

-

-

-

-

Gülizar

Sevda

Nuriye

-

Zülfikar

-
1990'ların başında, Türkiye'nin ücra bir köyüne devlet tarafından bir sağlık ekibi gönderilir. Hükümetin nüfus planlaması çalışmaları kapsamında, köydeki kadınlara korunma amaçlı "spiral" takılacaktır. Ancak köylüler, başlarına geleni tam olarak anlayamazlar.
Köyün erkekleri, kadınlara takılan bu tıbbi cihazın aslında bir "dinleme cihazı" olduğuna dair bir dedikodu yayar. Onlara göre devlet, köylülerin evlerinin içindeki her şeyi dinlemek için bu yöntemi seçmiştir. Bu andan itibaren köyde hayat durur; erkekler evde fısıldaşarak konuşmaya başlar, en özel sırlar saklanır ve herkes birbirinden şüphelenir.
Film, karakter oyunculuğu konusunda tecrübeli isimleri bir araya getiriyor:
Bülent Emrah Parlak: Köyün saf ama bir o kadar da şüpheci erkeklerinden birini, kendine has mizahıyla canlandırıyor.
Füsun Demirel: Köyün otoriter ve sözü geçen kadın figürü olarak hikayeye ağırlık katıyor.
Burcu Akpınar: Şehirli sağlık görevlisi rolüyle, köylülerin dünyasıyla çatışan rasyonel tarafı temsil ediyor.
Nail Kırmızıgül ve Haki Biçici: Köyün diğer renkli karakterleri olarak absürt durumların dozunu artırıyorlar.
Yönetmenliğini ve senaristliğini Ferit Karahan ile Gülistan Acet'in üstlendiği yapım, sadece bir komedi değil, aynı zamanda sert bir toplumsal eleştiridir. Devlet ve halk arasındaki iletişim kopukluğunu, bürokrasinin soğukluğunu ve halkın devlete karşı duyduğu o karışık "korku-saygı" duygusunu başarıyla yansıtıyor.
Sinematografik açıdan 90'lı yılların atmosferini, kostümlerini ve köy dekorlarını oldukça gerçekçi bir şekilde sunuyor. Bir yerli film olarak, Hükümet Kadın veya Vizontele tadında bir "anlatı" kursa da, daha çok politik taşlama (hiciv) kısmına odaklanıyor. Bir platform filmi olarak dijital mecralarda izlendiğinde, sunduğu zekice esprilerle dikkat çekiyor.
Toplumsal yergi içeren, "insanımız neye, neden inanır?" sorusunu kurcalayan ve Anadolu'nun o saf ama kurnaz mizahını sevenler için harika bir seçim. Eğer sistem eleştirisi yapan kaliteli komedilerden hoşlanıyorsanız bu film tam size göre. Ailece izlenebilecek, izlerken hem güldüren hem de "Vay be, neler yaşanmış!" dedirten bir politik komedi.
Film, bilginin ulaşmadığı yerde hurafelerin nasıl hüküm sürdüğünü çok eğlenceli bir yolla gösteriyor. Nicole Kidman’ın Destroyer’daki o aşırı ciddi ve karanlık suç dünyasının tam aksine; Eski Köye Yeni Adet, en ciddi meseleleri bile kahkaha ile ele alabilen bir "bizim hikayemiz". Özellikle köyün erkeklerinin "dinleniyoruz" korkusuyla girdiği haller, Türk sinemasının unutulmaz absürt sahneleri arasına girmeye aday.
Cehalet ve Yanlış Anlama: Bilgi eksikliğinin toplumsal bir paranoyaya dönüşmesi.
Devlet-Halk İlişkisi: Bürokrasinin halka tepeden bakışı ve halkın duyduğu güvensizlik.
Kadın ve Erkek Rolleri: Köy hayatında kadınların sağlık hakları üzerindeki erkek egemenliği.
90'lar Türkiyesi: O dönemin siyasi ve sosyal yapısına dair nostaljik bir bakış.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...