
Dram

Cheng Dieyi / Xiao Douzi

Duan Xiaolou / Xiao Shitou

Juxian

Master Guan

Manager

Master Yuan Shiqing

Xiao Si

Zhang the Eunuch

Teenage Douzi

Young Douzi
Elveda Cariyem, 1920’lerin başında Pekin Operası eğitimi veren acımasız bir okulda başlayan ve Çin’in elli yıllık kültürel dönüşümünü içine alan sarsıcı bir hikâyeyi konu alır. İki yetim çocuk, Douzi ve Shitou, bu zorlu okulda birbirlerine tutunarak büyürler. Douzi, kadınsı hatları nedeniyle operadaki kadın rollerini (dan) canlandırmak üzere eğitilirken; Shitou, askeri ve eril rolleri üstlenir. Yıllar geçtikçe Douzi, sahne adıyla Cheng Dieyi, imparatorluğun en ünlü kadın rolü oyuncusu olurken, Shitou (Duan Xiaolou) ise onun sahnelerdeki değişmez partneri haline gelir.
İkili, sahneledikleri "Elveda Cariyem" operasıyla büyük bir şöhret kazanır. Ancak Dieyi için sahne ile gerçeklik arasındaki sınırlar bulanıklaşmıştır; partneri Xiaolou’ya duyduğu tutkulu bağlılık, Xiaolou’nun bir genelevden kurtardığı Juxian ile evlenmesiyle trajik bir boyuta evrilir. Film, bu üçlü arasındaki karmaşık ilişkiyi; Japon işgali, komünist devrim ve Kültür Devrimi gibi Çin’in kaderini belirleyen tarihi olayların fonunda işler. Kişisel trajedilerin toplumsal yıkımlarla iç içe geçtiği bu yapım, sanatın gücünü ve hayatın acımasız gerçekliğini aynı potada eritir.
Leslie Cheung, Cheng Dieyi rolünde sinema tarihinin en unutulmaz performanslarından birini sergiliyor. Bir erkeğin kadın ruhunu sahnede zarafetle taşımasını, takıntılı aşkını ve hayal kırıklıklarını öylesine derinlemesine işliyor ki, karakterle özdeşleşmemek imkansız hale geliyor. Cheung, bu rol için aylarca Pekin Operası eğitimi alarak her jestini mükemmelleştirmiştir.
Zhang Fengyi, Duan Xiaolou karakterinde hayata karşı daha pragmatik ve dünyevi bir duruş sergileyen partneri başarıyla canlandırıyor. Gong Li ise Juxian rolünde, Dieyi’nin rakibi gibi görünse de aslında onunla benzer bir kaderi paylaşan, güçlü ve dirençli kadın figürünü muazzam bir karizmayla beyaz perdeye taşıyor. Üç ana oyuncu arasındaki gerilim ve çatışma, filmin duygusal yükünü her sahnede hissettiriyor.
Yönetmen Chen Kaige, Beşinci Kuşak Çin sinemasının bu en önemli yapıtında, görsel bir ihtişam ile ruhsal bir yıkımı birleştiriyor. Film, Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye kazanan ilk ve tek Çin yapımı olma özelliğini taşıyor. Geleneksel Çin operasının makyajları, kostümleri ve ritüelleri, filmin sinematografisinde adeta birer karaktere dönüşüyor. Kaige, bireylerin tarihin çarkları arasında nasıl ezildiğini anlatırken, aynı zamanda bir sanat dalının siyasi ideolojiler altında nasıl dönüştüğünü de ustalıkla eleştiriyor. Filmin anlatı gücü, epik süresine rağmen izleyiciyi bir an bile bırakmıyor.
Dünya sinemasının epik başyapıtlarına ilgi duyanlar, sanatın ve sanatçı psikolojisinin derinliklerini merak edenler için bu film bir başvuru kaynağıdır. Çin tarihine ve kültürüne dair etkileyici bir biyografi tadında anlatım arayan izleyiciler bu yapımdan çok etkilenecektir. Eğer dram türünde, duygu yoğunluğu yüksek ve görsel estetiği büyüleyici filmlerden hoşlanıyorsanız, Elveda Cariyem mutlaka izleme listenizde olmalıdır.
Bu film, sadece bir aşk üçgeni değil, aynı zamanda bir ülkenin ruhunun değişimini anlatan dev bir panoramadır. Pekin Operası’nın estetiğiyle birleşen hüzünlü hikâye, izleyiciye alışılmışın dışında bir sinema deneyimi sunar. Karakterlerin bağlılıkları ve ihanetleri üzerinden insan doğasına dair evrensel sorular soran yapım, Leslie Cheung’un efsanevi oyunculuğuyla birleşince unutulmaz bir deneyime dönüşür.
Sanat ve Gerçeklik: Sanatçının canlandırdığı karakterle gerçek hayatı arasındaki sınırların kaybolması.
Sadakat ve İhanet: Değişen siyasi rejimler altında dostluğun ve aşkın zorlu sınavı.
Kimlik Arayışı: Cinsiyet rolleri ve toplumsal statü üzerinden bireyin kendini tanımlama çabası.
Tarihsel Yıkım: Savaşların ve ideolojik devrimlerin sanat ve insan hayatı üzerindeki tahrip edici etkisi.
Bu filmin epik anlatımını ve tarihsel derinliğini sevdiyseniz, yine Çin sinemasının önemli yönetmenlerinden Zhang Yimou imzalı Yaşamak (To Live) filmini mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca, bir başka etkileyici platform filmi seçeneği olarak, Japon işgali dönemini farklı bir açıdan ele alan Lust, Caution filmi ilginizi çekebilir. Benzer bir atmosfer için Bernardo Bertolucci’nin Son İmparator yapımı da harika bir tercih olacaktır.
Film, yayınlandığı dönemde Çin'deki siyasi eleştirileri ve eşcinsellik temaları nedeniyle bir süre yasaklanmış, ancak uluslararası başarısının ardından kısıtlamalarla gösterime girmiştir.
Başrol oyuncusu Leslie Cheung, Pekin Operası'ndaki "dan" (kadın) rollerinin ses ve hareket tekniklerini öğrenebilmek için çekimlerden aylar önce Pekin'e taşınmıştır.
Filmde kullanılan operadaki maskeler ve kostümlerin birçoğu, Pekin Operası’nın gerçek arşivlerinden ve geleneksel ustalarından temin edilmiştir.
Filmin çekimleri sırasında yönetmen Chen Kaige, sahnelerin gerçekçiliği için oyuncuların gerçekten birbirlerini tokatladığı ve zorlu fiziksel koşullarda çalıştığı bir set ortamı oluşturmuştur.
Geleneksel Pekin Operası'nda kadınların sahneye çıkması uzun süre yasaktı. Bu nedenle, kadın karakterleri (dan) canlandırmak için genç yaştan itibaren özel eğitim alan erkek oyuncular uzmanlaşıyordu.
Dieyi için sahneledikleri "Elveda Cariyem" operası bir tiyatrodan ibaret değildir; o sahnede olduğu kadar gerçek hayatta da partnerine sadık olan "cariye"dir. Bu bağlılık, onun çocukluk travmalarıyla birleşen tek aidiyetidir.
Evet, filmdeki halk mahkemeleri ve sanatçıların aşağılandığı sahneler, Çin’deki Kültür Devrimi sırasında yaşanan gerçek olayları ve sanatçıların uğradığı sistematik baskıları son derece gerçekçi bir şekilde tasvir eder.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...