
Film, üniversite öğrencisi bir grup arkadaşın, internet üzerinden yayılan bir efsaneyi ve bu efsaneye konu olan gizemli bir bölgeyi keşfetmek istemesiyle başlar. Gençler, sadece meraklarını gidermek ve sosyal medyada ilgi çekici içerikler üretmek amacıyla, halk arasında "lanetli" olduğu iddia edilen eski bir yerleşim alanına giderler. Ancak bu bölge, sadece terk edilmiş bir yer değil, aynı zamanda Deccur ismi verilen karanlık ve kadim bir varlığın mühürlendiği noktadır.
Gençlerin bölgeye gelişiyle birlikte mühür bozulur ve ekip kendisini açıklanamayan olayların ortasında bulur. Zaman ve mekan algısının yitirildiği bu süreçte, grup üyeleri birer birer kendi geçmişlerindeki karanlık noktalarla ve dışarıdaki bu mutlak kötüyle yüzleşmek zorunda kalır. Film, bir hayatta kalma mücadelesinden ziyade, ruhların teslim alındığı kaçışı olmayan bir doğaüstü gerilim atmosferi sunar.
Filmin başrollerinde Fatih Sultan Paşalı, Zeynep Ülkü Güneş ve Fatih Dağıstanlı gibi isimler yer almaktadır.
Genç oyunculardan oluşan kadro, korku türünün gerektirdiği panik ve çaresizlik duygusunu izleyiciye yansıtma konusunda uyumlu bir performans sergiliyor.
Özellikle karakterlerin psikolojik olarak dağılma noktasına geldiği sahnelerdeki oyunculuklar, hikayenin ciddiyetini artırıyor.
Kadrodaki karakterlerin her birinin farklı korkulara ve zaaflara sahip olması, filmin editoryal olarak karakter odaklı bir korku hikayesine evrilmesini sağlıyor.
Yönetmenliğini Gökhan Arı'nın üstlendiği yapım, yerli korku sinemasında sıkça işlenen "cin" ve "musallat" temasına daha mitolojik ve tekinsiz bir isim üzerinden yaklaşıyor. Film, görsel dilinde tercih ettiği loş ve basık atmosferle izleyicide sürekli bir huzursuzluk yaratmayı hedefliyor. Ses tasarımı, görünmeyen varlıkların varlığını hissettirme konusunda etkileyici bir kullanım sunuyor. Bir korku filmi olarak, seyirciyi başladığı andan itibaren karanlık bir labirentin içine çekmeyi başarıyor.
Anadolu’nun mistik efsanelerine ilgi duyan, yerli doğaüstü gerilim türünü takip eden ve "yasaklı bölgelere giren gençlerin dramı" tarzındaki hikayeleri sevenler bu filmi mutlaka izlemeli. Eğer Siccin veya Hüddam gibi yapımların yarattığı o karanlık ve dinsel temelli korku atmosferini seviyorsanız, El Deccur da ilginizi çekecektir.
Film, merakın nasıl bir yıkıma yol açabileceğini ve insanoğlunun bilmediği güçlerle oyun oynamaması gerektiğini sert bir dille anlatıyor. Geleneksel korku unsurlarını modern bir kurguyla birleştiren yapım, özellikle "mühürlü yerler" ve "kadim varlıklar" üzerine kurulu gizemli yapısıyla türün meraklıları için tatmin edici bir görsellik sunuyor.
Merak ve Felaket: Sınırları aşmanın ve yasakları çiğnemenin bedeli.
Kadim Kötülük: Yüzyıllardır bekleyen karanlık bir gücün (Deccur) uyanışı.
İzolasyon: Dış dünya ile bağın koptuğu tekinsiz bir mekanda hapsolma.
Psikolojik Çöküş: Doğaüstü olaylar karşısında rasyonalitenin yitirilmesi.
Bu filmin sunduğu o karanlık mühür ve musallat temasını sevdiyseniz, yerli sinemanın bu konudaki başarılı örneklerinden olan Azazil: Düğüm veya atmosferik yapısıyla bilinen Mihrez: Cin Padişahı filmlerine göz atabilirsiniz.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...