

Mayor Aziz Özay

Muazzez Özay

Türkan Özay

Safiye Özay

Ayda Özay

Özgür

Hatip / Engineer

Sino

Yusuf

Cevdet
Hikaye, 1970'li yıllarda Hakkari’de başlar ve 90’lı yılların Antalya’sına kadar uzanır. Belediye Başkanı Aziz Özay, sert mizacı, devletine bağlılığı ve muazzam elma bahçesiyle tanınan nüfuzlu bir adamdır. Ancak Aziz Bey’in en büyük sınavı, bahçesindeki elmalar değil, birbirinden güzel ve özgür ruhlu üç kızıdır: Muazzez, Türkan ve Safiye.
Kasaba halkının "Vizontele" tadındaki saflığıyla başlayan hikaye, siyasi değişimler, toplumsal baskılar ve aşkın peşinden giden kadınların mücadelesiyle derinleşir. Film, bir babanın otoritesi ile kızlarının hayalleri arasındaki çatışmayı spoilersız ama yürek burkan bir nostaljiyle anlatıyor.
Film, Türkiye’nin en parlak oyuncu kadrolarından birini bir araya getiriyor:
Yılmaz Erdoğan (Aziz Özay): Otoriter, gururlu ama içten içe hüzünlü bir baba figürünü muazzam bir derinlikle canlandırıyor.
Farah Zeynep Abdullah (Muazzez): Hikayenin anlatıcısı ve ailenin en küçük, en gözü pek kızı.
Songül Öden (Türkan): Ailenin fedakar ve geleneklere daha yakın duran büyük kızı.
Şükran Ovalı (Safiye): Güzelliği ve yaşadığı imkansız aşkla hikayeye yön veren ortanca kız.
Şükrü Özyıldız, Fatih Artman ve Ersin Korkut: Hikayenin duygusal ve mizahi dokusunu tamamlayan erkek karakterler.
Yönetmenliğini Yılmaz Erdoğan’ın üstlendiği yapım, Vizontele’nin mizahıyla Bir Zamanlar Anadolu’da’nın görsel estetiğini birleştiren bir başyapıt niteliğinde. Gökhan Tiryaki’nin görüntü yönetmenliği, Hakkari’nin (ve çekimlerin yapıldığı Köyceğiz’in) doğasını büyüleyici bir tabloya dönüştürüyor.
Sinematografik açıdan renk kullanımı, kostümler ve zaman atlamalarındaki başarı, filmi sadece bir drama değil, bir "dönem anlatısı" haline getiriyor. Bir aile destanı olarak, Türkiye’nin yakın tarihine bir elma ağacının gölgesinden bakıyor.
Vizontele ve Babam ve Oğlum tarzı, hem güldüren hem de ağlatan samimi yerli dramları sevenler.
Güçlü kadın karakterlerin varoluş mücadelesini ve baba-kız ilişkilerini izlemekten keyif alanlar.
Görsel bir şölen ve edebi derinliği olan senaryoları arayanlar.
Film, bize değişimin kaçınılmazlığını ve en sert otoritelerin bile zaman karşısında nasıl yumuşadığını gösteriyor. Nicole Kidman’ın Destroyer’daki o geçmişin hatalarıyla kavrulan yalnızlığının aksine; Ekşi Elmalar, geçmişin hatalarını bir ailenin ortak hafızasında, bazen ekşi bazen tatlı bir anı olarak saklıyor. "Sert adamların yumuşak bahçeleri olur" dedirten finaliyle, izleyicinin damağında unutulmaz bir tat bırakıyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...