

Cemal

Rojda

Orhan

Helin

Halil

Müslüm

Oblomov Özcan

-

-

69
Cemal, Tunceli'den (Dersim) üniversiteyi kazanıp İstanbul’a gelen, hayata dair büyük beklentileri olan ancak siyasetle pek bir ilgisi bulunmayan naif bir gençtir. İstanbul'un büyüklüğü ve karmaşası karşısında ilk etapta derin bir yalnızlık çeker. Ancak üniversite kampüsündeki dinamik yapı, aktif öğrenci örgütleri ve ateşli siyasi tartışmalar onu yavaş yavaş içine çeker.
Cemal’in devrimci bir gruba dahil olmasıyla yalnızlığı son bulur; fakat bu yeni hayat beraberinde sert bir sorgulama sürecini getirir. Aidiyet duygusu, aşk, dostluk ve inandığı değerler uğruna neleri feda edebileceği arasında sıkışan Cemal, 90'lı yılların o meşhur öğrenci eylemlerinin, gözaltıların ve toplumsal "fırtına"nın tam merkezinde kendini bulur. Film, sadece bir siyasi süreci değil, aynı zamanda bir gencin kimlik arayışını ve büyükşehirdeki dönüşümünü etkileyici bir dille anlatıyor.
Yönetmen Kazım Öz, karakterlerin sahiciliğini korumak adına hem tecrübeli hem de o dönem için yeni yüzlerden oluşan bir kadro kurmuştur:
Cahit Gök (Cemal): Karakterin masumiyetten politik bir bilince evrilme sürecini, abartısız ve çok içten bir performansla sergileyerek filmin ruhunu oluşturuyor.
Havvin Funda Saç (Rozerya): Cemal'in hayatındaki duygusal ve ideolojik pusulalardan biri olarak güçlü bir karakter çiziyor.
Volkan Emir: Dönemin öğrenci liderlerinden birini canlandırarak hikâyeye dinamizm katıyor.
Selim Akgül: Ekibin diğer üyeleriyle birlikte 90'lı yılların üniversite atmosferini başarıyla yansıtıyor.
Kazım Öz’ün yönettiği Fırtına, Türk sinemasının o dönemdeki en cesur yapımlarından biri kabul edilir. 2 saat 37 dakikalık uzun süresine rağmen, kurgusu ve anlatım diliyle izleyiciyi hikâyenin içine hapsetmeyi başarır. Film, sadece bir slogan filmi değil; karakterlerin korkularını, heyecanlarını ve imkansız aşklarını da işleyen çok katmanlı bir yapıdır. Sinematografik açıdan İstanbul’un gri üniversite binaları ile Tunceli’nin hatıraları arasındaki geçişler, Cemal’in zihnindeki iki dünya arasındaki köprüyü editoryal bir titizlikle kuruyor.
Türkiye’nin yakın siyasi tarihine ilgi duyanlar, 90'lı yılların öğrenci hareketlerini merak edenler ve "büyüme hikâyesi" (coming-of-age) türündeki dramları sevenler bu filmi kesinlikle izlemeli. Eğer Gelecek Uzun Sürer veya Güneşe Yolculuk gibi filmleri beğendiyseniz, Fırtına size benzer bir samimiyet ve toplumsal gerçekçilik sunacaktır. Uzun ama derinlikli bir platform filmi arayanlar için çok doğru bir tercih.
Bu filmi izlemek için en büyük sebep, o dönemin üniversite hayatını hiçbir filtre kullanmadan, tüm çiğliği ve umuduyla yansıtmasıdır. Cemal'in o "fırtına" öncesi sessizliği ile fırtınanın tam ortasındaki hali arasındaki fark, izleyiciye bir insanın nasıl değişebileceğini çok net gösteriyor. Ayrıca filmde kullanılan müzikler ve karakterlerin arasındaki doğal diyaloglar, yapımı didaktik bir siyasi film olmaktan çıkarıp kanlı canlı bir yaşam öyküsüne dönüştürüyor.
Kimlik ve Aidiyet: Taşradan gelen bir gencin büyükşehirde kendini tanımlama çabası.
Siyasi Uyanış: Apotik bir bireyin toplumsal olaylar karşısında kayıtsız kalamama süreci.
Gençlik ve İdealizm: İnanılan değerler uğruna verilen kolektif mücadele.
Yalnızlık ve Dayanışma: Şehirdeki yabancılaşmanın, bir davanın parçası olarak aşılması.
Fırtına'nın sunduğu toplumsal duyarlılığı ve öğrenci hayatını sevdiyseniz; Eylül Fırtınası, Bu Son Olsun veya belgesel tadındaki kurgusuyla Press filmlerine göz atabilirsiniz.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...