadece bir kumar veya at yarışı filmi değil; aidiyet, kimlik ve özgürlük üzerine yazılmış sinematografik bir şiir gibidir. 1950'lerin Amerika'sının o pırıl pırıl dış görünüşünün altındaki çürümeyi ve mutsuzluğu ustalıkla deşiyor.
Görsel Atmosfer: Vegas’ın neon ışıkları ile hipodromların tozlu yolları arasındaki kontrast, harika bir renk paletiyle sunuluyor.
Güçlü Kadro: Günümüz sinemasının en yetenekli genç yıldızlarını bir arada izlemek büyük bir keyif.
Derin Hikâye: Şansın ve kaderin, insan hayatını bir saniyede nasıl değiştirebileceğine dair sarsıcı bir anlatım.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...