Oscar
Akademi Ödülleri (Oscar)


Skeeter Phelan

Aibileen Clark

Hilly Holbrook

Minny Jackson

Celia Foote

Elizabeth Leefolt

Charlotte Phelan

Jolene French
Mae Mobley
Mae Mobley
Duyguların Rengi, 1960’ların Amerika’sında, sivil haklar hareketinin henüz filizlendiği Mississippi'de geçmektedir. Üniversiteden mezun olup kasabasına dönen genç ve idealist Skeeter, çevresindeki beyaz ailelerin yanında çalışan siyahi hizmetçilerin yaşadığı adaletsizlikleri ve maruz kaldıkları ayrımcılığı fark eder. Toplumsal baskının en yoğun olduğu bu dönemde Skeeter, bu kadınların bakış açısından hayatlarını anlatan gizli bir kitap projesi başlatmaya karar verir. Ancak bu karar, hem kendisi hem de ona güvenen hizmetçiler için büyük bir risk taşımaktadır.
Hikâye, bilge ve vakur Aibileen ile sivri dilli, cesur Minny’nin etrafında şekillenir. Bu kadınlar, beyaz çocukları büyütüp onların evlerini çekip çevirirken kendi hayatlarında maruz kaldıkları dışlanmışlığı ilk kez dünyaya haykırma şansı bulurlar. Film, ırkçılığın en çiğ ve gündelik hallerini işlerken, aynı zamanda kadınlar arasında kurulan sessiz ama yıkılmaz bir dostluğun ve adalete duyulan inancın dokunaklı bir panoramasını sunuyor.
Emma Stone, Skeeter rolünde kariyerinin en etkileyici adımlarından birini atarak, adalet arayışındaki genç kadının kararlılığını başarıyla yansıtıyor. Ancak filmin asıl kalbi, siyahi hizmetçileri canlandıran Viola Davis ve Octavia Spencer’da atıyor. Viola Davis, Aibileen karakterine kattığı derin hüzün ve asaletle izleyiciyi büyülerken; Octavia Spencer, Minny rolündeki ikonik performansı ve komedi ile dramı harmanlayan dehasıyla En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Oscar ödülünü sonuna kadar hak ediyor.
Jessica Chastain, kasabanın dışlanmış ve saf karakteri Celia Foote rolünde harikalar yaratırken, Bryce Dallas Howard ise filmin antagonist figürü Hilly Holbrook olarak ırkçılığın soğuk ve kibirli yüzünü mükemmel bir iticilikle sergiliyor.
Yönetmen Tate Taylor, Kathryn Stockett'in aynı adlı romanından uyarladığı bu yapımda, ağır bir dramı yer yer mizahla yumuşatarak dengeli bir anlatım sunuyor. Dönemin kostümleri, dekorları ve atmosferi izleyiciyi o yılların Mississippi’sine hapsediyor. Film, sadece ırkçılığı değil, aynı zamanda sınıfsal farkları ve toplumsal cinsiyet rollerini de eleştiren çok katmanlı bir yapıya sahip. Duygusal yoğunluğu yüksek sahneleriyle izleyicinin vicdanına dokunurken, adalet yerini bulduğunda ise ferahlatıcı bir his bırakıyor.
Toplumsal adalet ve insan hakları temalı filmlere ilgi duyanlar için bu yapım bir klasik niteliğindedir. Güçlü kadın karakterlerin hikâyesini ve dayanışmasını izlemek isteyenler ile biyografi tadında dönem dramalarından hoşlanan sinemaseverler Duyguların Rengi’ni mutlaka izlemelidir. Ayrıca, ödüllü performanslar ve kaliteli senaryo arayışında olanlar için bu başyapıt kaçırılmayacak bir fırsattır.
Film, değişimin ancak cesaretle mümkün olabileceğini ve en zayıf görünen seslerin bir araya geldiğinde dünyayı sarsabileceğini gösteriyor. "Sen naziksin, sen akıllısın, sen önemlisin" repliğiyle hafızalara kazınan yapım, insan onurunun her türlü ayrımcılığın üzerinde olduğunu hatırlatıyor. Hem ağlatan hem de umut veren yapısıyla, izleyicide kalıcı bir iz bırakmayı başarıyor.
Irkçılık ve Ayrımcılık: Toplumun her katmanına yayılmış sistematik adaletsizliğin insan ruhu üzerindeki etkisi.
Kadın Dayanışması: Farklı dünyalardan gelen kadınların ortak bir amaç uğruna risk alarak birleşmesi.
Cesaret ve Ses Çıkarmak: Baskıcı bir düzende doğru olanı söylemenin bedeli ve yaratabileceği büyük değişim.
Eğer bu dönemi ve ırkçılıkla mücadele temasını sevdiyseniz, gerçek bir hikâyeye dayanan Hidden Figures (Gizli Sayılar) benzer bir ilham verici atmosfer sunar. Irkçılığın daha sert bir dille işlendiği ama umut dolu bir dostluğu anlatan Green Book (Yeşil Rehber) da harika bir seçenektir. Ayrıca siyahi hakları mücadelesini daha politik bir düzlemde izlemek isterseniz Selma filmini listenize ekleyebilirsiniz.
Filmin uyarlandığı romanın yazarı Kathryn Stockett ile yönetmen Tate Taylor çocukluk arkadaşıdır. Kitap yayımlanmadan önce 60 farklı yayınevi tarafından reddedilmiş, ancak yayımlandıktan sonra bir fenomene dönüşmüştür. Octavia Spencer, kitap yazılırken Minny karakteri için yazara ilham veren gerçek kişidir; bu yüzden karakteri canlandırması tesadüf değildir.
Film, Kathryn Stockett'in romanından uyarlanmış kurgusal bir hikâyedir; ancak yazar bu hikâyeyi kendi çocukluğunda gözlemlediği gerçek insanlardan ve 1960'ların Mississippi'sindeki toplumsal koşullardan esinlenerek kaleme almıştır.
Minny'nin Hilly Holbrook'tan aldığı intikamı simgeleyen bu sahne, filmin en ikonik anlarından biridir ve sınıf farkı ile ırkçı aşağılamaya karşı yapılan grotesk bir başkaldırıyı temsil eder.
Film birçok ödüle aday gösterilmiş ve Octavia Spencer bu filmdeki rolüyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında hem Oscar hem de Altın Küre ödülünü kazanmıştır.
Akademi Ödülleri (Oscar)
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...