

Isabel

Dr. Palanca

Janine

Renato

Susan
Ina
Clara

Imelda

Tata

Charlie
Filipiñana, geniş golf sahalarının kusursuz yeşilliği ile bu düzeni ayakta tutanların gri dünyası arasındaki derin uçurumu konu alıyor. Film, bir golf kulübünde "tee-girl" olarak işe başlayan Isabel’in gözünden, katı kuralların ve sınıfsal ayrımların hüküm sürdüğü bu izole evreni keşfetmemizi sağlıyor. Isabel, golf toplarını yerleştirmekten ve oyuncuların konforunu sağlamaktan sorumlu olduğu bu rutinde, sistemin görünmez dişlilerinden biri haline gelmeye zorlanıyor.
Hikâye, geleneksel bir olay örgüsü yerine, karakterlerin maruz kaldığı küçük çaplı aşağılamaları ve bu sessiz direnişin yarattığı gerilimi takip ediyor. Lüksün ortasında hayatta kalmaya çalışan işçilerin kendi aralarındaki mikro iktidar savaşları ve mülkiyet kavramına bakış açıları, filmi sıradan bir işçi dramından çıkarıp modern bir distopya atmosferine büründürüyor. Sahaların uçsuz bucaksızlığı, karakterlerin içinde bulunduğu kapana kısılmışlık hissiyle tezat oluşturarak izleyiciyi düşünsel bir yolculuğa çıkarıyor.
Filmin başrolünde, neredeyse hiç konuşmadan sadece bakışlarıyla ve bedeniyle Isabel’in iç dünyasındaki huzursuzluğu yansıtan oyuncunun performansı büyüleyici bir sadeliğe sahip. Oyuncu kadrosu, amatör bir doğallık ile profesyonel bir disiplini birleştirerek, kulüp çalışanlarının o "görünmez" ve "duygusuz" profesyonelliğini muazzam bir şekilde yansıtıyor.
Kulübün elit üyelerini canlandıran yan karakterler ise, sınıfsal kibri karikatürize etmeden, gündelik bir gerçeklik içinde sergiliyorlar. Performanslardaki bu mesafe, filmin eleştirel duruşunu güçlendiren en önemli editoryal tercihlerden biri olarak öne çıkıyor.
Yönetmenlik dili, minimalist bir sinemanın en rafine örneklerinden birini sunuyor. Uzun planlar, sabit kamera çekimleri ve ses tasarımındaki detaylar, seyirciyi o klimalı odaların ve güneş altındaki sahaların içine fiziksel olarak yerleştiriyor. Filmin temposu, bir golf oyununun yavaşlığına sadık kalarak, aslında o yavaşlığın altında biriken toplumsal öfkeyi ustalıkla besliyor. Duygusal etki, büyük patlamalardan ziyade, Isabel’in sessizliğinde saklı duran o derin çaresizlik ve isyan duygusu üzerinden kuruluyor.
Sanat sinemasından hoşlanan, toplumsal sınıfların çatışmasını estetik bir dille izlemek isteyenler için bu yapım mutlaka görülmeli. Özellikle festival filmi estetiğini seven ve hikâyenin satır aralarını okumaktan keyif alan izleyiciler, Filipiñana’nın sunduğu görsel şiirselliğe hayran kalacaktır. Ayrıca yabancı film kategorisinde özgün ve politik bir bakış açısı arayanlar için yılın en dikkat çekici eserlerinden biri.
Bu yapım, izleyiciye bir şeyi anlatmak yerine onu hissettirmeyi tercih ediyor. Lüksün ne kadar kırılgan olduğunu ve o devasa çim sahaların aslında kaç insanın emeği ve mutsuzluğu üzerine kurulduğunu göstermesi bakımından oldukça etkileyici. Filmi izlemek için en geçerli sebep, modern dünyadaki "hizmet" sektörünün insan ruhu üzerinde bıraktığı tahribatı en yalın haliyle görme fırsatı sunmasıdır.
Sınıfsal Hiyerarşi: Toplumsal statülerin insan ilişkilerini ve öz saygıyı nasıl şekillendirdiği.
Görünmez Emek: Hizmet sektöründe çalışanların birer nesneye dönüştürülmesi ve yok sayılması.
Mekânsal Tecrit: Golf kulübünün dış dünyadan kopuk, kendi kuralları olan yapay bir evren olması.
Eğer bu filmin sınıfsal bakış açısını sevdiyseniz, hizmetçi ve işveren ilişkisini gerilimli bir dille işleyen The Maid veya mekânın gücünü kullanan Parasite gibi yapımları listenize ekleyebilirsiniz. Ayrıca, minimalist anlatımıyla dikkat çeken ve işçi sınıfının rutinini ele alan Roma tarzındaki dram filmleri de benzer bir tat verecektir.
Film, yönetmenin daha önce uluslararası festivallerde ödül alan kısa metrajlı çalışmasının genişletilmiş ve derinleştirilmiş bir versiyonudur. Çekimler, gerçek bir golf kulübünde, tesisin günlük işleyişini aksatmadan ve oradaki gerçek çalışanların rehberliğinde gerçekleştirilerek belgeselvari bir dürüstlük yakalanmıştır.
Golf sahası, kontrol altında tutulan doğayı ve sadece belli bir zümrenin erişebildiği ayrıcalıklı, yapay bir düzeni temsil etmektedir.
Diyalogların azlığı, çalışanların sistem içindeki seslerinin kısıldığını ve onların iletişiminin sözcüklerden ziyade eylemler ve sessizlikler üzerinden yürüdüğünü vurgulamak içindir.
Evet, film sınıfsal eşitsizlikleri ve sömürü düzenini doğrudan göze sokmadan, karakterlerin yaşam koşulları üzerinden sert bir sistem eleştirisi yapmaktadır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...