
Dram
Fauve, Kanada’nın kırsalında, medeniyetten uzak bir açık maden ocağında vakit geçiren on yaşlarındaki iki çocuk, Tyler ve Benjamin’in hikayesini odağına alıyor. İkilinin arasındaki ilişki, çocukluğun o bildik rekabetiyle örülüdür; birbirlerine şaka yapar, sınırlarını zorlar ve kimin daha cesur olduğunu kanıtlamaya çalışırlar. Ancak bu masum görünen oyun, tehlikeli bir kum yığınına ve bataklığa doğru ilerledikçe atmosfer hızla değişir.
Çocuklar, doğanın sessiz ama ölümcül bir tuzağına düştüklerinde, o ana kadar sürdürdükleri güç mücadelesi yerini saf bir dehşete bırakır. Kontrolden çıkan olaylar silsilesi, izleyiciyi nefessiz bırakan bir gerilime sürüklerken; film, çocukluğun o dokunulmaz sanılan evreninin ne kadar kırılgan olduğunu sarsıcı bir dille yüzümüze vurur. Doğanın kayıtsızlığı karşısında verilen bu mücadele, izleyicinin zihninde derin yaralar açacak bir finale doğru ilerler.
Filmin başarısının temelinde, genç oyuncular Félix Grenier ve Alexandre Perreault’un inanılmaz derecede doğal performansları yatıyor. Félix Grenier, karakterinin yaşadığı kibri, çocuksu heyecanı ve sonrasında gelen felç edici korkuyu o kadar içten yansıtıyor ki, izleyici kendisini onunla birlikte o bataklığın içinde hissediyor.
İki çocuk arasındaki dinamik, filmin editoryal gücünü oluşturan en temel unsur. Aralarındaki diyaloglar ve fiziksel şakalaşmalar, profesyonel bir senaryodan ziyade gizli bir kamerayla kaydedilmiş gerçek anlar izlenimi veriyor. Performanslarındaki bu çiğlik, filmin yarattığı trajedinin dozunu katbekat artırıyor.
Yönetmen Jérémy Comte, Fauve ile görsel olarak büyüleyici ama ruhsal olarak yıkıcı bir yapıta imza atıyor. Açık maden ocağının devasa ve ıssız görüntüsü, çocukların küçüklüğü ile tezat oluşturarak çaresizlik hissini pekiştiriyor. Filmde kullanılan ses tasarımı ve yakın çekimler, klostrofobik bir etki yaratarak izleyiciyi olayın tam merkezine hapsediyor. 16 dakikalık süresine rağmen, kurgusu ve ritmiyle uzun metrajlı bir gerilim filminin yarattığı etkiden çok daha fazlasını vaat ediyor.
İnsan doğasının karanlık yanlarını, çocukluk travmalarını ve hayatta kalma mücadelelerini konu alan sert yapımları sevenler Fauve’u mutlaka izlemeli. Psikolojik gerilim türüne ilgi duyan ve sinemanın sarsıcı gücüne tanık olmak isteyen izleyiciler için bu yapım bir başyapıt niteliğindedir. Ancak, çocukların tehlikede olduğu sahneler ve yoğun duygusal yük nedeniyle hassas izleyicilerin hazırlıklı olması gereken bir dram filmidir.
Fauve, 2019 yılında En İyi Kısa Film dalında Oscar adaylığı elde ederek sinema dünyasında büyük ses getirdi. Filmi izlemek için en büyük sebep, yönetmenin hikayeyi ajite etmeden, tüm çıplaklığı ve vahşiliğiyle anlatabilme becerisidir. Bir anlık bir hatanın veya bir çocuk oyununun nasıl geri dönülemez sonuçlar doğurabileceğini gösteren film, izleyiciye vicdan azabı ve çaresizlik duygusunu iliklerine kadar hissettiriyor. Kısa film formatının ne kadar devasa bir etki yaratabileceğinin en somut kanıtıdır.
Doğanın Kayıtsızlığı: Doğanın, insan trajedileri karşısındaki o sessiz ve amansız duruşu.
Çocuksu Rekabet: Masum görünen bir güç yarışının nasıl bir felakete zemin hazırlayabileceği.
Vicdan Azabı ve Suçluluk: Beklenmedik bir trajedi sonrası hayatta kalanın omuzladığı ağır yük.
Masumiyetin Kaybı: Bir anlık olayla çocukluk dünyasından acımasız gerçekliğe geçiş.
Eğer Fauve’un yarattığı o gerilimli ve trajik atmosferden etkilendiyseniz, çocukların dünyasındaki karanlığı işleyen The Hunt (Onur Savaşı) veya hayatta kalma mücadelesini sert bir dille anlatan 127 Hours (127 Saat) benzer duyguları tetikleyebilir. Ayrıca bir diğer sarsıcı kısa film olan Skin de toplumsal ve kişisel trajedileri anlatma biçimiyle Fauve ile aynı kategoride değerlendirilebilir.
Film, yönetmen Jérémy Comte’un kendi çocukluğunda gördüğü rüyalardan ve açık maden ocaklarına duyduğu hayranlıktan ilham alarak çekilmiştir.
Çekimler, Québec'teki gerçek bir maden bölgesinde, oldukça zorlu hava ve zemin koşullarında gerçekleştirilmiştir.
"Fauve" kelimesi Fransızca'da "vahşi hayvan" veya "yabani" anlamına gelmektedir ve filmdeki çocukların evcilleştirilmemiş doğasını simgeler.
Sahneler gerçek bir maden ocağında çekilmiştir ancak bataklık görüntüsü için oyuncuların güvenliğini sağlayan özel düzenekler ve karışımlar kullanılmıştır.
Final, karakterin yaşadığı şoku ve o andan itibaren hayatının asla eskisi gibi olmayacağını gösteren sessiz bir kabullenişi temsil eder. Karşılaştığı vahşi hayvan figürü, doğanın döngüsünü ve kendi içindeki vahşiliği simgeler.
Evet, filmde çocuklar arasında geçen doğal ve dinamik diyaloglar mevcuttur ancak hikaye daha çok görsel anlatım ve karakterlerin fiziksel tepkileri üzerinden ilerler.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...