
Geçerken Uğradım, İstanbul’un keşmekeşinden uzaklaşarak memleketleri Afyon’a doğru yola çıkan bir ailenin, planlanmamış bir mola sonrası değişen rotalarını konu alıyor. Cavit ve ailesi, sadece kısa bir ziyaret için uğradıkları akrabalarının yanında kendilerini beklediklerinden çok daha karmaşık ve komik durumların içinde bulurlar. Başlangıçta basit bir "nezaket ziyareti" gibi görünen bu duraklama, zamanla aile bağlarının, geçmiş hesaplaşmaların ve taşra hayatının kendine has dinamiklerinin sorgulandığı bir serüvene dönüşür.
Film, tipik bir yol hikâyesi gibi başlasa da, aslında modern insanın köklerine dönüş çabasını ve bu süreçte yaşadığı yabancılaşmayı naif bir dille işliyor. Karakterlerin birbirleriyle olan çatışmaları, kuşak farkları ve geleneksel değerlerle modern yaşamın çarpışması, hikâyeyi salt bir komedi olmanın ötesine taşıyarak derinlikli bir gözlem sunuyor.
Filmin başrolünde izlediğimiz usta isimler, karakterlerin doğallığını ve samimiyetini korumada büyük rol oynuyor. Özellikle aile reisi rolündeki oyuncunun, hem otoriter hem de şaşkın baba figürünü dengeli bir şekilde yansıtması, filmin mizahi iskeletini oluşturuyor. Yardımcı oyuncu kadrosu ise yerel ağızları ve karakteristik tavırlarıyla hikâyeye renk katarken, izleyiciye "bizden biri" hissini vermeyi başarıyor.
Oyuncular arasındaki kimya, filmin temposunun düştüğü anlarda bile ilginin canlı kalmasını sağlıyor. Her bir performans, karikatürize olmaktan uzak durarak, Anadolu insanının içtenliğini ve karmaşıklığını editoryal bir titizlikle yansıtıyor.
Yönetmen koltuğunda oturan isim, büyük bütçeli aksiyonlar yerine küçük ve samimi bir hikâye anlatmayı tercih ederek doğru bir strateji izlemiş. Filmin kurgusu, izleyiciyi yormadan akıp giden bir yapıya sahip. Görüntü yönetimi ise Afyon’un ve Ege’nin iç kesimlerinin doğal güzelliklerini hikâyenin bir parçası haline getirerek ferah bir atmosfer yaratıyor.
Hafta sonunu keyifli ve yormayan bir yapımla değerlendirmek isteyenler için bu yerli film harika bir seçenek. Aile bağlarını merkeze alan hikâyeleri sevenler ve gündelik hayatın içindeki absürt mizahı yakalamaktan hoşlanan izleyici kitlesi, Geçerken Uğradım ile aradığı sıcaklığı bulacaktır. Özellikle aile filmi kategorisinde samimi bir arayışta olanlar bu yapıma şans vermelidir.
Bu filmi izlemek için en büyük neden, abartılı esprilere dayanmayan, durum komedisinden beslenen doğal anlatımıdır. Hayatın koşturmacası içinde unuttuğumuz küçük detayları ve akraba ilişkilerinin o hem yoran hem de iyileştiren yanını hatırlatması, Geçerken Uğradım'ı özel bir yere koyuyor.
Aile Bağları: Her ne kadar çatışmalar yaşansa da ailenin güvenli bir liman oluşu.
Kültürel Çatışma: Şehirli yaşam tarzı ile taşra geleneklerinin karşı karşıya gelmesi.
Yolculuk: Fiziksel bir yoldan ziyade karakterlerin kendi iç dünyalarına yaptıkları yolculuk.
Eğer bu filmin yarattığı samimi havayı sevdiyseniz, yolculuk temalı diğer komedi yapımlarına göz atabilirsiniz. Anadolu’nun sıcaklığını hissettiren ve insan ilişkilerini merkeze alan sinema eserleri, benzer bir nostaljik ve keyifli atmosfer sunacaktır. Özellikle macera dolu ama bir o kadar da içten yol hikâyeleri ilginizi çekebilir.
Filmin büyük bir bölümü Afyonkarahisar’da çekilmiş olup, bölgenin kültürel zenginliklerine ve yerel dokusuna sadık kalınmıştır. Çekimler sırasında yerel halkın da sete dahil olması, yapımın doğallığına büyük katkı sağlamış ve ortaya samimi bir iş çıkmasına zemin hazırlamıştır.
Hayır, film temelinde bir durum komedisi olsa da, yer yer dramatik ve duygusal sahnelerle aile içi derin meselelere de parmak basmaktadır.
7'den 70'e her yaş grubunun rahatlıkla izleyebileceği, argo ve aşırı şiddet içermeyen tam bir aile yapımıdır.
Senaryo tamamen kurgusal olsa da, Anadolu'da yaşanan gerçek aile ziyaretlerinden ve yolda olma hikâyelerinden ilham almıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...