

Enzo Ferrari

Laura Ferrari

Lina Lardi

Alfonso de Portago

Linda Christian

Peter Collins

Piero Taruffi

Piero Lardi

Carlo Chiti

Cecilia Manzini
1957 yılının yazı, otomobil imparatoru Enzo Ferrari için adeta bir ateş çemberidir. Eski bir yarışçı olan Enzo, on yıl önce eşi Laura ile sıfırdan kurdukları fabrikasının iflasın eşiğine gelmesiyle sarsılır. Ancak tek fırtına iş hayatında kopmamaktadır; fırtınalı evlilikleri, bir yıl önce kaybettikleri oğulları Dino’nun yası ve Enzo’nun Lina Lardi’den olan diğer oğlu Piero’nun varlığını Laura’dan saklama çabasıyla iyice karmaşık bir hal alır.
Enzo, tüm bu kaostan kurtuluş yolunu tek bir riskli hamlede görür: İtalya genelinde yapılan 1000 millik efsanevi yarış Mille Miglia’yı kazanmak. Kaybedecek hiçbir şeyi kalmayan bir adamın, hız ve hırs tutkusuyla hem ailesini hem de markasını kurtarma mücadelesi, izleyiciyi adrenalin dolu bir biyografi öyküsüne davet ediyor. Yarış pistlerindeki motor sesleri, arka planda parçalanan bir ailenin sessizliğiyle birleşerek izleyiciye sarsıcı bir film deneyimi sunuyor.
Filmin başrolünde Adam Driver, Enzo Ferrari’nin o sert, mağrur ve içten içe yaralı duruşunu muazzam bir fiziksel dönüşümle sergiliyor. Ancak filmin asıl parlayan yıldızı, Laura Ferrari karakterine hayat veren Penélope Cruz. Cruz, yas tutan bir annenin öfkesini ve aldatılmış bir eşin gururunu o kadar keskin yansıtıyor ki, her sahnesinde ekranı adeta ele geçiriyor.
Shailene Woodley, Enzo’nun gizli aşkı Lina Lardi rolünde daha yumuşak ve dingin bir limanı temsil ederken, Patrick Dempsey ve Jack O'Connell gibi isimler dönemin cesur yarışçıları olarak direksiyon başında yüksek bir enerji sergiliyor. Bu vizyon filmi, oyuncu performanslarıyla karakter odaklı bir dramın nasıl olması gerektiğini kanıtlıyor.
Usta yönetmen Michael Mann, bu yapımla uzun süreli sessizliğini bozarken, klasik bir başarı hikayesi yerine bir karakter etüdü sunmayı tercih etmiş. Yarış sahnelerindeki ses tasarımı ve kamera açıları, izleyiciyi kokpitin içine hapseden bir gerçekçiliğe sahip. Filmin temposu, İtalyan kırsalının huzuru ile yarış pistinin vahşeti arasında gidip geliyor. Mann’in detaycı anlatımı, 1950’lerin İtalya atmosferini ve motor sporlarının o dönemdeki tehlikeli cazibesini iliklerinize kadar hissettiriyor.
Bu yapım, sadece hız tutkunları ve Formula 1 meraklıları için değil, derinlikli aile dramlarını ve güçlü karakter çatışmalarını seven izleyiciler için de ideal. Bir markanın doğuşundaki trajedileri merak edenler ve spor dünyasının karanlık yüzüne tanıklık etmek isteyen herkes bu filmi listesine eklemeli. Eğer Penélope Cruz ve Adam Driver’ın oyunculuk şovunu izlemek isterseniz, bu vizyon filmi sizin için doğru tercih olacaktır.
Ferrari, bir araba markasının ötesinde, bir adamın takıntıları ve fedakarlıkları üzerine kurulu sarsıcı bir hikaye anlatıyor. Yarış sahnelerindeki ses işçiliği, sinema salonunda izlenmeyi hak eden en büyük unsurlardan biri. Ayrıca, başarının bedelinin bazen ne kadar ağır olabileceğini, lüks ve ihtişamın ardındaki insani yıkımı göstermesi bakımından türünün en dürüst örneklerinden biri olması filmi izlemek için yeterli bir sebep.
Kayıp ve Yas: Bir evladın kaybının ardından bir ailenin nasıl darmadağın olduğu.
Hırs ve Risk: İflasın eşiğinde her şeyi tek bir yarışa bağlamanın getirdiği gerilim.
İkilik: Enzo’nun kamusal imajı ile sakladığı gizli hayatı arasındaki derin uçurum.
Eğer motor sporları ve biyografi türündeki bu hikaye ilginizi çektiyse, pistlerdeki rekabeti odak noktasına alan Ford v Ferrari (Asfaltın Kralları) veya Niki Lauda ile James Hunt’ın çekişmesini anlatan Rush (Zafere Hücum) filmlerini mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca bir girişimcinin hayatına odaklanan The Founder da benzer bir başarı ve bedel hikayesi sunabilir.
Yönetmen Michael Mann, bu projeyi hayata geçirmek için yaklaşık 20 yıl bekledi. Filmdeki kaza sahneleri, dönemin yarış güvenliğinin ne kadar zayıf olduğunu ve pilotların her yarışa öleceklerini bilerek çıktıklarını vurgulamak için oldukça çiğ ve gerçekçi bir şekilde tasarlandı. Adam Driver, Enzo Ferrari rolü için her gün saatlerce süren makyaj seanslarıyla yaşlandırıldı.
Hayır, film bir yarış filminden ziyade Enzo Ferrari'nin aile hayatı, eşi Laura ile olan çatışmaları ve gizli ilişkisi etrafında dönen psikolojik bir dramdır.
Evet, film 1957 yılında gerçekleşen Mille Miglia yarışı ve Ferrari ailesinin o dönem yaşadığı gerçek olaylara dayanmaktadır.
Yarış sahneleri oldukça gerçekçi ve dönemin tehlikeli koşullarını yansıttığı için bazı sarsıcı kaza görüntüleri içermektedir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...