
Belgesel
1977 yılında çekilen ve 1978 yılında geniş kitlelere ulaşan bu ödüllü kısa belgesel, o dönemde yeni parlamaya başlayan frizbi sporunun (Frisbee) dünyasına derinlemesine bir bakış sunuyor. Film, sadece havada uçan plastik bir diski değil, bu diskin insan ve hayvan hareketleriyle nasıl bir sanata dönüştüğünü işliyor. Kaliforniya’nın güneşli sahillerinden yeşil parklarına kadar uzanan geniş bir coğrafyada, diskin rüzgarla dansı sinematografik bir dille anlatılıyor.
Belgeselin merkezinde, frizbi sporunun farklı disiplinleri yer alıyor. Serbest stil (freestyle) hareketler, mesafe rekorları ve özellikle köpeklerin havada süzülen diski yakalamak için sergiledikleri inanılmaz atletizm, ağır çekim teknikleriyle izleyiciye sunuluyor. Film, kelimelere veya dış sese ihtiyaç duymadan, sadece müziğin ritmi ve görselliğin gücüyle bu sporun yarattığı özgürlük hissini ve insan-hayvan arasındaki kusursuz uyumu perdesine taşıyor.
Floating Free bir belgesel olduğu için kurgusal karakterler yerine dönemin en iyi profesyonel frizbi oyuncuları yer almaktadır. Bu isimler arasında, frizbi sporunun efsaneleri olarak kabul edilen Ken Westerfield ve Victor Malafronte gibi atletler, kendi imza hareketlerini sergilerken görülür. Oyuncuların fiziksel becerileri, bir aktörün disiplininden farksız bir şekilde, izleyiciyi bu sporun ciddiyetine ve zarafetine ikna eder.
Filmin en çok dikkat çeken "oyuncuları" ise şüphesiz ki eğitimli köpeklerdir. Özellikle frizbi tarihinin en ünlü köpeği olan Ashley Whippet, havada yaptığı akrobatik sıçrayışlarla filmin duygusal ve heyecan verici odak noktasını oluşturur. Sporcuların disk fırlatma teknikleri ile köpeklerin bu diski havada yakalama azmi, ortaya eşsiz bir performans bütünlüğü çıkarır.
Jerry Butts tarafından yönetilen Floating Free, spor belgeselleri arasında kendine has bir estetik anlayışına sahiptir. 1978 yılında "En İyi Kısa Belgesel" dalında Oscar adaylığı kazanması, yapımın sadece bir spor tanıtımı değil, sanatsal bir çalışma olarak görüldüğünün kanıtıdır. Ağır çekim (slow-motion) kullanımı, uçan diskin ve ona eşlik eden vücut hareketlerinin detaylarını yakalayarak izleyiciyi hipnotize eden bir atmosfer yaratır. Dönemin özgür ruhlu atmosferini yansıtan bu belgesel film, izleyiciye saf bir neşe ve hayranlık duygusu aşılar.
Sporun estetik yanını keşfetmeyi sevenler, hayvanseverler ve özellikle köpeklerin eğitilebilirliği üzerine çekilen yapımlara ilgi duyanlar için bu film harika bir tercihtir. Kısa film tutkunları ve sinemada görselliğin ön planda olduğu, diyalogsuz anlatımları tercih eden izleyiciler bu yapımda aradıkları huzuru bulacaktır. Ayrıca frizbi sporunun tarihsel gelişimini merak eden spor meraklıları için de bir arşiv belgesi niteliğindedir.
Bu belgeseli izlemek için en geçerli sebep, bir diskin havada süzülüşündeki o matematiksel ve estetik güzelliği en yakından görebilmektir. 1970'li yılların naif ve enerjik havasını solumak, insan ve hayvan arasındaki eşsiz bağı bir spor disiplini üzerinden izlemek son derece keyiflidir. Oscar adayı olmuş bu yapım, "küçük bir şeyin büyük bir sanata dönüşebileceğini" kanıtlayan en iyi başarı hikayesi örneklerinden biridir.
Özgürlük ve Hareket: Havada süzülmenin ve bedensel limitleri zorlamanın yarattığı haz.
İnsan ve Hayvan Uyumu: Bir spor aracı üzerinden kurulan derin ve güvene dayalı dostluk.
Sporun Estetiği: Atletik hareketlerin ağır çekim teknikleriyle birer dansa dönüşmesi.
Doğa ve Yaşam Tarzı: Açık hava etkinliklerinin ve sağlıklı yaşam kültürünün kutlanması.
Eğer sporun sanatsal yönünü işleyen bu tarzı sevdiyseniz, sörf dünyasını anlatan klasik The Endless Summer veya paten kültürüne odaklanan belgesellere göz atabilirsiniz. Ayrıca hayvanların yeteneklerini merkezine alan modern belgeseller ile Disney’in doğa temalı kısa yapımları da benzer bir seyir zevki sunacaktır.
Film, frizbi sporunun altın çağı olarak bilinen 1970'lerin sonunda, bu sporun popülaritesini artırmak amacıyla Trans World International tarafından üretilmiştir.
Filmde yer alan Ashley Whippet, frizbi diskini yakalamada o kadar ustadır ki, üç kez dünya şampiyonu olmuş ve kendi adına bir turnuva başlatılmıştır.
Belgesel, müzikal altyapısıyla da dikkat çeker; görsellerin ritmiyle tamamen uyumlu bir soundtrack’e sahiptir.
Hayır, film tamamen görsel bir anlatı üzerine kuruludur ve hikâye, hareketlerin ve müziğin diliyle aktarılır.
Film bir tarihçe sunmaktan ziyade, o dönemdeki sporun pratiğini, estetiğini ve köpeklerle olan ilişkisini bir "kesit" olarak sunar.
Ashley Whippet, tarihte frizbi yakalama yeteneğiyle ulusal çapta ün kazanan ve beyzbol maçlarının devre aralarında gösteri yapan ilk "süperstar" köpektir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...