
Komedi, Romantik
Ceylan, hayatının en mutlu günü olacağını düşündüğü o büyük an için tüm hazırlıklarını tamamlamıştır. Gelinliği içinde, sevdiği adamla bir ömür geçirmeye evet demeye hazırlanırken, beklenmedik bir felaketle sarsılır: Nikah masasında terk edilir. Bu ağır travma, genç kadını derin bir sessizliğe ve depresyonun karanlık kollarına iter. Hayalleri un ufak olan Ceylan için artık aşk, sadece acı veren bir anıdan ibarettir. Ancak dostluğun gücü, tam da bu noktada devreye girecektir.
Ceylan’ın içine düştüğü bu durumdan kurtulmasını kafaya koyan arkadaşları, onu sosyal hayata döndürmek için birbirinden eğlenceli ve kimi zaman absürt yollar denerler. Planları nettir: Ceylan’a yeni bir sevgili bularak ona geçmişi unutturmak. Ancak tanıştırılan her yeni aday, hayal kırıklığını daha da derinleştirmekten başka bir işe yaramaz. Tüm umutlar tükenmişken, karşısına eşini kaybetmiş ve küçük kızıyla hayata tutunmaya çalışan Ender çıkar. İkilinin ilk karşılaşması sert bir gerilimle başlasa da, bu çatışma zamanla yerini kaçınılmaz bir çekime ve sıcacık bir aşka bırakacaktır.
Filmin başrollerini paylaşan Gizem Karaca Ekmekçi ve Furkan Palalı, ekran enerjileriyle hikâyenin romantik atmosferini güçlendiriyorlar. Ceylan karakterinin kırılganlığını ve yeniden ayağa kalkışını başarıyla canlandıran Gizem Karaca'ya; olgun, yaralı ama bir o kadar korumacı baba figürüyle Furkan Palalı eşlik ediyor. Yardımcı rollerde izlediğimiz Gaye Gürsel, Bülent Çolak ve Serkan Kuru ise hikâyeye mizahi bir derinlik katarak arkadaşlık temasını canlandırıyorlar. Gözde Serez de performansıyla bu renkli oyuncu grubunu tamamlıyor.
Ulaş Çobancı’nın yönetmenliğinde çekilen film, klasik bir romantik komedi şablonunu duygusal bir dramla harmanlıyor. Arzu Yurtseven’in kaleminden çıkan senaryo, izleyiciyi hem güldürmeyi hem de duygulandırmayı hedefliyor. Filmin en güçlü yönlerinden biri, sadece bir aşk hikâyesine odaklanmayıp; aynı zamanda yas, iyileşme ve çocuklu bir adamla kurulan yeni bir ailenin dinamiklerini de ele alması. Ercan Saatçi ve İlker Yeter imzalı müzikler, duygusal sahnelerin etkisini artırırken Kemal Arslan’ın görüntü yönetimi filme aydınlık ve ferah bir atmosfer kazandırmış.
Hafta sonunu keyifli, umut dolu ve sıcak bir hikâye ile geçirmek isteyen tüm romantik komedi tutkunları bu filmi listesine almalı. Hayatta ikinci şanslara inanan, arkadaşlık bağlarının iyileştirici gücünü seven ve aile temalı yapımlardan hoşlanan izleyiciler için ideal bir seçenek. Eğer "iyileşme hikâyeleri" ilginizi çekiyorsa, Ceylan ve Ender'in yolculuğu sizi de saracaktır.
Film, en büyük yıkımların bile aslında yeni ve daha güzel başlangıçlara kapı aralayabileceği mesajını samimiyetle veriyor. Karakterlerin karikatürize edilmeden, insani zaafları ve korkularıyla işlenmesi, filmi benzerlerinden ayıran editoryal bir başarı. Ayrıca, modern şehir hayatındaki dostluk ilişkilerinin bir insanın hayatını nasıl değiştirebileceğine dair sunduğu perspektif, izleyiciye moral aşılayan türden.
Yeniden Başlamak: Büyük bir travmanın ardından hayata ve aşka ikinci bir şans verme cesareti.
Dostluk ve Dayanışma: Zor günlerde insanın çevresindeki arkadaş desteğinin iyileştirici rolü.
Modern Aile: Kan bağı kadar sevgi bağının da bir aileyi nasıl var edebileceği.
Fedakarlık: Kendi acılarını bir kenara bırakıp başkalarının mutluluğu için adım atma süreci.
Bu filmin yarattığı sıcak ve umut dolu atmosferi sevdiyseniz, yine bir kadının kendini yeniden bulma sürecini anlatan İkinci Şans veya aile ve aşk temalı Kocan Kadar Konuş gibi yapımları izleyebilirsiniz. Ayrıca Furkan Palalı'nın yer aldığı diğer Aşk Filmleri de benzer bir romantizm düzeyi sunacaktır.
Çekimleri İstanbul'un seçkin semtlerinde gerçekleştirilen filmde, müzik dünyasının usta ismi Ercan Saatçi'nin imzasının bulunması sahnelerin ritmini belirleyen önemli bir unsur olmuş. Gizem Karaca ve Furkan Palalı'nın setteki uyumu, tanıtım sürecinden itibaren sinemaseverlerin dikkatini çeken en büyük detaylardan biri olarak öne çıktı.
Film, hikâye başlangıcında yoğun bir dram barındırsa da, arkadaş grubunun müdahalesi ve gelişen olaylarla birlikte yerini sıcak bir romantik komediye bırakmaktadır.
Ceylan, başta tamamen içine kapanık biriyken, arkadaşlarının ısrarı ve Ender'in hayatındaki zorlukları (kızıyla olan yaşamı) görmesiyle empati kurarak kendi acısından sıyrılmaya başlıyor.
Ender'in bir kızının olması, Ceylan için sadece bir sevgili değil, aynı zamanda annelik ve sorumluluk duygularıyla da yüzleşeceği yeni bir yaşamın kapısını aralıyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...