Oscar
Akademi Ödülleri (Oscar)

Belgesel
New Jersey’de yirmi beş yıl boyunca onuruyla görev yapmış olan tecrübeli polis dedektifi Laurel Hester’a dördüncü evre kanser teşhisi konur. Laurel’ın hayattaki son arzusu, öldükten sonra partneri Stacie Andree’nin evlerini koruyabilmesi için emekli maaşını ona devretmektir. Ancak önünde aşılmaz bir engel vardır: Bölge yöneticileri (Freeholders), çiftin eşcinsel olması nedeniyle bu talebi reddederler.
Film, Laurel’ın fiziksel olarak günden güne erimesine rağmen, adalet ve eşitlik için yatağından yürüttüğü o devasa direnişi kayda alıyor. Mesai arkadaşlarının, aktivistlerin ve vicdan sahibi vatandaşların bu davaya dahil olmasıyla, yerel bir hak mücadelesi ulusal bir eşitlik sembolüne dönüşür. Cynthia Wade’in yönettiği yapım, bürokrasinin soğuk yüzü ile insan sevgisinin sıcaklığı arasındaki o keskin çatışmayı tüm çıplaklığıyla sunuyor.
Freeheld, 2008 yılında En İyi Kısa Belgesel dalında Oscar kazanarak bu etkileyici hikâyeyi tüm dünyaya duyurmuştur. Filmin başarısı, politik bir mesaj kaygısından ziyade, odağına tamamen Laurel ve Stacie arasındaki o saf, insani aşkı yerleştirmesinden gelir. Kamera, Laurel’ın hastalığının en zor anlarında bile orada olmasına rağmen, izleyiciyi bir "röntgenci" gibi hissettirmek yerine, yaşanan adaletsizliğe ortak eden dürüst bir tanıklık sunar. Bu yapım, belgesel sinemanın toplumsal değişim yaratma gücünü kanıtlayan en başarılı yapımlar arasındadır.
Sivil haklar mücadelesine ilgi duyanlar, gerçek hayatın içinden gelen sarsıcı dramlardan etkilenenler ve adaletin peşinden giden cesur karakterleri seven herkes bu belgeseli mutlaka izlemeli. Eğer hukuk sisteminin bireyler üzerindeki etkisini ve sevginin bürokrasiye karşı verdiği savaşı görmek istiyorsanız, 40 dakikalık bu yapım size unutulmaz bir deneyim sunacaktır. Sosyal adalet ve insan hakları üzerine çalışanlar için de temel bir eser niteliğindedir.
Bu belgeseli izlemek için en büyük sebep, Laurel Hester’ın son nefesine kadar koruduğu o vakur duruşudur. Film, "eşitlik" kavramının sadece bir kağıt parçası olmadığını, insanların yaşamlarını, evlerini ve huzurlarını nasıl doğrudan etkilediğini gösteriyor. Ayrıca, bir toplumun adaletsizlik karşısında nasıl organize olabileceğini ve değişimin küçük bir kasabadaki tek bir sesle nasıl başlayabileceğini kanıtladığı için izlenmeye değer.
Adalet ve Eşitlik: Kanunların herkes için aynı şekilde uygulanması gerekliliği.
Hastalık ve Kayıp: Ölümle yüzleşirken geride bırakılanların geleceğini teminat altına alma çabası.
Ayrımcılık: Bürokrasinin ve önyargıların insan hayatı üzerindeki yıkıcı etkisi.
Dayanışma: Toplumun farklı kesimlerinin bir hak mücadelesi etrafında kenetlenmesi.
Bu belgeselin yarattığı duygusal etkiyi ve hak mücadelesini sevdiyseniz, aynı hikâyenin 2015 yılında çekilen ve başrollerinde Julianne Moore ile Elliot Page’in yer aldığı uzun metrajlı kurmaca versiyonu olan Freeheld (Aşka Özgürlük) filmini izleyebilirsiniz. Benzer bir hukuk mücadelesi ve toplumsal değişim için Milk veya AIDS dönemindeki aktivizmi anlatan How to Survive a Plague belgeseli de başarılı yapımlar olarak listene eklenebilir.
Belgesel, Laurel Hester’ın yaşamının son on haftasını kapsayan çekimlerle tamamlanmıştır.
Filmin kazandığı Oscar, bu davanın ve benzeri davaların Amerika genelinde evlilik eşitliği yasalarının tartışılmasına ve değişmesine büyük katkı sağlamıştır.
Yönetmen Cynthia Wade, çekimler boyunca Laurel ve Stacie ile çok yakın bir bağ kurmuş, bu da filmin mahrem ve içten atmosferine yansımıştır.
Akademi Ödülleri (Oscar)
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...